Danıştay Kararı 13. Daire 2022/1692 E. 2022/4301 K. 22.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/1692 E.  ,  2022/4301 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/1692
Karar No:2022/4301

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Endüstriyel Proje ve Uygulama A.Ş.
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri (…)
Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … Turizm Taşımacılık Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İETT Genel Müdürlüğü’nce 01/07/2021 tarihinde açık ihale usûlü ile gerçekleştirilen “İkitelli Garajı İşlettirme” ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; dava konusu ihalenin “açık ihale usûlü” ile gerçekleştirildiği, ihalenin, ihale yetkilisinin … tarih ve E…. sayılı onayı ile onaylandığı, ihale ilanının 01/06/2021 tarihinde yapıldığı ve 01/07/2021 tarihinde de ihalenin gerçekleştirildiği, söz konusu ihaleye davacı şirketin katılmadığı, ihale şartnamesi alanlar arasında da bulunmadığı, dolayısıyla ihalenin hiçbir aşamasında davacı şirketin aday, istekli veya istekli olabilecek sıfatıyla yer almadığı;
Davacı tarafından dava dilekçesinde işbu davayı açmaktaki menfaat bağını ortaya koyan herhangi bir açıklama yapılmadığından, Mahkemelerinin 07/01/2022 tarihli ara kararı ile “Davacının işbu davayı açmakta hukuken korunmaya değer meşru, kişisel ve güncel menfaat bağını ortaya koyan bilgi ve belgelerin istenilmesine” karar verildiği, davacı tarafından ara kararına verilen cevapta, şirketin hizmet sektöründe faaliyet gösterdiği, çeşitli işlere ilişkin iş deneyim belgeleri bulunan bir şirket olduğu, ihaleye katılım kurallarının nesnel, objektif ve hukuka uygun olarak belirlenmemesi sebebiyle gerçekleştirilen ihalenin temelinden hatalı olduğu, ihalenin iptal edilmesi durumunda hizmet sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin de katılımını sağlayacak iş deneyimi istenilmesi gerekeceği ve davalı idarece gerçekleştirilen ihalelerde Danıştay ve idare mahkemesi kararlarına aykırı olarak doküman düzenlemeleri yapılması ve ihalede rekabet, katılım, eşit muamele ilkelerinin ihlâl edilmesi sebebiyle davalı idarece kendi tekliflerinin sürekli olarak değerlendirme dışı bırakıldığı belirtilerek işbu davayı açmakta güncel, meşru ve aktüel menfaatlerinin bulunduğunun iddia edildiği, yargı kararlarıyla da dava açmakta menfaatinin bulunduğu yönünde kararlar verildiği belirtilerek dilekçe ekinde bu yönde Mahkeme kararları sunulmuş ise de söz konusu Mahkeme kararlarına konu ihalelerin, davalı idare tarafından “pazarlık usûlü” ile yapılan ihaleler olduğu görüldüğünden, “pazarlık usûlü” ile yapılan ihale ile “açık ihale usûlü” ile yapılan ihalelerin, ihale süreçlerinin ve yapım aşamalarının farklı usûllere tâbi olması nedeniyle, davacının dava açmaktaki menfaatinin varlığının her iki ihale türüne ilişkin davalarda ve her bir dava özellinde değerlendirilmesi gerektiğinden, davacının bu yöndeki beyanlarına itibar edilmediği;
Bu itibarla, bütün isteklilerin teklif verebildiği “açık ihale usûlü” ile ve mevzuatta öngörülen usûllerle ilanı yapılmak suretiyle gerçekleştirilen dava konusu ihalenin ihale sürecine katılarak, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun tanıdığı haklardan yararlanma imkânına sahip olan davacı şirketin, ihale dökümanını almak da dahil ihalenin hiçbir aşamasında yer almadığı anlaşıldığından ve sırf daha önceki ihalelerde değerlendirme dışı bırakılmış olmasının ya da pazarlık usûlü ile yapılan ihalelerde dava ehliyetinin varlığının yargı kararlarıyla kabul edilmiş olmasının, davacının işbu davayı açmaktaki menfaat bağı için yeterli bir neden olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından, dava konusu ihalenin hiçbir aşamasında yer almayan davacının, ihale kararının oluşmasından sonra işbu davayı açmakta meşru ve kişisel bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-b maddesi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece işbu ihale öncesinde açık ihale usûlü ve pazarlık usûlü ile gerçekleştirilen benzer nitelikteki ihalelere katıldığı, pazarlık usûlü ile gerçekleştirilenlere karşı dava açtığı, açık ihale usûlü ile gerçekleştirilenlere yönelik şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusu yapıp dava açtığı, bu davalarda mahkemelerce iptal kararı verildiği hâlde davalı idarenin ihale dokümanında rekabeti bozucu, katılımı engelleyen düzenlemeler yapmaya devam ettiği, işbu davanın sözleşmenin imzalanmasından sonra açıldığı, davaya konu ihalenin kamu kaynakları kullanılarak finanse edildiği ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve ikincil mevzuat hükümlerine aykırı olarak düzenlendiği dikkate alındığında, ihalenin açık ihale usûlü ile gerçekleştirildiği ve kendilerinin istekli olarak ihaleye katılmadığından bahisle davanın ehliyet yönünden reddedilmesinin hatalı olduğu, kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve fonksiyonellik ilkesini de içine alan Kamu İhale Kanunu’nun 5. maddesindeki temel ilkelere aykırı olduğu, ihale uhdesinde kalan şirketin iş deneyiminin yetersiz, düzenlenen iş deneyim belgesinin ise mevzuatın aradığı koşulları sağlamadığı, sıhhatli olmayan iş deneyim belgesine istinaden ekonomik ve mali yeterliği sağlamadığı tartışmasız olan şirket üzerine ihale kararı alınmasının hatalı olduğuna yönelik iddialarının esasının incelenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Müdahil tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 22/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.