Danıştay Kararı 13. Daire 2022/1103 E. 2022/3657 K. 17.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/1103 E.  ,  2022/3657 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/1103
Karar No : 2022/3657

DAVACILAR : 1. … Enerji Üretimi Dağ. Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti.
2. … Enerji Harita İnşaat Danışmanlık Ltd. Şti.
3. … Enerji Harita İnşaat Danışmanlık Ltd. Şti.
4. … Enerji Harita İnşaat Danışmanlık Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
31/12/2021 tarih ve 31706 6. Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 30/12/2021 tarih ve 10699 ve 10700 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararlarının iptali istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Derdestlik nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
31/12/2021 tarih ve 31706 6. Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 30/12/2021 tarih ve 10699 ve 10700 sayılı Kurul kararlarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde, “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” kuralına yer verilmek suretiyle “derdestlik” dava açma şartları arasında sayılmış; 115. maddesinde ise, dava şartı noksanlığı tespit edildiğinde mahkemenin davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmıştır.
6100 sayılı Kanun’un 114. maddesinin gerekçesinde, “(…) (ı) bendinde aynı davanın önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması hususu yani teknik bir ifadeyle derdestlik iddiası olumsuz bir dava şartı hâline getirilmiş ve bu suretle derdestlik itirazı bir ilk itiraz olmaktan çıkartılıp; dava şartına ilişkin usuli bir itiraza dönüştürülmesi sağlanmıştır. Açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmıştır. Artık onun aynı davayı bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı kalmamıştır; bu bağlamda hukuken korunma ihtiyacı içerisinde bulunmamaktadır ve onun yapacağı tek iş, davanın sonucunu beklemekten ibarettir. (…) Daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, hangi saikle olursa olsun ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmaktaki yararı hukukî değildir. O hâlde derdestlik itirazının korunmasının temelinde, aynı davanın tekrar açılıp görülmesinin sağlanmasında davacının hiçbir hukukî yararının bulunmadığı düşüncesi yatmaktadır. Hukukî yararın ise dava şartı olduğu konusunda, bu düzenlemeden önce dahi doktrin ve yargı uygulaması bağlamında bir görüş birliği mevcuttur.” açıklamasına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda “derdestlik” müessesesi düzenlenmemiş ve Kanun’un 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve onun yerine çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun derdestlik ile ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun tespit edilmesi hâlinde, usûl hukukunun temel kavramlarından olan derdestlik müessesesinin temelinde yatan, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukukî yararı bulunmadığı olgusundan hareketle, ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Dairemizin 04/07/2022 tarihli ara kararıyla, davacılar vekili Av. … tarafından, Dairemizin 2022/927, 2022/935, 2022/939 ve 2022/941 esas sayısına kayıtlı dosyalarında, 31/12/2021 tarih ve 31706 6. Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 30/12/2021 tarih ve 10699 sayılı Kurul kararıyla değiştirilen Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 16. maddesinin 2. fıkrasında, “Söz konusu lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, 31/12/2017 tarihinden önce ilgili şebeke işletmecisinden geçici kabule hazır tutanağı alan tesisler için geçici kabulün bu tutanağa istinaden yapılması hâlinde 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında belirlenen fiyatlardan yararlanılan süre boyunca Kurul tarafından belirlenecek oranda indirimli uygulanır.” kuralına yer verilmeyerek anılan fıkranın eksik düzenleme nedeniyle ve aynı Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 30/12/2021 tarih ve 10700 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden elektronik imzayla gönderilen dilekçeler ile 25/02/2022 tarihinde açılan davaların derdest olduğu, bu kapsamda 28/02/2022 tarihinde UYAP üzerinden elektronik imzayla gönderilen dilekçe ile işbu davanın açılmasında davacıların ne gibi hukukî yararları bulunduğunun her bir davacıya ilişkin olarak ayrı ayrı açıklanması istenilmiştir.
Ara kararına cevaben alınan 07/09/2022 tarihli beyanda, davacıların 10699 ve 10700 sayılı Kurul kararlarına karşı iptal davası açmaları dışında aynı hukukî yararı sağlayabilecekleri alternatif bir çözüm yolunun bulunmadığı, her bir davacının anılan Kurul kararlarından aynı derecede etkilendiği, diğer dava şartlarının varlığından dolayı işbu davanın açılmasında üstün hukukî yararlarının bulunduğu belirtilmiştir.
Dosyanın, Dairemizin 2022/927, 2022/935, 2022/939 ve 2022/941 esas sayısına kayıtlı dosyaları ile birlikte incelenmesinden, davacılar tarafından 31/12/2021 tarih ve 31706 6. Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 30/12/2021 tarih ve 10699 ve 10700 sayılı Kurul kararlarının iptali istemiyle 28/02/2022 tarihinde UYAP üzerinden gönderilen dilekçe ile bakılan davanın açıldığı; öte yandan, her bir davacı tarafından aynı düzenleyici işlemlerin iptali istemiyle 25/02/2022 tarihinde UYAP üzerinden gönderilen dilekçeler ile Dairemizin 2022/927, 2022/935, 2022/939 ve 2022/941 esas sayısına kaydedilen dört davanın açıldığı ve bu davaların derdest olduğu anlaşılmakta olup, bakılan davanın aynı istemle açılmış ve tarafları ile sebepleri de aynı olan ikinci bir dava olduğu, ayrıca söz konusu davalarda elde edilmek istenen hukukî yararın da aynı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, her bir davacının ilk davadan sonra açılan işbu davayı açmakta derdestlik nedeniyle korunmaya değer güncel bir hukukî yararı bulunmadığından, bakılan davanın derdestlik nedeniyle incelenmesi mümkün değildir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN DERDESTLİK NEDENİYLE İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacılara iadesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 17/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.