Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/5330 E. , 2022/4371 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/5330
Karar No:2022/4371
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- … İlçesi … Mahallesi Sosyal Yardımlaşma
ve Dayanışma Derneği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Su ve Kanalizasyon İdaresi (…)
Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesinde yapımına başlanan atık su arıtma tesisine ait proje ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; … ili, … ilçesi kanalizasyon hattı ihalesinin … Bankası tarafından 19/10/2011 tarihinde yapıldığı ve kanalizasyon hattının 28/08/2013 tarihinde tamamlandığı, kanalizasyon projesi ile birlikte atık su arıtma tesisinin yapılacağı yerin de belirlendiği, belirlenen yere atık su arıtma tesisi yapılabilmesi için davalı idare tarafından 10/08/2015 tarihinde düzenlenen proje ihalesi sonucunda, projenin uygulanması için yüklenici şirket ile davalı idare arasında 03/09/2015 tarihinde sözleşme imzalandığı, arıtma tesisi inşaatı yapım işinin ise … Bankası A.Ş. tarafından 22/10/2019 tarihinde ihale edildiği, yapım işi için 21/11/2019 tarihinde yüklenici firma ile sözleşme imzalandığı, 03/12/2019 tarihinde düzenlenen tutanakla yer teslimi yapılmasının akabinde, davacılar vekilinin 08/06/2020 tarihli dilekçesi ile yapımına başlanan arıtma tesisinin çevre üzerinde olumsuz etkiler oluşturacağı, doğal güzelliklerin zarar göreceği ileri sürülerek arıtma tesisi yapım ihalesinin iptali istemiyle davalı idareye başvuru yapıldığı, söz konusu başvurunun davalı idarenin 12/06/2020 tarihli yazısı ile reddi üzerine atık su arıtma tesisi projesi ihalesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
Uyuşmazlık konusu atık su arıtma tesisine ilişkin yapım işi ihalesinin iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… sayılı ara kararıyla davacıların atık su arıtma tesisinin çevreye zararlarının olduğu yönündeki iddialarının araştırılması amacıyla söz konusu projenin yapımının insan ve çevre sağlığını tehdit eden bir yönü olup olmadığının araştırılması için mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, keşfin talimat yoluyla Mahkemeleri tarafından icra edildiği, beş öğretim üyesinden oluşan bilirkişi heyetince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanarak Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda özetle; “Çevresel etkiler açısından değerlendirildiğinde, benzer tüm projelerde olduğu gibi bu projenin de olumsuz etkilerinin olması kaçınılmazdır. Dava dosyası incelendiğinde görülmüştür ki, oluşacak olumsuz etkiler alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeydedir. Ayrıca çevresel etki ve mevzuat yönüyle de uygundur.” kanaat ve tespitine yer verildiği, Ankara 10. İdare Mahkemesi’nce anılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak, “(…) Bu durumda, bilirkişi raporunda yer alan tespitler ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu atık su ihalesinin yasa ve yönetmelik hükümleri ile belirlenen yetki ve yöntem kurallarına uygun olarak kamu ihtiyacı sebebiyle yapılmaya başlanmış olduğu, ekolojik ve biyolojik çevreye verebilecek muhtemel olumsuzlukların alınacak önlemler sonucu kabul edilebilir düzeyde olduğu ve çevresel etki açısından mevzuat hükümlerine uygun bulunduğu anlaşıldığından … İli, … İlçesi, … Mahallesinde yapımına başlanan atık su arıtma tesisinin yapım ihalesinde hukuk ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.(…)” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği;
Dava konusu proje ihalesi ile bu ihalenin bir sonraki aşamasını oluşturan yapım işi ihalesinin müşterek şekilde konusunu teşkil eden atık su arıtma tesisinin, ekolojik ve biyolojik çevreye verebilecek muhtemel olumsuzlukların alınacak önlemler sonucu kabul edilebilir düzeyde olduğu, çevresel etki açısından mevzuat hükümlerine uygun bulunduğu, kamunun ihtiyacını karşılamak amacıyla yapıldığının mahkeme kararıyla ortaya konulduğu anlaşıldığından kanunda öngörülen usûl ve ilkelere uygun olarak yapılan atık su arıtma tesisine ilişkin proje ihalesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, uyuşmazlık konusu atık su arıtma tesisinin ihale sürecinde ÇED raporu düzenlenmediği, tesisin yapımı ile kötü koku ve çevre zararlarının meydana geleceği, doğal güzellikleri ile bilinen bölgenin mahalle sakinleri için yaşanmaz hâle geleceği, Atıksu Toplama ve Uzaklaştırma Sistemleri Hakkında Yönetmelik uyarınca güzergâh seçimi yapılırken gözetilmesi gereken hususların gözetilmediği, tesisin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir yerde kamulaştırmaya gerek kalmaksızın inşası mümkünken, mahallenin ortasındaki taşınmazların kamulaştırılması yoluna gidildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra; Üye …’ın dava konusu edilen arıtma tesisi proje ihalesinin 10/08/2015 tarihinde gerçekleştirildiği, 17/08/2015 tarihinde ise ihalenin onaylandığı, 2018 yılında proje yerine ilişkin kamulaştırma işlemlerinin yapıldığı, 2019 yılında proje yerine ilişkin … Valiliği nezdinde yapılan şikâyetlere yönelik davalı idare cevabının 11/10/2019 tarihli işlem ile davacıların taşınmazlarının bulunduğu yer mahalle muhtarlığına bildirildiği, son olarak ise 03/12/2019 tarihinde yer teslimi yapılarak atık su arıtma tesisi yapım işine başlandığı açık olduğundan, 2015 yılında gerçekleşen dava konusu proje ihalesinden davacıların 2019 yılı öncesinde haberdar olduğunun veya en geç yapım işi için yüklenici firmaya yer tesliminin gerçekleştiği ve inşaata başlandığı 03/12/2019 tarihinde haberdar olduklarının kabulü gerektiği, bu durumda, ivedi yargılama usulüne tâbi uyuşmazlıkta, davacıların proje ihalesinden en geç haberdar oldukları kabul edilen 03/12/2019 tarihinden itibaren otuz gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 19/06/2020 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-b maddesi uyarınca davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin ayrışık oyuna karşılık, bakılan davanın süresinde açıldığına oyçokluğu ile karar verilerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.