Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/1803 E. , 2022/3129 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/1803
Karar No:2022/3129
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … Petrol Ürünleri Pazarlama İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
2- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü (EÜAŞ) tarafından 05/08/2013 tarihinde gerçekleştirilen “Afşin-Elbistan Linyitleri İşletme Müdürlüğü İhtiyacı 1.000.000 Kg 4 No.lu Fuel-Oil’in(Kal-Yak) İşletme Teslimi” ihalesi üzerinde kalan ve sözleşme imzalanan davacı şirketin, sözleşmenin imzalanması aşamasında sahte belge teslim etmek suretiyle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 25. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında yasak fiil ve davranışta bulunduğundan bahisle aynı Kanun’un 26. maddesi uyarınca davacı şirket ile şirketin sermayesinin yarısından fazlasına sahip ortağı olan diğer davacının 2 (iki) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmalarına ilişkin 14/05/2014 tarih ve 29000 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce Dairemizin 24/03/2021 tarih ve E:2015/2463, K:2021/1040 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu uyuşmazlıkta, davacı şirketin dava konusu ihale kapsamında sözleşme imzalamadan önce idareye sunduğu vergi borcu bulunmadığına ilişkin belgede değişiklik yapması dolayısıyla dava konusu yasaklama işleminin tesis edildiği, Kadıköy Vergi Dairesi’nin ilgili yazılarından, davacının toplam vergi borcunun 981,75-TL olduğunun görüldüğü, bu vergi borcu miktarı ihale katılmaya engel bir durum oluşturmadığı gibi, bahsedilen belgede herhangi bir değişiklik yapılması hâlinde dahi idarenin veya davacının hak ve menfaatlerine olumlu veya olumsuz yönde bir etkisinin olmayacağı, başka bir anlatımla bahsi geçen belgenin değiştirilmeden idareye sunulmuş olması durumunda da, davacının ilgili Tebliğ hükmü uyarınca belirtilen miktarın altında vergi borcu olduğundan, vergi borcu olmadığı kabul edilerek ihale veya sözleşme işlemlerine aynı şekilde devam edileceği, öte yandan, davalı idarece davacının yasaklamaya esas fiil ve davranışı Türk Ceza Kanunu kapsamında suç sayıldığı için üst sınırdan ceza verildiği belirtilmiş ise de, söz konusu fiil dolayısıyla idarenin şikâyeti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Sor. No: … sayılı soruşturması neticesinde verilen … tarih ve … sayılı kararıyla, belgede sahtecilik suçu için sahteliği iddia edilen belgenin ıslak imza veya mühür içeren aslının olması gerektiği, yazıcıdan çıktı alınan belgede tarihin değiştirilme imkânının olduğu, ıslak imza ya da mühür bulunmayan belgenin iğfal kabiliyetinin olmadığı ve belgede sahtecilik suçunun konusunu oluşturmayacağı gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği; bu itibarla, davacı şirketin idareye sunduğu “borcu yoktur” belgesinde değişiklik yaptığı hususu sübuta erdiğinden, bu fiili dolayısıyla 4734 sayılı Kanun’un 26. maddesine göre kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verilebileceği açık olmakla birlikte, 25. maddede belirtilen fiil ve davranışlarda bulundukları tespit edilenler hakkında fiil veya davranışlarının özelliğine göre bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verileceği belirtildiğinden, davacı şirketin fiil ve davranışının özelliği ve sonuçları, ihale ve sözleşme sürecine etkisi dikkate alınmaksızın Kanun’da öngörülen ihalelere katılmaktan yasaklama kararının cezanın alt sınırından uzaklaşılarak üst sınırdan (iki yıl) verilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde, eylemle ceza arasındaki ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleri yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının fiil ve davranışının özelliği gözetilerek yasaklılık süresinin tespit edildiği, davacının fiilinin teşebbüs aşamasında kalmadığı, aksine sahte belge düzenlenip kullanıldığı için üst sınırdan ceza verildiği, kanunun ruhuna ve kamu yararı amacına uygun şekilde işlemin tesis edildiği, savcılık kararının işlemden sonra verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:.. sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.