Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/5313 E. , 2022/4137 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/5313
Karar No:2022/4137
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Fonu (…)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararına istinaden, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un Mükerrer 35. maddesi uyarınca Fon alacağının takip ve tahsili amacıyla düzenlenen 53.174.200,00-TL tutarlı, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce Dairemizin 16/10/2019 tarih ve E:2014/3128, K:2019/3117 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı ile … tarih ve … sayılı kararlarıyla, …Grubu ile ilgili olarak Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararına istinaden 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsiline karar verilmiş olan alacaklarla ilgili olarak Fon alacağın tahsilini teminen, kredileri kullanmış olan şirketlerde kanunî temsilci sıfatını haiz kişiler hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsil işlemlerine başlanılmasına karar verildiği, davacının … Reklamcılık ve Yapımcılık A.Ş.’nin 25/05/2001 ile 19/09/2001 tarihleri arasında kanunî temsilcisi olduğu gerekçesiyle gecikme zammı dâhil 53.174.200,00-TL tutarındaki Fon alacağından sorumlu tutulduğu, anılan alacağın tahsili amacıyla … tarih ve … sayılı dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek davacıya tebliğ edilmesi üzerine açılan davada, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin Fona devredilen Bankadan çektiği ve anılan şirketlerden tahsil edilemeyeceği açık olan ve Fon alacağı niteliğinde olduğu kuşkusuz olan kredi borçlarından sorumlu olduğu açık olsa da, bu sorumluluğunun davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı dönem ile sınırlı olduğu, nitekim davacının kanuni temsilci olmadan önce kullanılan kredilerden sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı, bu doğrultuda, kredi geri ödemelerinin tarihleri ve tutarları netleştirilmeden ve yaklaşık üç buçuk ay görev yaptığı dönem için 53.174.200,00-TL gibi fahiş bir tutarın davacıdan istenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının sadece kanuni temsilci olarak görev yaptığı dönemde kullanılıp ödenmeyen kredilerden değil, aynı zamanda görev yaptığı dönemden önce kullanılan ve görev yaptığı döneme kadar ödenmemiş kredi borçlarından da sorumlu olduğu, davacının şirket borçlarının ödenmesi gerektiği tarihlerde kanuni temsilci sıfatını haiz olduğu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 26. maddesi uyarınca davacının sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, kredilerin kanuni temsilci olduğu tarihlerden önce kullanıldığı, kendisinin kredi kullanımının olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı ile … tarih ve … sayılı kararlarıyla, … Grubu ile ilgili olarak Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararına istinaden 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsiline karar verilmiş olan alacaklarla ilgili olarak Fon alacağın tahsilini teminen, kredileri kullanmış olan şirketlerde kanunî temsilci sıfatını haiz kişiler hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsil işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
Davacı hakkında, … Reklamcılık ve Yapımcılık A.Ş.’nin kanunî temsilcisi olduğu gerekçesiyle gecikme zammı dâhil 53.174.200,00-TL tutarındaki, … tarih ve … sayılı dava konusu ödeme emri düzenlerek davacıya tebliğ edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na 5766 sayılı Kanun’la eklenen Geçici 26. maddenin ikinci fıkrasında, “Temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fon’a intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar, yönetim ve denetimi Fon tarafından devralınan banka ve şirketlerin eski yöneticileri hakkında 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile Mükerrer 35. maddesinin uygulanmasında, ilgili kanun ve mevzuat veya ana sözleşmeleri uyarınca temsile yetkilendirilmiş veya tüzel kişilerin yetkili organlarınca temsil yetkisi verilmiş kişi veya kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerden,
a) Fon bankalarının; yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinden, hâkim ortağı olan tüzel kişilerden, gerçek ve tüzel kişi hâkim ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketlerden, bu kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen şirketlerden olan Fon alacaklarında, banka kaynağının kullanıldığı/kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
b) Fon bankalarının kurumsal kredilerinden kaynaklanan Fon alacaklarında, kredinin kat edildiği tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
c) Fon gelirlerinden kaynaklanan alacaklarda, Fon alacağının ilgili kuruluşa tebliğ edildiği tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
Kanuni temsilci sıfatını haiz kişiler kanuni temsilci olarak addedilir.” kuralına yer verilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un Mükerrer 35. maddesinin birinci fıkrasında, “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanunî temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsî mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.” kuralı yer almıştır.
5411 sayılı Kanun’un Geçici 11. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/3. maddesinde, Fon’un, devraldığı alacağın takibine, alacağın devralındığı gün itibarıyla banka defter, kayıt ve belgelerine göre anapara, her türlü faiz, komisyon ve sair giderlerin toplamından oluşan birikmiş alacak tutarı üzerinden başlayacağı, bu alacakların, Fon tarafından devralındığı tarihten itibaren amme alacağı niteliğini kazanacağı ve birikmiş alacak tutarına 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan kurallarda, amme alacaklarının tahsili bakımından kanunî temsilcilerin sorumluluğu düzenlenmektedir. Bu hükümler gereğince bir tüzel kişiden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen yahut tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından bu tüzel kişinin kanunî temsilcisi sorumlu tutulabilecektir. 6183 sayılı Kanun’un anılan maddesi gereğince amme alacağından sorumlu olacak kişinin belirlenmesinden sonra, sorumlu olan kişinin sorumlu olduğu dönem ve sorumluluk miktarı belirlenirken, 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesiyle birlikte 5411 sayılı Kanun’un Geçici 26. maddesinde yer alan düzenlemenin de göz önüne alınması gerekmektedir.
Bu değerlendirmeler bağlamında, Fon alacağı açısından kanunî temsilcinin sorumluluğu, kişinin kanunî temsilci olduğu dönemde yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanan Fon alacakları veya ayrıca görev yaptığı dönemle sınırlı olmaksızın banka kaynağının ne kadarını edindiği veya edindirdiğiyle sınırlıdır.
Dosyada yer alan 25/06/2001 tarih ve 5324 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 1126. sayfasında, … Reklamcılık ve Yapımcılık A.Ş. Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararıyla (25/05/2001 tarihli genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyeliğine seçilen) davacının şirketin yönetim kurulu başkan vekilliğine seçildiği ve davacıya A grubu imza yetkisi verildiği görülmüştür.
Davalı idarece dava konusu Fon alacağına konu kredilerin … Bankası …A.Ş.’nin 15/03/2001 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararıyla Fon’a devredilmesinden önce Banka’dan kullanılan krediler olduğu ve davacının kanuni temsilcisi olduğu anılan şirket tarafından kullanılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine 06/04/2001 tarihi itibarıyla kat ihtarnamesi düzenlendiği belirtilmekte olup, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 26. maddesi uyarınca davacının görev yaptığı dönemden önce kullanılan ve görev yaptığı döneme kadar ödenmemiş kredi borçlarından da, borcun devam ettiği dönemde kanuni temsilci olan davacı sorumlu tutulabileceğinden dava konusu işlemin iptaline ilişkin idare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, dava konusu 53.174.200,00-TL tutarlı Fon alacağı ile ilgili olarak, kredilerin hangi tarihlerde ve hangi genel kredi sözleşmelerine istinaden kullanıldığı, alacağa ilişkin gecikme zammı ve faiz hesabının 4389 sayılı Kanun’un 15/3. maddesi uyarınca yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılarak davacının kanuni temsilci olarak sorumlu olduğu meblağa ilişkin hesaplamanın denetiminin de Dairemizin bozma kararı üzerine Mahkemece yapılacağı tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 10/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.