Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/1879 E. , 2022/4295 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/1879
Karar No:2022/4295
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki “S” plaka sayısının ilk etapta 400 artırılması ve muhammen bedelin tespit edilmesi için takdir komisyonu kurulmasına ilişkin … tarih ve … sayılı İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) Genel Kurul Kararı ile muhammen bedelin 400.000,00-TL (KDV Hariç) olarak belirlenmesine, plaka devrinin iki yıl süreyle sınırlanmasına ve “S” plaka satan alacak kişi ve şirket ortakların sağlamaları gereken koşulların belirlenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı UKOME Genel Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda;
Mahkemelerince S plaka sayısının 400 adet artırılmasının gerekip gerekmediği, servis araçlarına olan ihtiyaç durumu, yolcu talepleri, yolcu sayısı, fiilen çalışan araçların kapasite ve sayısı ile yeterli olup olmadıkları, yeni ihdas edilecek plakaların trafik güvenliği ile şehircilik ve planlama ilkelerine uygunluğunun tespit edilmesi gerekli görüldüğünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, alınan bilirkişi raporunda özetle; “Kentsel ulaşımda amaçlanan kentte yaşayanların günlük ulaşım faaliyetlerinin yine kullanıcılarının beklentileri doğrultusunda karşılanmasıdır. Kullanıcılar genel anlamda kısa zamanda, düşük ücretle ve belirli bir konforla ulaşmak istemektedirler. Ulaşım türlerine göre ortalama yolculuk süreleri grafiği incelendiğinde servis araçlarının ortalama yolculuk süresinin 40,2 dakika olup bu süre özel araç kullanımından daha uzun ve toplu taşıma araçlarının yolculuk süresine göre daha kısa olduğu belirtilmiştir. Hane halkı anketi çalışması kapsamında yapılan araştırmalar sonucunda servis araçlarında durağa ortalama yürüme süresinin 1,8 dakika olduğunun ortaya çıktığı, bu değerin metroda 5,4 dakika, İZBAN’da 5,7 dakika, yolcu vapurunda 6,8 dakika olduğu dikkate alınarak durağa yürüme süresinin oldukça kısa olduğu ve bu durumun da servis araçlarının kullanım tercihini arttırdığı belirtilmiştir.
Servis araçlarının hareket saatleri diğer toplu taşıma araçlarına göre daha tanımlı olduğu için durakta bekleme süresinin sadece 2,5 dakika olduğu, bu değerin metroda 5,4 dakika, belediye otobüsünde 10,9 dakika ve vapurda 7,3 dakika olduğu vurgulanmıştır. Varış noktasına yürüme mesafesi ise serviste 2,2 dakika iken metroda 5,8 dakika, belediye otobüsünde 5,1 dakika ve vapurda 7,1 dakika olarak belirtilmiştir. Bunun dışında, servis araçlarının durak uygulamasına tabi olmamaları, yolcuların aktarma yapmamalarının ulaşım süresini kısalttığı ve toplu taşıma araçlarına göre avantaj sağladığı, bu durumun da yolculukların toplu taşımadan servis taşımacılığına kayması için bir neden olduğu belirtilmiştir. Diğer bir neden ise servis taşımacılığının kullanıcılar için sunmuş olduğu konfor olarak belirtilmiştir. Servis araçları ile oturarak yolculuk yapılırken, toplu taşıma araçları ile ayakta yolculuk oranının oldukça yüksek olması Servis ulaşımı tercihi için bir avantajdır. Toplu taşıma hizmet düzeyini yeterli bulmayan Velilerin servis taşımacılığını tercih etmesi, İşverenler tarafından çalışanların zamanında işyerine gelmeleri için servis taşımacılığını tercih etmesi, servislere ödenen ücretlerin işverence karşılanması ve bu ödemelerin vergi hesabında gider olarak gösterilebilmesi gibi hususlar da servis taşımacılığını teşvik eden hususlardır.
Raporda, yeni bilgilerin toplanması çalışması kapsamında perde-kordon hatlarındaki kesit noktalarında yapılan sayımlarda servis araçlarının gün içindeki toplam taşıt trafiğindeki araç hacimleri elde edilmiştir. P 16 Çiğli- Karşıyaka Perdesi ile P 17 Gaziemir-Çevre Yolu Perdesi sayımlarına göre dıştan merkeze ve merkezden dışa sırasıyla 7.938 ve 8.746 servis aracı gittiği tespit edilmiştir. Açılan yeni çalışma alanları ve özel eğitim alanları göz önünde bulundurulduğunda özellikle dış çeperde yer alan ve toplu taşıma sisteminin efektif erişim sağlamadığı Kemalpaşa, Kınık, Bergama, Dikili, Ödemiş ilçelerinde yer alan çekim alanlarında, kent merkezi başlangıçlı yolculuklar ile Manisa ile olan Ev-İş Yolculukları ilişkisi nedeniyle mevcut durumda servis sayısı ile ilgili çeşitli yetersizlikler ortaya çıktığı, üretilen lokal çözümler, ilgili kanun hükümleri doğrultusunda işletmeciler ile denetim mekanizmasını karşı karşıya getirdiği de oluşan sorunlar olarak ortaya konmuştur. …
İzmir Ulaşım Ana Planı kapsamında 2030 yılına kadar gerçekleştirilmesi hedeflenen ulaşım yatırımlarının tamamlanması ile birlikte, kent genelinde servis yolculuklarının türel dağılımdaki oranının %10,6’ya düşeceği tahmin edilmekte olup toplam yolculuk sayısının da 1,7 kat artarak, 5.883.387’den 10.242.075’e yükselmesi ile birlikte servis ile yapılacak yolculukların 688.937’den 1.085.659’a yükseleceği öngörülmektedir.
Kentlerde yerel yönetimlerce yürütülen ulaşım sistemi, sundukları hizmet düzeyi bakımından çeşitli sebeplerle kentliye sundukları taşıma hizmetinde yetersiz kaldıklarında, Toplu taşımada beklenen hizmetin sağlanamaması nedeniyle alternatif ulaşım türleri ortaya çıkmaktadır. Servis taşımacılığının büyükşehirlerde ve özellikle sanayi kentlerinde giderek yaygınlaşan ve büyüyen bir sektör haline gelmesinin temel nedeni de budur. Servis taşımacılığının sabah konut-okul, konut-iş akşam tam tersi olmak üzere kapıdan kapıya taşımacılık yapması, hareket saatleri tanımlı olduğundan bekleme süresinin az olması, zamanında ulaşım, yaya yürüme mesafelerini en aza indirgemesi, oturarak seyahat edilmesi vb. gibi yolculuk konforu ile ilgili olumlu özelliklerinin bulunması yanında, kamusal ucuz nitelikli toplu taşıma araçlarına göre daha yüksek maliyetli olması, trafik sıkışıklığı ve güvenliği açısından da diğer lastik tekerlekli toplu taşıma araçlarına göre daha dezavantajlı olmamakla birlikte, raylı toplu taşıma araçlarına göre daha olumsuz yanları olduğu bilinmektedir. Bu anlamda yerel yönetimlerin ulaşım politikalarını kent geneline yayılacak raylı sistemler odaklı kurmaları önem arz etmektedir. Ancak ülkemiz büyükşehirlerinde ve İzmir özelinde toplu taşımada raylı sistemlere yönelik önemli yatırım adımları atılmış olmakla birlikte henüz kent genelinde kapsayıcı hizmet seviyelerine ulaşılamamıştır. Bu nedenle servis araçlarının kent içi ulaşım sisteminden çıkarılabilmesi ya da sayılarının limitlenebilmesi için kentin gelişme ve sanayi alanlarında da yaygın, konforlu ve ekonomik toplu taşıma ulaşım ağının oluşturulması temel gerekliliktir.
Çok büyük ölçüde özel sektör aracılığı ile işletilmekle birlikte kullanılan servis araçlarının kapasitesinin özel binek araçlarından fazla olması; genellikle kapıdan kapıya hizmet vermesi ve talebe bağlı olarak şekillenen konfor düzeyi ile toplu taşımın tercih edilmesinde ve yollardaki trafik yükünün azaltılmasında yadsınamayacak öneme ve kamu yararına sahiptirler. Bu açıdan trafik hacminin azaltılması dolayısıyla trafik güvenliğine de olumlu etkileri bulunmaktadır.
İzmir Ulaşım Ana Planı (UPI-2030) çalışması kapsamında gerçekleştirilen projeksiyon ve hesaplara bağlı olarak Kent Geneli Servis Araçları İhtiyaç Tespit Raporu’nda ifade edilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde; kent genelindeki servis aracı sayısının planlanan tüm ulaşım yatırımlarının 2030 yılına kadar gerçekleşmesi halinde dahi servis kullanımlı yolculuk sayılarında 1,5 katlık bir artış meydana geleceği tahmin edilmektedir. Bu nedenle, servis aracı sayısının araç talebinde yaşanması muhtemel 1,5 katlık artış ile doğru orantılı olarak 5.549’dan 8.323’e yükseltilmesi ve önümüzdeki 10 senelik süreç içerisinde 2774 yeni servis aracının hizmete girmesi, konu ile ilgili mevcut ve gelecekte yaşanması olası problemlerin giderilmesi açısından Heyetimizce uygun olarak değerlendirilmiştir.
İzmir Ulaşım Ana Planı kapsamında üretilen büyük ölçekli toplu ulaşım yatırımlarının hayata geçeceği süreler dikkate alınarak; mevcut durumda servis ihtiyacı bulunan bölgelerde yaşanan problemlerin giderilmesi ve bölgedeki erişim problemlerinin giderilmesi amacıyla; kent nüfusunun plan çalışmasının yapıldığı tarihten itibaren geçen 5 yıllık süreçte 3.920.224’ten 4.367,251’e yükselmesi ve bunun kişi başı günlük yolculuk oranında 0,05; günlük yolculuk sayılarında ise %11’Iik bir artışa sebep olduğu göz önünde bulundurulduğunda, mevcutta 5549 olan “S Plakalı” araç sayısının yolculuk sayısı ile doğru orantılı olarak %11 arttırılması ve 2020 resmi nüfus verilerinde meydana gelecek olası artış da dikkate alınarak, 10 yıllık süreçte planlanan artışın 800 “S Plakalı” araçlık bölümünün il genelinde 2020 yılı içerisinde hizmete girmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir.
Bu araçların bölgesel ölçekte çalışması durumunda Belediyeye iletilen talepler, yeni açılan sanayi ve eğitim alanları, nüfus artı oranları ve ilçe bazında mod dağılım bilgileri doğrultusunda Kent Merkezi Bölgesinde 485, Kuzey bölgesinde 143 ve Güney Bölgesinde 172 Adet S plakalı aracın hizmet vermesi öngörülmüştür….
“S” plaka servis ihtiyacının belirlenmesine yönelik İzmir Ulaşım Ana Planı (UPI-2030) çalışması kapsamında gerçekleştirilen hane halkı yolculuk anketleri, perde-kordon kesit sayımları, ilgili kurum ve kuruluşlardan toplanan veriler, imar planları doğrultusunda hazırlanan nüfus projeksiyonları, bu veriler ışığında geliştirilen 2030 ulaşım modeli, model üzerinde gerçekleştirilen kalibrasyonlar sonrasında hesaplanan nüfus artışı, çalışan kişi sayısı, öğrenci sayısı, bireysel otomobil sahipliği sayısı ve günlük toplam yolculuk sayılarında artış öngörüsünün Ulaşım Mühendisliği planlama ilkelerine uygun olduğu, davacı tarafın belirttiğinin aksine ihtiyaç analizinin günlük ya da sadece güncel koşullar için değil gelecek öngörüsü ile kısa, orta ve uzun dönem projeksiyonları ile yapıldığı, bu nedenle pandemi döneminden önce 2018 yılında yapılan İzmir Ulaşım Ana Planı çalışmalarında pandemi koşullarının dikkate alınmamasının dava konusu edilemeyeceği, pandemi döneminin geçici olduğu ve hatta pandemi döneminde normalleşme süreciyle birlikte sosyal mesafe şartlarının temini açısından bir dolu, bir boş oturma uygulamaları nedeniyle kısa bir süre bazı toplu taşıma araçları ve servislerde %50 doluluk oranları ile çalışıldığı, bu durumda da servis araçlarına olan ihtiyacın o dönem koşullarında 2 kat arttığı göz önüne alındığında öngörülemeyen dönemler için esnek kararların alındığı pandemi gibi olağanüstü durumlar için idarelerin kamu yararı adına uzun dönem Ulaşım Ana Planı çalışmalarına dayanan kararlarının şehircilik ilkelerine, şehir ve ulaşım planlaması esaslarına ve kamu yararına aykırı olmadığı; uyuşmazlık konusu S plaka sayısının 400 arttırılmasının ulaşım ana planı kararları ile desteklenen gerekçelere dayandığı; servis araçlarına olan ihtiyaç durumu, yolcu talepleri, yolcu sayısı, fiilen çalışan araçların kapasite ve sayısının arttırılmadığı durumda Ulaşım Ana Planı ile belirlenen hedeflere ulaşılmasında yeterli olmayacağı değerlendirilmiş ve yeni ihdas edilecek plakaların trafik güvenliği ile şehircilik ve planlama ilkelerine herhangi bir aykırılığı tespit edilmemiştir.” yönünde görüş ve açıklamalara yer verildiği, bilirkişi raporuna karşı davacı tarafından yapılan itirazın raporu kusurlandıracak nitelikte görülmediği, söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu, bu durumda, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile ihtiyaç tespit raporunun ve bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesi sonucunda, servis araçlarına olan ihtiyaç durumu, yolcu talepleri, yolcu sayısı, fiilen çalışan araçların kapasite ve sayısı dikkate alındığında “S” plaka sayısının ilk etapta 400 artırılmasının kamu yararına uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemenin kendilerini önce iki ayrı dava açmaya zorlaması, sonra da davanın ivedi yargılamaya tâbi olduğunu kabul etmesinin usul ekonomisine aykırı olduğu, UKOME’nin tabii üyesi olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu tarafından görevlendirilen ilgili odanın temsilcisinin dava konusu kararların alındığı toplantıya çağrılmadığı, ulaşım sektörü ile ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından ihtisas meslek odalarının temsilcilerinin davet edilerek görüşlerinin alınıp alınmadığının incelenmediği, davalı idarece bölgenin ulaşım ihtiyacına yönelik saha araştırması yaptırılmadığı, UKOME kararlarına dayanak yapılan Kent Geneli Servis Araçları İhtiyaç Tespit Raporu’nda, güzergâhta bulunan araç sayısı, yolcu potansiyeli gibi hususlar etraflıca incelenmediği, şehrin kent merkezi bölgesine 485 servis aracı katmanın ulaşım yönünden kentin ihtiyacı olduğu hususunun somut verilerle ortaya konulmadığı, raporun varsayımsal olduğu, 2018’de hazırlatıldığı düşünüldüğünde UKOME kararlarına dayanak alınamayacağı, raporu hazırlayanların İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan kamu personeli olduğunun öğrenildiği, raporun objektif olmadığının düşünüldüğü, bilirkişi heyetinin 29 sayfalık raporda sonuç olarak 1 sayfalık bir yorum yaptığı, raporun İzmir Ulaşım Ana Planı ve Kent Geneli Servis Araçları İhtiyaç Tespit Raporu’nu tekrar ettiği, bilirkişilerin “madem ki nüfus aratacak o halde servis sayısının da artması uygundur” temalı bir görüş sunduğu, herhangi bir servis artışına lüzum olmadığı, bir dolu bir boş uygulamasının yakıt fiyatları ve şehir trafiği dikkate alındığında ekonomik olarak ve kent trafiği bakımından devam etmesi mümkün olmayan bir uygulama olduğu, dava konusu işlemlerin ilgili tüm hususlar araştırılarak ve mevcut (2021) arz/talep dengesi gözetilmek suretiyle belirlenecek çağdaş ulaşım ilkelerinin gerektirdiği şekilde yeterli inceleme ve araştırma yapılarak tesis edilmesi gerekirken bunun yapılmadığı, teknik raporun pandemi öncesi döneme ait olduğu, ayrıca İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın böyle bir dönemde servis aracı sayısının arttırılmasının mevcut esnafa daha büyük bir külfet getireceği ve ihtiyaç olmadığı yönünde görüş bildirdiği, ihale kararının ilgili bakanlıkların cevabı beklenmeden apar topar alındığı, plaka sayı arttırımının ihtiyaca göre değil tamamen gelir elde etme amaçlı yapıldığı, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nce herhangi bir karar alınmadan 400 servis aracını şehre katmaya ilişkin UKOME kararlarının hukuka aykırı olduğu, toplu taşıma hizmetinin özel hukuk kişileri eliyle sağlanması hâlinde büyükşehir belediyesinin kanunlarla kendisine verilen ulaşım hizmetlerine ilişkin imtiyazdan vazgeçmiş sayılacağı, vazgeçme iradesinin ise ancak belediye adına imtiyaz verilmesinde görevli ve yetkili kılınan belediye meclisince ortaya konulması hâlinde geçerli olacağı, UKOME’nin servis araçlarına yönelik yetkisinin çalışma şekil ve şartı, teknik özellikleri, bilet ücret tarifesi ve sayı belirleme gibi hususların tespiti ile sınırlandırıldığı, ticari plakaların tahsisinin süresiz olamayacağı, gerek Belediye Kanunu gerekse Devlet İhale Kanunu’na göre kanun kapsamında sayılan işlerde süre sınırlaması olması veya işin ne zaman başlayıp ne zaman biteceği gibi hususların açıkça belirtilmesi gerektiği, dava konusu kararlarda böyle bir süre tanımı veya sınırlaması bulunmadığı, kararda şehrin maddi koşullarının tartışılmadığı, pandemi döneminde birçok fabrikanın faaliyetini durdurduğu ve bu fabrikalara bağlı olarak çalışan yaklaşık 700 aracın işsiz kaldığı, ayrıca okulların faaliyetinin durduğu, bu şekilde bir darboğazın olduğu dönemde servis araç sayısına 400 araç daha eklemenin servis enflasyonu yaratacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
Dava konusu … tarih ve … sayılı UKOME Genel Kurul kararı ile plakalara ilişkin gerçekleştirilmesi planlanan ihaleye ilişkin muhammen bedel belirlendiğinden dava ivedi yargılama usulü kapsamında görülmüştür.
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde servis taşımacılığında kullanılan “S” plakalı araç sayısının 400 adet artırılması yönünde ihale yapılmasına ilişkin … tarih ve …sayılı UKOME Genel Kurulu kararı ile bu karar doğrultusunda alınan “muhammen bedelin 400.000,00-TL olarak belirlenmesi ve ihale kurallarının düzenlenmesi”ne ilişkin … tarih ve …sayılı UKOME Genel Kurulu kararlarına istinaden ihale yapılarak hak sahibi araçlara plakaları verilmiştir. Ancak mezkûr UKOME kararları … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Bunun üzerine, … tarih ve … sayılı UKOME Genel Kurulu kararı ile, “’Kent Geneli Servis Araçları İhtiyaç Tespit Raporu’ kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde servis taşımacılığında kullanılan “S” plakalı araç sayısının ilk etapta 400 adet artırılmasına, muhammen bedelin tespitine yönelik “S” plakaların serbest piyasa bedellerinin belirlenebilmesi için ilgili odalardan görüş istenmesine, kurumlardan gelen görüşler doğrultusunda Muhammen Bedelin belirlenmesi için Takdir Komisyonu kurulmasına ve Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliğinin 28/1. maddesi kapsamında Kent Geneli Servis Araçları İhtiyaç Tespit Raporunun İçişleri ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bildirilmesi yönündeki Teknik Kurul görüşünün uygunluğuna” karar verildiği, daha sonra anılan karar doğrultusunda alınan 23/03/2021 tarih ve 2021/144 sayılı UKOME Genel Kurulu kararı ile, “Muhammen bedelin tespitine ilişkin 19/03/2021 tarihli Komisyon Raporu kapsamında muhammen bedelin 400.000,00-TL (KDV hariç) olarak belirlenmesi, “S” plaka satın alacak kişi ve şirket ortaklarının “İBŞB Servis Araçları Yönergesi” kapsamında düzenlenen ve kararda belirtilen “Ticari Taşıt Tahsis Belgesi” alma koşullarını sağlamaları ve spekülatif kazanca neden olunmaması için, satın alınacak “S” plakaların veraset yolu ile yapılan intikaller hariç 2 yıl süre ile bir başka kişiye satılamaması/devredilememesi ve herhangi bir şekilde hibe edilememesine” karar verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun, “Kapsam” başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, ”Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür.”; “İlkeler” başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanunun yürütülmesinde, ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması esastır.”; “Şartnameler” başlıklı 7. maddesinin birinci fırkasında, “İhale konusu işlerin her türlü özelliğini belirten şartname ve varsa ekleri idarelerce hazırlanır.”; “Tahmin edilen bedelin tespiti” başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasında, “Tahmin edilen bedel, idarelerce tespit edilir veya ettirilir. İşin özelliğine göre gerektiğinde bu bedel veya bu bedelin hesabında kullanılacak fiyatlar belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulur. Tahmin edilen bedel, bunun dayanaklarının da eklendiği bir hesap tutanağında gösterilir ve asıl evrak arasında saklanır. Bu bedel gerektiğinde ihale komisyonlarınca tahkik ettirilir.”; “İhale komisyonları” başlıklı 13. maddesinin beşinci fıkrasında, “İl özel idarelerine ait ihaleler, il daimi encümenince, belediyelere ait ihaleler belediye encümenince bu Kanun hükümlerine güre yürütülür.”; “İsteklilerde aranacak nitelikler ve istenecek belgeler” başlıklı 16. maddesinin birinci fıkrasında, “İdarece ihalelerin en elverişli koşullarla sonuçlandırılmasını sağlamak amacıyla, isteklilerde belirli mali ve teknik yeterlik ve nitelikler aranabilir. Bunları tespite yarayan belgelerin neler olduğu, şartnamelerde gösterilir.”; “Uygun bedelin tespiti” başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrasında, “Artırmalarda uygun bedel; tahmin edilen bedelden aşağı olmamak üzere teklif edilen bedellerin en yükseğidir”; “İhale usullerinin neler olduğu” başlıklı 35. maddesinde, “Bu Kanunun 1. maddesinde yazılı işlerin ihalelerinde aşağıdaki usuller uygulanır: a) Kapalı teklif usulü, b) Belli istekliler arasında kapalı teklif usulü, c) Açık teklif usulü, d) Pazarlık usulü, e) Yarışma usulü. İşin gereğine göre bu usullerden hangisinin uygulanacağı, bu Kanun hükümlerine uyularak idarelerince tespit edilir.” kurallarına yer verilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanun’un amacı, belediyenin kuruluşunu, organlarını, yönetimini, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usûl ve esaslarını düzenlemektir.”; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “Bu Kanun belediyeleri kapsar.”; “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; … hizmetlerini yapar veya yaptırır. …”; “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15. maddesinde, “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır: … f) Toplu taşıma yapmak; bu amaçla otobüs, deniz ve su ulaşım araçları, tünel, raylı sistem dâhil her türlü toplu taşıma sistemlerini kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek. … p) Kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek.
… Belediye, (e), (f) ve (g) bentlerinde belirtilen hizmetleri Danıştay’ın görüşü ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kararıyla süresi kırkdokuz yılı geçmemek üzere imtiyaz yoluyla devredebilir; toplu taşıma hizmetlerini imtiyaz veya tekel oluşturmayacak şekilde ruhsat vermek suretiyle yerine getirebileceği gibi toplu taşıma hatlarını kiraya verme veya 67. maddedeki esaslara göre hizmet satın alma yoluyla yerine getirebilir.”; “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18. maddesinde ise, “Belediye meclisinin görev ve yetkileri şunlardır: … j) Belediye adına imtiyaz verilmesine ve belediye yatırımlarının yap-işlet veya yap-işlet-devret modeli ile yapılmasına; belediyeye ait şirket, işletme ve iştiraklerin özelleştirilmesine karar vermek…”; kuralları yer almıştır.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7. maddesinde, “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır: … f) Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek. … p) Büyükşehir içindeki toplu taşıma hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek, büyükşehir sınırları içindeki kara ve denizde taksi ve servis araçları dahil toplu taşıma araçlarına ruhsat vermek. Büyükşehir içindeki toplu taşıma hatlarıyla ilgili olarak; şehir merkezine olan uzaklık, nüfus ve hattı kullanan sayısı kriterleri esas alınarak tespit edilecek hatlarla ilgili toplu taşıma hizmetlerinin işlettirilmesine karar vermek.”; “Ulaşım hizmetleri
” başlıklı 9. maddesinde, “Büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla, büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’nun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisinin katılacağı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kurulur. İlçe belediye başkanları kendi belediyesini ilgilendiren konuların görüşülmesinde koordinasyon merkezlerine üye olarak katılırlar. Ulaşım Koordinasyon Merkezi toplantılarına ayrıca gündemdeki konularla ilgili üye olarak belirlenmeyen ulaşım sektörü ile ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından ihtisas meslek odalarının temsilcileri de davet edilerek görüşleri alınır. Bu Kanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkileri ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılır. Ulaşım koordinasyon merkezi kararları, büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe girer. Ulaşım koordinasyon merkezi tarafından toplu taşıma ile ilgili alınan kararlar, belediyeler ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgililer için bağlayıcıdır. …” kurallarına yer verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanun’un amacı, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir.”; “İl ve ilçe trafik komisyonları” başlıklı 12. maddesinde, “İl ve İlçe Trafik Komisyonlarının kuruluşu ile görev ve yetkileri: … b) Görev ve yetkiler: 1. İl sınırları içinde mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almak, 2. Trafiğin düzenli bir şekilde akımını sağlamak bakımından alt yapı hizmetleri ile ilgili tedbirleri almak, trafikle ilgili sorunları çözümlemek, bütün ülkeyi ilgilendiren Trafik Güvenliği Yüksek Kurulu’nun müdahalesini gerektiren hususları İçişleri Bakanlığına iletmek. 3. Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları, çalıştırılabileceği yerler ile güzergâhlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek. …” kuralları yer almıştır.
15/06/2006 tarih ve 26199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği’nin (Yönetmelik) “Görev ve yetkileri” başlıklı 18. maddesinde, (1) UKOME, büyükşehir içindeki kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesini sağlamak üzere; ulaşım, trafik ve toplu taşıma konularında üst düzeyde yönlendirici karar alma, uygulama, uygulatma ve ilgili mevzuattaki usulüne göre gereken tesisleri kurma, kurdurma ve işletme hak ve yetkilerine haizdir. Bu amaçla; a) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde, mevzuatla yetkili kılındığı durumlarda mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almakla, b) Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde nazım plan çerçevesinde, arazi kullanım ve ulaşım planlama çalışmalarıyla büyükşehir ulaşım planını yapmak, yaptırmak, uygulamak ve uygulatmak için gereken karar ve tedbirleri almakla, c) Trafiğin düzenli bir şekilde akımını sağlamak bakımından alt yapı hizmetleri ile ilgili tedbirleri almak, trafikle ilgili sorunları çözümlemek, trafikle ilgili olarak ülkeyi ilgilendiren veya mevzuat değişikliği gerektiren hususları İçişleri (Ek ibare: RG-23/5/2019-30782) ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletmekle, ç) Kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; otobüs, taksi, dolmuş ve servis durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek, gerçek ve tüzel kişiler ile resmi ve özel kurum ve kuruluşlara ait otopark olmaya müsait boş alan, arazi ve arsaları geçici otopark yeri olarak ilan etmek ve bunların sahiplerine veya üçüncü şahıslara işletilmesi için izin vermek, izin verilen otoparklar ile karayolu üzerindeki diğer park yerlerinde (Değişik ibare: RG-25/4/2014-28982) engelliler için işaretlerle belirlenmiş bölümler ayrılmasını sağlamakla, d) Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları ile bu taşıtların teknik özelliklerini tespit etmek, çalıştırılabileceği yerler ile güzergâhlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek, bunlara izin ve çalışma ruhsatı vermekle, e) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde, ulaşım, toplu taşıma ve trafik mevzuatının büyükşehir belediyesine verdiği yetki doğrultusunda uygulamaya yönelik yönlendirici karar almak ve görüş oluşturmakla, f) İlçe (Ek ibare: RG-25/4/2014-28982) belediyelerince (Mülga ibare: RG-25/4/2014-28982) (…) düzenlenen yol ve kavşaklar ile büyükşehir belediyesince yapılan sinyalizasyon sistemlerinde aksaklık tespit edildiği takdirde uyarıda bulunmak ve düzeltilmesini sağlamakla, g) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde kalan karayollarının bir kısmının veya tamamının yoldan faydalananların bir kısmına veya tamamına kapatılmasına, park edilecek yerler ile zaman ve süresinin ve araçların geliş ve gidiş yollarının ve yollara konulacak trafik işaretlerinin yerlerinin belirlenmesine karar vermekle, ğ) Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun belirlediği sınırlar içinde araçların kullanacağı şeritleri ve yol kullanım esaslarını tespit etmek ve gerekli yasakları koymak, gerekli hal ve yerlerde en çok ve en az hız limitlerini belirlemekle, görevli ve yetkilidir.”; “Ulaşım hizmetlerine ilişkin işlemler” başlıklı 28. maddesinde, (1) Nüfus artışı ve şehrin ulaşım planı dikkate alınmak suretiyle büyükşehir sınırları dâhilinde taşıma ihtiyacı, UKOME tarafından düzenlenecek bir raporla İçişleri (Ek ibare: RG-23/5/2019-30782) ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bildirilir. (2) Taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçları ile toplu taşım araçlarının tahsis süreleri, ticari plaka sayıları ile bu plakaların verilmesine ilişkin usul, esas ve devir ücretleri UKOME’ce tespit edilir.” kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan kurallardan, belediyelerin satım, hizmet, kira, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işlerinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca yürütüleceği, ihale konusu işlerin her türlü özelliğini belirten şartname ve varsa eklerinin idarelerce hazırlanacağı, tahmin edilen (muhammen) bedelin idarelerce tespit edileceği veya ettirileceği, bu bedelin gerektiğinde ihale komisyonlarınca tahkik ettirileceği, belediyelere ait ihalelerin belediye encümenince yürütüleceği, idarece isteklilerde belirli malî ve teknik yeterlik ve niteliklerin aranabileceği, bunları tespite yarayan belgelerin neler olduğunun şartnamelerde gösterileceği, işin gereğine göre uygulanacak ihale usûlünün idarelerce tespit edileceği anlaşılmaktadır.
Belediye Kanunu uyarınca, belediyenin, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla ulaşım gibi kentsel alt yapı hizmetlerini yapacağı veya yaptıracağı, toplu taşıma yapmanın, her türlü toplu taşıma sistemlerini kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmenin, her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek ile toplu taşıma hizmetlerini imtiyaz veya tekel oluşturmayacak şekilde ruhsat vermek suretiyle yerine getirmenin, toplu taşıma hatlarını kiraya vermenin veya hizmet satın alma yoluyla yerine getirmenin belediyenin yetki ve imtiyazları arasında olduğu, belediye adına imtiyaz verilmesinin ise belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında sayıldığı görülmektedir.
Büyükşehir Belediyesi Kanunu’na göre, büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak, ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak, her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını ve güzergâhlarını belirlemek, büyükşehir içindeki toplu taşıma hizmetlerini yürütmek, taksi ve servis araçları dahil toplu taşıma araçlarına ruhsat vermek, toplu taşıma hizmetlerinin işlettirilmesine karar vermek büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır. Büyükşehir içindeki her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla, büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’nun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisinin katılacağı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kurulacaktır. Bu Kanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkileri ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılacaktır. Ulaşım koordinasyon merkezi kararları, büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe girecektir.
Karayolları Trafik Kanunu ile il ve ilçe trafik komisyonları, karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticarî amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları, çalıştırılabileceği yerler ile güzergâhlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek ile görevli ve yetkili kılınmıştır.
Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği uyarınca UKOME, büyükşehir içinde her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek, karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticarî amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları ile bu taşıtların teknik özelliklerini tespit etmek, çalıştırılabileceği yerler ile güzergâhlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek, bu doğrultuda uygulamaya yönelik yönlendirici karar almak ve görüş oluşturmakla görevli ve yetkili kılınmıştır. Ayrıca nüfus artışı ve şehrin ulaşım planı dikkate alınmak suretiyle büyükşehirdeki taşıma ihtiyacı UKOME tarafından düzenlenecek bir raporla İçişleri ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bildirilecek olup, taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçları ile toplu taşıma araçlarının tahsis süreleri, ticarî plaka sayıları ile bu plakaların verilmesine ilişkin usul, esas ve devir ücretleri UKOME tarafından tespit edilecektir.
Bir hiyerarşik kurallar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki kuralların, yürürlüklerini üst düzeydeki kurallardan aldıkları kuşkusuzdur. Kurallar hiyerarşisinin en üstünde genel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasadan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanunlardan almaktadır. Dolayısıyla, bir kuralın, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir kurala aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Yönetmelik ile UKOME’ye verilen, toplu taşıma araçlarının tahsis süreleri, ticarî plaka sayıları ile bu plakaların verilmesine ilişkin usûl, esas ve devir ücretlerinin tespit edilmesi görev ve yetkisinin, aktarılan Kanun hükümleri ile birlikte değerlendirilerek yorumlanması gerekmektedir.
Toplu taşıma hizmetlerinin belediye tarafından yerine getirilmesinden vazgeçilerek üçüncü kişilere gördürülmesine karar verme yetkisi belediye meclisine ait olduğundan belediye meclisince alınacak bu karara dayanak olmak üzere UKOME tarafından ticarî plakaların verilmesine ilişkin usûl ve esaslar tespit edilebilir. Bu bağlamda, ticarî plaka verilmesi için yapılacak ihaleye ilişkin şartnameye dayanak oluşturacak nitelikte araştırma ve incelemeler yapılarak, görüşler alınması, ihaleye katılacak olanlarda ve araçlarda aranacak şartların ve istenilecek belgelerin ve nihayet ticarî plakaların muhammen bedelinin UKOME tarafından belirlenmesi mümkündür.
Büyükşehir Belediyesi Kanunu uyarınca, trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkilerinin (örneğin, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları, çalıştırılabileceği yerler ile güzergâhlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek) UKOME’ye verildiği, toplu taşıma hizmetinin özel hukuk kişileri eliyle sağlanmak istenmesi hâlinde, büyükşehir belediyesi kanunla kendisine verilen ulaşım hizmetlerine ilişkin imtiyazdan vazgeçmiş sayılacağından, vazgeçme iradesinin belediye adına belediye meclisince ortaya konulması gerektiği, ancak belediye meclisince alınacak karara dayanak teşkil edecek nitelikte her türlü şartı ihtiva eden şartname ve bununla ilgili çalışmaların belediye idaresinin bir parçası olan UKOME tarafından yapılabileceği, tahmin edilen (muhammen) bedelin UKOME tarafından tespit edilebileceği veya ettirilebileceği, isteklilerde aranacak mâlî ve teknik yeterlik ve niteliklere ilişkin belgelerin neler olduğunun da bu kapsamda UKOME tarafından belirlenebileceği açıktır.
UKOME kararları kural olarak büyükşehir belediye başkanı onayıyla yürürlüğe gireceğinden, toplu ulaşım hizmetlerine ilişkin olarak büyükşehir belediye başkanınca, UKOME kararı ile belirlenen taşıma ihtiyacının Belediye tarafından mı yoksa üçüncü kişilerce mi karşılanacağı hususunda karar alınmak üzere konunun belediye meclisinin gündemine taşınması gerekmektedir.
“Kent Geneli Servis Araçları İhtiyaç Tespit Raporu” kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde servis taşımacılığında kullanılan “S” plakalı araç sayısının ilk etapta 400 adet artırılmasına, muhammen bedelin belirlenmesi için takdir komisyonu kurulmasına ve raporun İçişleri ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bildirilmesine … tarih ve … sayılı UKOME Genel Kurulu kararı ile karar verildiği, daha sonra anılan karar doğrultusunda, takdir komisyonu raporu kapsamında muhammen bedelin 400.000,00-TL (KDV hariç) olarak belirlenmesi, “S” plaka satın alacak kişi ve şirket ortaklarının sağlamaları gereken şartlar ile aranılacak/istenilecek belgelerin tespit edilmesi ve elde edilecek plakaların, spekülatif kazanca engel olmak amacıyla, 2 yıl süreyle devredilememesi yönünde …… tarih ve … sayılı UKOME Genel Kurulu kararının alındığı dosyanın incelenmesinden anlaşılmaktadır.
İlk aşamada “S” plaka sayısının 400 adet artırılması, plaka alacaklarda aranılacak şartlar ve bunlardan istenilecek belgelerin belirlenmesi ile plaka muhammen bedelinin 400.000,00-TL olarak belirlenmesi konusunda alınan dava konusu UKOME kararları, UKOME’ye verilen yetkiler kapsamındadır.
Mahkemece, S plaka sayısının 400 adet artırılmasının gerekip gerekmediği, servis araçlarına olan ihtiyaç durumu, yolcu talepleri, yolcu sayısı, fiilen çalışan araçların kapasite ve sayısı ile yeterli olup olmadıkları, yeni ihdas edilecek plakaların trafik güvenliği ile şehircilik ve planlama ilkelerine uygunluğunun tespit edilmesi gerekli görüldüğünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; ““S” plaka servis ihtiyacının belirlenmesine yönelik İzmir Ulaşım Ana Planı (UPI-2030) çalışması kapsamında gerçekleştirilen hane halkı yolculuk anketleri, perde-kordon kesit sayımları, ilgili kurum ve kuruluşlardan toplanan veriler, imar planları doğrultusunda hazırlanan nüfus projeksiyonları, bu veriler ışığında geliştirilen 2030 ulaşım modeli, model üzerinde gerçekleştirilen kalibrasyonlar sonrasında hesaplanan nüfus artışı, çalışan kişi sayısı, öğrenci sayısı, bireysel otomobil sahipliği sayısı ve günlük toplam yolculuk sayılarında artış öngörüsünün Ulaşım Mühendisliği planlama ilkelerine uygun olduğu, davacı tarafın belirttiğinin aksine ihtiyaç analizinin günlük ya da sadece güncel koşullar için değil gelecek öngörüsü ile kısa, orta ve uzun dönem projeksiyonları ile yapıldığı, bu nedenle pandemi döneminden önce 2018 yılında yapılan İzmir Ulaşım Ana Planı çalışmalarında pandemi koşullarının dikkate alınmamasının dava konusu edilemeyeceği, pandemi döneminin geçici olduğu ve hatta pandemi döneminde normalleşme süreciyle birlikte sosyal mesafe şartlarının temini açısından bir dolu, bir boş oturma uygulamaları nedeniyle kısa bir süre bazı toplu taşıma araçları ve servislerde %50 doluluk oranları ile çalışıldığı, bu durumda da servis araçlarına olan ihtiyacın o dönem koşullarında 2 kat arttığı göz önüne alındığında öngörülemeyen dönemler için esnek kararların alındığı pandemi gibi olağanüstü durumlar için idarelerin kamu yararı adına uzun dönem Ulaşım Ana Planı çalışmalarına dayanan kararlarının şehircilik ilkelerine, şehir ve ulaşım planlaması esaslarına ve kamu yararına aykırı olmadığı; uyuşmazlık konusu S plaka sayısının 400 arttırılmasının ulaşım ana planı kararları ile desteklenen gerekçelere dayandığı; servis araçlarına olan ihtiyaç durumu, yolcu talepleri, yolcu sayısı, fiilen çalışan araçların kapasite ve sayısının arttırılmadığı durumda Ulaşım Ana Planı ile belirlenen hedeflere ulaşılmasında yeterli olmayacağı değerlendirilmiş ve yeni ihdas edilecek plakaların trafik güvenliği ile şehircilik ve planlama ilkelerine herhangi bir aykırılığı tespit edilmediği” belirtilmiştir.
İzmir Ulaşım Ana Planı (UPI-2030), idarece hazırlanan “Kent Geneli Servis Araçları İhtiyaç Tespit Raporu” ve ulaşım alanında uzman bilirkişilerce hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporundaki görüşler dikkate alındığında, İzmir ili bakımından servis araçlarına ihtiyacın bilimsel kıstaslara uygun olarak belirlendiği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Öte yandan, belediye encümeninin yetkileri bakımından konu ele alındığında ise, belediye encümeninin 2886 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca belediye meclisi tarafından alınacak karar üzerine yapılacak ihaleyi yürütmekle görevli ve yetkili olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 21/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesinin (f) bendinde, “Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek.”; (p) bendinde, “Büyükşehir içindeki toplu taşıma hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek, büyükşehir sınırları içindeki kara ve denizde taksi ve servis araçları dahil toplu taşıma araçlarına ruhsat vermek. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/14 md.) Büyükşehir içindeki toplu taşıma hatlarıyla ilgili olarak; şehir merkezine olan uzaklık, nüfus ve hattı kullanan sayısı kriterleri esas alınarak tespit edilecek hatlarla ilgili toplu taşıma hizmetlerinin işlettirilmesine karar vermek.” büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır.
Anılan Kanun’un “Ulaşım hizmetleri” başlıklı 9. maddesinde de, bu Kanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dâhilinde il trafik komisyonunun yetkilerinin ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılacağı, ulaşım koordinasyon merkezi kararlarının, büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe gireceği, ulaşım koordinasyon merkezi tarafından toplu taşıma ile ilgili alınan kararların, belediyeler ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgililer için bağlayıcı olduğu, koordinasyon merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcilerinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılan yönetmelikle belirleneceği, büyükşehir belediyelerine bu Kanun ile verilen görev ve yetkilerin uygulanmasında, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun bu Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Ayrıca, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 8. ve 9. maddelerine dayanılarak hazırlanan ve 15/06/2006 tarihli, 26199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği’nin “Ulaşım Koordinasyon Merkezi” başlıklı üçüncü kısmının “Görev ve yetkileri” kenar başlıklı 18. maddesinde, “(1) UKOME, büyükşehir içindeki kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesini sağlamak üzere; ulaşım, trafik ve toplu taşıma konularında üst düzeyde yönlendirici karar alma, uygulama, uygulatma ve ilgili mevzuattaki usulüne göre gereken tesisleri kurma, kurdurma ve işletme hak ve yetkilerine haizdir. Bu amaçla; a) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde, mevzuatla yetkili kılındığı durumlarda mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almakla, … ç) Kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; otobüs, taksi, dolmuş ve servis durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmekle…d) Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları ile bu taşıtların teknik özelliklerini tespit etmek, çalıştırılabileceği yerler ile güzergâhlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek, bunlara izin ve çalışma ruhsatı vermekle, e) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde, ulaşım, toplu taşıma ve trafik mevzuatının büyükşehir belediyesine verdiği yetki doğrultusunda uygulamaya yönelik yönlendirici karar almak ve görüş oluşturmakla, …” görevli ve yetkilidir kuralına yer verilmiş; 28. maddesinin (2) numaralı fıkrasında da, “Taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçları(nın)… tahsis süreleri, ticari plaka sayıları ile bu plakaların verilmesine ilişkin usul, esas ve devir ücretleri UKOME’ce tespit edilir.” düzenlemesi yer almıştır.
Aktarılan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden büyükşehir belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları ile bu taşıtların teknik özelliklerini tespit etmek, çalıştırılabileceği yerler ile güzergâhlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek, bunlara izin ve çalışma ruhsatı verme konusunda karar verme yetkisinin Büyükşehir Ulaşım Koordinasyon Merkezine ait olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 12/(b) maddesinde il ve ilçe trafik komisyonlarının görevleri sayılmıştır. Bu kapsamda, 02/04/1986 tarih ve 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulmuş olan Ticari Plakaların Verilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Karar ile, tahdit kapsamında bulunan taksi, dolmuş, minibüs ve (S) serisinden ticari servis araçlarına verilecek plakaların verilme usul ve esasları belirlenmiştir.
Anılan Karar’ın 3. maddesinde, ticari plaka verilebilmesi için umum servis araçlarında, şoförlük mesleğini geçim kaynağı olarak seçtiğini beyan etmiş ve ilgili meslek odasına, ilgili meslek odasının bulunmadığı yerlerde şoförler odasına üye olmak veya ticaret odalarına kayıtlı taşımacı şirketlerce şehir içinde taşımacılık yapmak şartı aranacağı öngörülmüş ve ticari plakaların verilme usul ve esaslarını düzenleyen 5. maddesinde ise, “Ticari plaka, kapalı teklif usulü ile aşağıdaki şartlar dikkate alınarak, trafik komisyonunun tespit edeceği esaslara göre verilir.
a) İlin ihtiyacı dikkate alınarak dağıtılacak ticari plaka sayısı trafik komisyonunca tespit edilecek ticari plakanın serbest piyasadaki tahmini bedelinin %80’ine tekabül eden muhammen bedeli, müracaat şekli, süresi, ihale zamanı ve diğer hususlar mahalli vasıta ve/veya en az iki gazete ile kamuoyuna duyurulur.
b) Tespit edilen ticari plakalar ikişer aylık dönemlerde bir yılda altı defa verilebilir.
c) Kapalı teklif zarfları trafik komisyonları huzurunda açılır ve en yüksek bedeli teklif edenlerden başlamak üzere o dönem için tespit edilen miktarda ticari plaka verilir. Eşit ücret teklif edenler arasında trafik komisyonu huzurunda kura çekilir.
d) Müracaat edenlerden, trafik komisyonunun tespit edeceği muhammen bedelin 1/5’i teminat olarak peşin alınır. Plaka bedelinin kalan kısmı ödenmedikçe plaka almaya hak kazananlara ticari plaka verilmez, kazanamayanların teminatları iade edilir.” kuralı yer almıştır (www.trafik.gov.tr.mevzuat.karar).
23/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5216 sayılı Kanun’un 9. maddesinde, büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkilerinin Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) tarafından kullanılması öngörüldüğünden, 02/04/1986 tarih ve 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulmuş olan Ticari Plakaların Verilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Karar’ın 5. maddesiyle, tahdit kapsamında bulunan taksi, dolmuş, minibüs ve (S) serisinden ticari servis araçların plakalarının verilmesinde il trafik komisyonuna ait bulunan yetkilerin UKOME tarafından kullanılması kanunun amir hükmü gereğidir. 5216 sayılı Kanun ile belirlenen kurallar ile çelişmeyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili mevzuatın uygulanacağı açık olup, anılan Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen Usul ve Esasların ve öngördüğü temel ilkelerin 5216 sayılı Kanun ve yukarıda anılan Yönetmelik ile çelişmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca 02/04/1986 tarih ve 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesi’nin 17/12/2020 tarih ve E:2018/37, K:2020/5771 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle büyükşehir sınırları içerisinde il trafik komisyonu yetkileri Büyükşehir Ulaşım Koordinasyon Merkezi’ne geçmiş bulunduğundan, uyuşmazlığa konu tahdit kapsamında bulunan (S) serisinden ticari servis araçlarına verilecek plakaların ihtiyaca göre sayısının belirlenmesi ve ihale edilmesi hususunda önceden il trafik komisyonları tarafından kullanılan yetkilerin UKOME tarafından kullanılmasında 5216 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil eden bir yön bulunmamaktadır.
Belirtilen hukuki durumun aksine büyükşehir belediye meclisince belirtilen konularda ayrıca bir karar alınması yönünde yapılacak bir uygulamanın, UKOME tarafından alınan kararların, belediye meclislerince yeniden tartışılmasına, değiştirilmesine, uygulanmamasına ya da eksik uygulanmasına neden olacağı ve bu durumun UKOME kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki kanun hükmünü işlevsiz hâle getireceği, UKOME tarafından karar verilmeden önce belediye meclisi kararı aranmasının da katılımcı bir anlayışla oluşturulan UKOME’nin kuruluş amacı ile bağdaşmayacağı kuşkusuzdur. Kaldı ki, Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 28. maddesinde, Belediye Kanunu’nun bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlandığından, yukarıda belirtilen konularda Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun yetki kurallarının uygulanması gerekmektedir. Bu noktada, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 13. maddesinin beşinci fıkrasında, belediyelere ait taşıma işlerinin bu Kanun kapsamında olduğu ve belediyelere ait ihalelerin belediye encümenince yapılacağı kuralı yer aldığından, uyuşmazlık konusu ihalenin belediye encümeni tarafından yapılacağı hususunda bir tartışma bulunmamaktadır.
Bu bağlamda, “S” plakalı araç sayısının ilk etapta 400 adet artırılması, muhammen bedelin belirlenmesi için takdir komisyonu kurulması ve ihtiyaç tespit raporunun ilgili bakanlıklara bildirilmesi yolundaki … tarih ve … sayılı UKOME Genel Kurul kararı ile anılan karar doğrultusunda alınan, muhammen bedelin 400.000,00-TL (KDV hariç) olarak belirlenmesi, “S” plaka satın alacak kişi ve şirket ortaklarının kararda belirtilen “Ticari Taşıt Tahsis Belgesi” alma koşullarını sağlamaları ve spekülatif kazanca neden olunmaması için, satın alınacak “S” plakaların veraset yolu ile yapılan intikaller hariç 2 yıl süre ile bir başka kişiye satılamaması / devredilememesi ve herhangi bir şekilde hibe edilememesi yolundaki … tarih ve … sayılı UKOME Genel Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davanın reddi yolundaki temyize konu Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmadığından, kararın aktarılan gerekçeyle onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Daire kararında aktarılan kurallardan, mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tedbirler almak ve trafik ile ilgili sorunları çözümlemek konusunda ve ulaşım, toplu taşıma ve trafik konularında yönlendirici karar alma, planlama yapma, koordinasyon sağlama, gereken tesisleri kurup kurdurma yetkisi doğrultusunda genel karar alma ve düzenleme yapmakta UKOME’nin yetkisinin bulunduğu tartışmasızdır. Bununla birlikte; büyükşehir belediyesi sınırları dâhilinde toplu taşıma hizmetlerini yürütmenin ve bu amaçla toplu taşıma vasıtalarının işletilmesi ve işlettirilmesinin kamu hizmeti olarak münhasıran büyükşehir belediyelerine imtiyaz olarak verilmiş olduğu, toplu taşıma vasıtalarını işlettirmenin imtiyaz sözleşmesi, ruhsat verme, kiralama veya hizmet satın alma yoluyla gördürülebileceği, söz konusu usullerden herhangi birinin seçilmesi yoluyla toplu taşıma hizmetinin özel hukuk kişileri eliyle sağlanması hâlinde büyükşehir belediyesinin kanunlarla kendisine verilen ulaşım hizmetlerine ilişkin imtiyazdan vazgeçmiş sayılacağı, vazgeçme iradesinin ise, ancak, belediye adına imtiyaz verilmesinde görevli ve yetkili kılınan belediye meclisince ortaya konulması hâlinde geçerli olacağı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; “S” plaka sayısının artırılmasının ve ihale edilecek plakaların muhammen bedelinin belirlenmesi yetkisinin öncelikle belediye meclisinde olduğu, dava konusu kararlar ile UKOME tarafından belediye meclisinin yerine geçilerek, konuya (ihaleye) ilişkin öncesinde alınmış bir belediye meclisi kararı olmaksızın bu hususlarda belirlemeye gidilmiş olmasında yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında hukuki isabet görülmediğinden, temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.