Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/5305 E. , 2022/2940 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/5305
Karar No:2022/2940
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 24/05/2016 ve 13/06/2016 tarihlerinde yapılan denetimler neticesinde, akaryakıt istasyonunda kurulu otomasyon sistemi arızalı olduğu hâlde bayilik faaliyetine devam edildiğinin tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 4. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 1240 sayılı Kurul kararının 5. maddesinin 2. fıkrasına aykırılık nedeniyle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi ile aynı fıkranın (f) bendi uyarınca 84.575,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; akaryakıt istasyonunda 24/05/2016 tarihinde yapılan denetimde, istasyona daha önce yapılan mühürleme işleminin sonlandırılması için gelindiği, ancak istasyonda mühürlü pompa olmadığının görüldüğü, istasyon yetkilisince istasyonda tadilat yapıldığının, pompaların yeni taktırıldığının ve lisans alınması üzerine faaliyete başlandığının ifade edildiği, 1 no.lu yer altı tankında 15.923 litre ve 111,56 cm yüksekliğinde, 2 no.lu yer altı tankında ise 1954 litre ürün bulunduğu, 3 no.lu yer altı tankının otomasyon sisteminin arızalı olduğu, yer altı tanklarında yapılan fiziki kontrolde 1 no.lu yer altı tankında 139 cm yüksekliğinde ürün bulunduğu, 2 no.lu yer altı tankında 30 cm yüksekliğinde ürün bulunduğu, 1 ve 2 no.lu yer altı tanklarından test satışlarının “tank izleme ekranında” gözükmediği, “satış raporu” olarak sistemde görüldüğü, otomasyon sisteminde yer altı tanklarındaki ürüne ait bilgilerin teyidinin yapılamadığı ve miktar bilgisinin sistemde yanlış göründüğü, konuya ilişkin arıza bildiriminin bayi tarafından yapıldığı ve dağıtıcı tarafından da bayi hakkında arıza kaydının oluşturulduğu hususlarının tespit edidiği;
İstasyonda 13/06/2016 tarihinde yapılan denetimde ise, tankların fiziki ölçümünde 1 no.lu tankta 43.5 cm ürün yüksekliğinin görüldüğü, 2 no.lu tankta 26.5 cm ürün yüksekliğinin görüldüğü, otomasyonda yapılan kontrolde 1 no.lu tankta 46 cm, 2 no.lu tankta 30 cm, 3 no.lu tankta 13 cm ürün yüksekliğinin görüldüğü, 1 ve 2 no.lu yer altı tanklarından 25 er litrelik test satışı yapıldığı, tank izleme ekranında değişim oluşturmadığı, bu kapsamda dağıtıcı şirketin otomasyon yetkilisi ile görüşüldüğü, şahsın beyanında otomasyon sisteminin tanklar ile haberleşmesinin olduğu, bu nedenle de 30 dakika içinde dağıtıcının tank izleme ekranına yansıyacağının söylenmesi üzerine test satışının üzerinden bir saat geçmesine rağmen herhangi bir değişim gözlenmediği, yapılan test satışlarının tank izleme ekranına yansımadığı, 1, 2 ve 3 no.lu tankların yakıt yüksekliklerinin otomasyonda düzgün gözükmediği, arızanın hâlen devam ettiği; bu durumda, davacıya ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetim sonucunda düzenlenen 24/05/2016 ve 13/06/2016 tarihli tutanaklar ile, akaryakıt istasyonunda kurulu otomasyon sistemi arızalı olduğu hâlde bayilik faaliyetine devam edildiğinin tespit edildiği, dolayısıyla davacıya atfolunan fiilin sübuta erdiği anlaşıldığından, davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince, Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 5015 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki düzenlemenin, lisans sahiplerinin genel nitelikli hak, kısıtlama ve yükümlülüklerine ilişkin olduğu; anılan maddenin birinci ve ikinci fıkralarında, lisans sahiplerine, lisans hangi faaliyete (rafinerici, dağıtıcı, işleme, bayilik v.b) ilişkin olarak verilmişse, sadece buna ilişkin alanda piyasa faaliyetinde bulunabilecekleri ve lisans ile tanınan hakların 5015 sayılı Kanun’un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağının belirtildiği, dosyanın incelenmesinden, davalı idarece, bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacıya lisansı ile tanınan haklar dışında faaliyet göstererek istasyondaki otomasyon sistemi doğru ve sağlıklı çalışmadığı hâlde bayilik faaliyetine devam etmek suretiyle, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca “sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterildiği” gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı,
Dava konusu Kurul kararına dayanak teşkil eden 5015 sayılı Kanun’un -dava konusu işleme ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan- 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendinin, lisans sahiplerinin kendilerine verilen lisansta belirtilen faaliyet konuları ve tanınan haklar dışında başka bir konuda ve alanda piyasa faaliyetinde bulunulması hâlinde uygulanacak idarî para cezasına ilişkin bir düzenleme olduğunun görüldüğü, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 18. maddesinde, lisansın, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konuda taahhütlere girişilmesi haklarını verdiği ve lisansla tanınan hakların, ilgili mevzuatta kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılabileceği açıklandıktan sonra, 37. maddesinde bayilik lisansı kapsamında yürütülecek faaliyetlere yer verildiği; 38. maddesinde ise, bayilik lisansı sahiplerinin yükümlülüklerinin neler olduğunun belirtildiği, bu kapsamda, lisans ile tanınan hakların, 5015 sayılı Kanun’un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların bir bütün olarak dikkate alınması suretiyle belirlenmesi gerektiği,
Somut uyuşmazlık bakımından konu ele alındığında, bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacıya isnat edilen “lisans ile tanınan haklar dışında faaliyet göstererek istasyondaki otomasyon sistemi doğru ve sağlıklı çalışmadığı hâlde akaryakıt hareketine konu eylem gerçekleştirilmesi” fiilinin, 5015 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının ihlâli anlamına geleceğinin kabulü ve davacıya 5015 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlâl ettiğinden bahisle aynı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesinin mümkün olmadığı, zira, anılan hükümlerin bu şekilde yorumlanması, ikincil düzenlemelerde yer alan herhangi bir yükümlülüğün ihlâli hâlinde, piyasada faaliyet gösteren lisans sahiplerinin 5015 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlâl etmiş olacağı ve tümüne 19. maddenin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesi gerekeceği anlamına gelecektir ki, bu durum 19. maddenin düzenlenme biçimi ve amacıyla çelişeceği gibi, kanunilik ilkesine de aykırılık oluşturacağı,
Bunun yanında, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin yedinci fıkrasının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan hâlinde, maddede belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun’un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara ne şekilde ceza verileceği kurala bağlanmış olduğundan, ikincil mevzuatın ihlâli hâlinde verilecek olan idarî para cezası miktarının tayininde 5015 sayılı Kanun’un 19. maddenin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendinin mi yoksa anılan Kanun’un 19. maddenin yedinci fıkrasının mı uygulanacağı şeklinde bir belirsizlik doğacaktır ki, bu durum da kanunîlik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, bu itibarla, otomasyon sistemi arızalı iken piyasa faaliyetine devam ettiğinden bahisle sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterdiği gerekçesiyle davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu idari para cezasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacının lisans sahibi olmasından doğan her türlü yükümlülüğe uymak zorunda olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi hâlinde davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam …-TL harcın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 29/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.