Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/579 E. , 2022/4402 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/579
Karar No:2022/4402
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Turizm Taşımacılık İç ve Dış Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bahçelievler Belediye Başkanlığı Temizlik İşleri Müdürlüğü’nce 14/09/2020 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “3. Bölge Kent Temizliği Araç Kiralama” ihalesine yönelik olarak yapılan itirazen şikâyet başvurusu neticesinde ihalenin iptaline ilişkin 07/10/2020 tarih ve 2020/UH.II-1634 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacı şirketin ihale konusu olan ve kendi malı olma şartı aranan “vakumlu yol süpürme aracı” ve “su arıtmalı çöp konteynırı yıkama ve dezenfekte aracına” ilişkin olarak belirlenen özelliklerin hukuka uygun olduğu itirazlarına ilişkin yapılan incelemede, ihale ilanında ve İdari Şartname’de yer alan ve isteklilerin kendi malı olması istenilen “vakumlu yol süpürme aracı” ve “su arıtmalı çöp konteynırı yıkama ve dezenfekte aracına” ilişkin olarak, ihale konusu işte kullanılacak olan 3 adet vakumlu yol süpürge aracından 1 tanesinin isteklinin kendi malı olmasının istenildiği, kendi malı olma şartı aranmayan vakumlu yol süpürge araçlarında sadece kapasite ve model yılına ilişkin bir kriter belirlenirken, kendi malı olma şartı aranan 1 adet vakumlu yol süpürge aracına ilişkin olarak kapasite ve model yılı kriterine ilave olarak bir çok kriter belirlendiği, diğer yandan kendi malı olma şartı aranan su arıtmalı çöp konteynırı yıkama ve dezenfekte aracına ilişkin olarak da birçok detaylı kriter belirlendiği, idare tarafından kendi malı olma şartı aranan bu araçlara ilişkin olarak, kendi malı olma şartı aranmayan araçlara kıyasla neden daha fazla teknik kriter belirlendiği hususunda açıklayıcı bir gerekçeye de yer verilmediği, ihalede EKAP üzerinden 28 adet ihale dokümanı indirilmesine karşın 18/09/2020 tarihinde kesinleşen ihale komisyonu kararına göre ihalede 3 geçerli teklifin bulunduğu, ihaleye teklif veren 2 isteklinin birim fiyat teklif mektubu ve eki birim fiyat teklif cetveli dışında herhangi bir belge sunmadıkları, diğer 2 isteklinin teklifinin ise kendi malı olması istenilen araç ve makinalara yönelik sunulan tevsik edici belgeleri İdari Şartname’nin 7.5.2. maddesine uygun olarak sunmadıklarından değerlendirme dışı bırakıldığı, teklif sayısının azlığının ve değerlendirme dışı bırakma kararlarının ihale dokümanında yer alan ve teknik kriterleri belirtilmek suretiyle sayılan kendi malı olma şartı getirilen araç, makine ve teçhizata yönelik düzenlemeden kaynaklandığı, bu nedenle söz konusu düzenlemelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. maddesinde yer alan saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine aykırı olduğu anlaşılmakta olup bu yönüyle ihalenin iptaline yönelik dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacı şirketin ihale konusu olan ve kendi malı olma şartı getirilen “ihale ilanı ve idari şartname arasında çelişki olduğuna” ilişkin Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığına ilişkin itirazları bakımından yapılan incelemede, “Kanal Kazıcı- Yükleyici” iş makinesinin, Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik kapsamında bir iş makinesi olduğu, söz konusu araca ilişkin Teknik Şartname’de belirtilen özellik ve niteliklere uygun olduğunu gösteren Araçların, İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik’e (AİTM) uygunluk belgesinin teklif ile birlikte sunulmasının yeterlik kriteri olarak düzenlendiği, ancak ihaleye teklif sunan ve geçerli teklif sahibi olarak belirlenen istekliler tarafından teklif zarfında sunulan belgeler arasında İhale İlanı’nın 4.3.2. maddesinde ve İdari Şartname’nin 7.5.2. maddesinde yeterlik kriteri olarak düzenlenen 1 adet kanal kazıcı yükleyiciye ait AİTM uygunluk belgesinin sunulmadığı, ancak isteklilerce sunulan tekliflere yönelik inceleme ve değerlendirmenin idarece kesinleşen ihale dokümanı düzenlemeleri doğrultusunda yapılması gerektiği ve söz konusu dokümanda idarenin şikâyete verilen cevabi yazıda belirttiği gibi “AİTM belgesi hüviyetine sahip araç ve ekipmanlar için AİTM belgesi sunulacağı, AİTM belgesi hüviyetine sahip olmayan araç ve ekipmanlar için teknik özellikleri içeren onaylı belgeler sunulacağı” şeklinde bir kuralın yer almadığı dikkate alındığında, şikâyete verilen cevaba ilişkin yazının istekli olabileceklere tebliğinden sonra ihale dokümanını indiren istekli olabilecekler açısından teklif verilmesinde tereddüt oluşturabileceği, dolayısıyla da 1 adet kanal kazıcı yükleyici ile ilgili olarak, İhale İlanı’nın 4.3.2. maddesinde ve İdari Şartname’nin 7.5.2. maddesinde yapılan düzenleme ile idare tarafından şikâyete verilen cevabi yazı mukayese edildiğinde söz konusu durumun isteklileri tereddüde düşürecek ve katılımı daraltacak nitelikte olduğu anlaşıldığından, ihalenin iptaline yönelik dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, “vakumlu yol süpürme aracı” ve “su arıtmalı çöp konteynırı yıkama ve dezenfekte aracı”nın ihalenin ve işin aslına ilişkin olduğu, bu nedenle araçların detaylandırılması veya ihalenin adrese teslim olduğu anlamına gelmediği, ihaleyi yapan idare tarafından işe talip olan firmaların gücü, kapasitesi ve deneyimine ilişkin olarak ihale konusu araçların kendi malı olma şartını belirlemesinin yetersiz firmaların işi yarım bırakma riskine karşılık belirlenen bir önlem olduğu, kaldı ki tüm araçların kendi malı olma şartı getirilmediği, ihale ilanı ile idari şartname arasında herhangi bir çelişki olmamasına rağmen çelişki olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 24/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.