Danıştay Kararı 13. Daire 2021/657 E. 2021/975 K. 17.03.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/657 E.  ,  2021/975 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/657
Karar No : 2021/975

YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI

Dava, … vekili Av. … tarafından, Siirt ili, Kurtalan İstasyon Sahası, … ada, … sayılı parselde bulunan 3514,32 m² yüzölçümlü taşınmazın 2.000,00 m²’lik kısmının, prefabrik kapalı alan yapılarak “Değişik Ticari Amaçlı veya Kafe, Restoran” olarak kullanılmak üzere kiralanmasını teminen gerçekleştirilen ihale üzerinde kalan davacı ile Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü 5. Bölge Müdürlüğü arasında imzalanan “Ön İzin Sözleşmesi” süresinin 12 (on iki) ay daha uzatılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı … Genel Müdürlüğü … Bölge Müdürlüğü işleminin iptali ile anılan işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 10.000,00-TL manevi, 100,00-TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla zararı doğuran işlemin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle …Genel Müdürlüğü’ne karşı açılmıştır.
Siirt İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, iptali istenilen işlemin TCDD Genel Müdürlüğü tarafından tesis edildiği, davanın, 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 32/1. maddesi uyarınca işlemi tesis eden idarî merciin bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi’nce görülüp çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle dosyanın Ankara İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Ankara 16. İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla ise, söz konusu taşınmazın ruhsatlandırma işlemleri için yapılan başvurunun çeşitli nedenlerle (Kurtalan Belediyesi’ne kayyum atanması, Covid-19) uzaması üzerine ön izin süresinin uzatılması istemiyle başvuru yapıldığı, uyuşmazlığın ihalenin amacına uygun hâle getirilmek istenen taşınmaz için alınması gereken ruhsat işleri nedeniyle süre uzatımı istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla ihaleye değil taşınmaza ilişkin işlemden kaynaklandığı anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kural uyarınca, davanın, taşınmazın bulunduğu yerdeki Siirt İdare Mahkemesi’nce görülüp çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılarak, yetki uyuşmazlığının çözümlenerek yetkili yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyasının Danıştay’a gönderilmesine karar verilmiştir.
Aktarılan kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun’un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdarî davalarda genel yetki” başlıklı 32. maddesinin 1. fıkrasında, “Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun’da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.”; 34. maddesinin 1. fıkrasında, “İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idarî davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir.”; 36. maddesinde ise, “İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla; a) Zararı doğuran idarî uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili, b) Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer, c) Diğer hâllerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer, idarî mahkemesidir.” kurallarına yer verilmiştir.
İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinde düzenlenmiştir. 32. maddenin yukarıda yer verilen 1. fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idarî işlemi tesis eden idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
2577 sayılı Kanun’un 33. ile 37. maddeleri arasında ise, kamu görevlileri ile ilgili davalarda, taşınmaz ve taşınır mallara ilişkin davalarda, tam yargı davalarında ve vergi uyuşmazlıklarında geçerli olan özel yetki kuralları düzenlenmiştir.
Kanun’un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idarî sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idari davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü yetki kuralı özel ve kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin 1. fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır. Kanun’un 36. maddesinin (a) bendi ise, bağımsız bir yetki kuralı getirmiş olmayıp, Kanun’un 32-35. maddelerinde yer alan kurallara atıfta bulunduğu, ilgilinin zarara uğramasına neden olan işlem 32. maddenin kapsamına giren türden ise, bu işlemden dolayı açılacak tam yargı davasına “işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki” idare mahkemesinde bakılacaktır. 36. maddenin (a) bendinde öngörülen yetkili mahkemeyi bulabilmek için 32-35. maddelerdeki yetki kurallarından birine başvurulması zorunlu bulunmaktadır (YENİCE Kâzım / ESİN Yüksel, Açıklamalı-İçtihatlı- Notlu İdari Yargılama Usulü, 1983, Ankara, s.656-674).
Aslında, 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesinde düzenlenen idarî dava türlerinden hiç birinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan “taşınmaz mallara ilişkin davalar” ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idarî davalar değil; “idarî uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan” ya da “taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlâl eden” idarî işlemleri konu edinen idarî davalardır (CANDAN Turgut, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2017, Ankara, s.929).
Bu durumda, idarî dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde kural olarak 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı hâlinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, TCDD Genel Müdürlüğü 5. Bölge Müdürlüğü’nce gerçekleştirilen Siirt ili, Kurtalan İstasyon Sahası, … ada, … sayılı parselde bulunan 3514,32 m² yüzölçümlü taşınmazın 2.000,00 m²’lik kısmının, prefabrik kapalı alan yapılarak “Değişik Ticari Amaçlı veya Kafe, Restoran” olarak kullanılmak için yapılan kiralama ihalesinin davacı uhdesinde kalması üzerine davacı ile ihaleyi gerçekleştiren idare arasında “Ön İzin Sözleşmesi”nin imzalandığı, davacı tarafından, söz konusu sözleşmenin süresinin sona erdiğinden bahisle sözleşmenin 12 ay daha uzatılması istemiyle yapılan başvurunun TCDD Genel Müdürlüğü 5. Bölge Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işlemiyle reddi üzerine, anılan işlemin iptali ile 10.000,00-TL manevi, 100,00-TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla zararı doğuran işlemin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinin 1. fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, taşınmaz hukukuna ilişkin herhangi bir kuralla ilgili olmaksızın, davacı ile TCDD Genel Müdürlüğü 5. Bölge Müdürlüğü arasında imzalanan “Ön İzin Sözleşmesi” süresinin uzatılmasına ilişkin başvurunun reddine yönelik işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine yönelik olduğu anlaşıldığından, iptal ve tam yargı davası şeklinde açılan davanın çözümünde, 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin 1. fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı ile 36. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca, TCDD Genel Müdürlüğü 5. Bölge Müdürlüğü’nün bulunduğu yerdeki Malatya İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde MALATYA İDARE MAHKEMESİ’NİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dava dosyasının Malatya İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, kararın Ankara 16. İdare Mahkemesi ile Siirt İdare Mahkemesi’ne ve taraflara tebliğine, 17/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.