Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/5170 E. , 2021/5337 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/5170
Karar No:2021/5337
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Dava, … tarafından, Samsun ili, Çarşamba ilçesi, … Mahallesi, … Yolu Üzeri, No: … adresinde faaliyet gösteren “…” isimli işletmenin sahibi olan davacının Alkollü İçki Perakende Satış Belgesi’nin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’un 8. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca iptal edilmesine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle Tarım ve Orman Bakanlığı’na karşı açılmıştır.
Ankara … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, uyuşmazlığın iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ile satış belgesinden kaynaklandığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 34. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “… ruhsat … gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanması…” ile ilgili davalarda yetkili mahkemenin taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu yolundaki kural uyarınca davanın görüm ve çözümünde taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi olan Samsun İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine, dava dosyasının Samsun İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Samsun … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla ise, dava konusu uyuşmazlığın ruhsat gibi taşınmazın aynından kaynaklanan ya da aynına ilişkin bir niteliği haiz olmadığı, satış belgesinin iptaline yönelik olarak tesis edilen işlemin iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptalinin akabinde ilgili satış belgesini tanzim etmeye yetkili Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı’nca tesis edildiği anlaşıldığından, bakılan davanın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava konusu işlemi tesis eden Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı’nın bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılarak davanın yetki yönünden reddine, 2577 sayılı Kanun’un 43. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yetki uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Danıştay’a gönderilmesine karar verilmiştir.
Aktarılan kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun’un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı Kanun’un “İdari davalarda genel yetki” başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, “Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun’da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.”; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise, “İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idarî davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir.” kuralına yer verilmiştir.
İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idarî işlemi tesis eden idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
Anılan Kanun’un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idarî sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idarî davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü özel yetki kuralı kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (Kâzım YENİCE/Yüksel ESİN, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, Ankara, 1983, s.656).
Aslında, 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesinde düzenlenen idarî dava türlerinden hiçbirinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan “taşınmaz mallara ilişkin davalar” ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idarî davalar değil; “idarî uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan” ya da “taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlâl eden” idarî işlemleri konu edinen idarî davalardır (Turgut CANDAN, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ankara, 2020, s.1051).
Bu durumda, idarî dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı hâlinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.
Bu itibarla, davacının “…” isimli işletmesine ait iş yeri açma ve çalışma ruhsatının ilgili mahalli idare organı tarafından iptal edilmesi üzerine bu iş yeri için düzenlenen alkollü içki perakende satış belgesinin dayanağı kalmadığından bahisle Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı tarafından söz konusu alkollü içki perakende satış belgesinin iptal edilmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu işlemi tesis eden idarî merci olan Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı’nın bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde ANKARA İDARE MAHKEMESİ’NİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dava dosyasının Ankara 3. İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, kararın Samsun 2. İdare Mahkemesi’ne ve taraflara bildirilmesine, 23/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.