Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/866 E. , 2022/4738 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/866
Karar No:2022/4738
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa ili, Osmangazi ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde bulunan mülkiyeti davalı idareye ait daire niteliğindeki taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle satışına ilişkin 05/03/2020 tarihinde gerçekleştirilen ve davacı üzerinde kalan ihalenin, davacı tarafından taahhüdün yerine getirilmemesi nedeniyle anılan Kanun’un 54. maddesi uyarınca iptali ile 9.180,00-TL geçici teminatın irat kaydedilmesine ilişkin Osmangazi Belediye Encümeni’nin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacı tarafından dava dilekçesinde, 04/06/2020 tarihinde davalı idareye başvurulduğu, yükümlülüklerini yerine getirmediği için geçici teminatının gelir olarak kaydedildiğini bu başvurudan sonra öğrenildiği, ihalenin onayına ve ihale bedelinin ödenmesi gerektiğine ilişkin yazının kendisine bildirilmediği ve bu konuda yapılmış olan tebliğ mazbatasındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddia edildiğinden ve ayrıca davalı idare tarafından gönderilen … tarih ve … sayılı yazının davacıya tebliğine ilişkin … barkod numaralı gönderinin alındısında bulunan imza ile dosya içerisinde bulunan 05/03/2020 tarihli ihaleye ilişkin pazarlık zaptındaki, Bursa 11. Noterliği’nin … tarih ve … nolu imza beyannamesindeki ve Bursa 1. Noterliği’nin … tarih ve … sayılı genel vekâletnamesindeki davacıya ait imzaların birbiri ile örtüşmediği görüldüğünden, bu hususlara ilaveten … barkod numaralı gönderi alındısında, “kendisi” mi ya da “kardeşi” mi yazdığı hususunda Mahkemece tereddüte düşüldüğünden, bu hususun 05/10/2020 tarihli ara karar ile Bursa PTT Başmüdürlüğü’ne sorulduğu, ara karara cevaben tebligatın bizzat davacıya yapıldığının ifade edildiği, bu itibarla imzanın davacıya ait olup olmadığıyla ilgili Mahkeme’nin 11/08/2020 tarihli ara karar ile dosya üzerinde bilirkişi incelenmesi yaptırılması kararı kapsamında yaptırılan imza incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, uyuşmazlığın çıkışına sebebiyet veren tebligat üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının belirtildiği, söz konusu raporun taraflara tebliği sonrasında, davalı idarenin bilirkişi raporuna yaptığı itirazın yerinde görülmeyerek, dava konusu ihaleye ilişkin onaylanmış ihale kararının, onaylandığı günden itibaren en geç 5 iş günü içinde, davacıya imzası alınmak suretiyle bildirilmesi veya iadeli taahhütlü mektupla tebligat adresine postalanması suretiyle davacıya tebliğ edilmesi gerekirken, onaylanan ihale kararının davacıya tebliğinin usulsüz yapıldığı, başka bir anlatımla söz konusu tebligatın davacıya yapılmamış olduğu anlaşıldığından, davacının taahhüdü yerine getirmediğinden bahisle ihalenin iptali ile geçici teminatın irat kaydedilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının ihalede bildirdiği adrese tebligatın gönderildiği, aynı konutta yaşayan reşit kardeşine tebligatın yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı, bildirilen adreste gönderinin alındığı hususunun sabit olduğu, davacının başka bir adreste olduğunu iddia etmediği ve dosyaya bu yönde belge sunmadığı, tebliğ evrakında karalama yaparak kötü niyetli davranışının hukuk düzeninin korumaması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 13/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.