Danıştay Kararı 13. Daire 2022/1893 E. 2022/4590 K. 06.12.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/1893 E.  ,  2022/4590 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/1893
Karar No:2022/4590

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idarece 25/06/2021 tarihinde 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca açık teklif usulü ile yapılan Bursa ili, Karacabey ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel, No:… adreslerinde bulunan sosyal tesisler kiralama ihalesinin, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca iptaline ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; üç yıldan fazla süre ile kiraya verme işlerinin belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında olduğu, ihaleye konu sosyal tesislerin Karacabey Belediye Encümeni’nin … tarih ve … sayılı kararıyla 3 yıllığına … Hizmetler Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye (… Birlik) kiralandığı, anılan kiralama işinin 1 yıl daha uzatılması talebinin 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18. maddesi gereği belediyenin karar organı olan belediye meclisince karara bağlanması gerekirken … Belediye Başkanınca bu yöndeki başvurunun kabul edildiği, dolayısıyla 25/06/2021 tarihinde yapılan ihalenin iptaline ilişkin … tarih ve … sayılı Karacabey Belediye Encümeni kararında ve bu kararın bildirimine ilişkin işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı;
Öte yandan, 04/11/2021 tarihli yürütmenin durdurulması kararına itiraz mahiyetinde davalı idarece verilen 18/11/2021 tarihli dilekçede; ihtilaf konusu yerin 10 yıl süre ile kiralanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Karacabey Meclis kararı alındığı, dolayısıyla dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülse de; anılan meclis kararının, eski kira sözleşmesinin sona erdiği 31/03/2021 tarihinden sonra tesis edildiği ve halihazırda devam eden bir kira sözleşmesinin uzatılmasına ilişkin olmadığı, aksine bahse konu sosyal tesislerin kiraya verilme sürelerinin belirlenmesi amacıyla alındığının anlaşıldığı dolayısıyla anılan iddiaya itibar edilmediği sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin tüm unsurları yönünden hukuka uygun olduğu ve kamu yararı amacı taşıdığı, belediye meclisinin kira sözleşmesini uzatma yetkisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ :
Dava dilekçesinin incelenmesinden, davacı tarafından, dava konusu idari işlemin sırasıyla şekil ve sebep unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçeleri açıklanmak suretiyle iddia edilerek iptali istenilmiş olup; Mahkemece, mezkûr işlemin şekil unsurunun hukuka uygunluğu ile alakalı bir değerlendirmeye yer verilmediği görülmüştür. Bu doğrultuda, aşağıda yapılacak izahatta, İdari Yargılama Usulüne hakim ilkelerden olan resen araştırma yetkisi ile adil yargılanma ilkesinin unsurlarından biri olan gerekçeli karar hakkı arasındaki denge irdelenecektir.
Bir muhakemede, çözümü amaçlanan iki temel sorun vardır. Bunlar, maddi sorun ve hukuki sorundur. Maddi sorun, “olgusal dünya”ya; hukuki sorun, “normatif dünya”ya aittir.Olay ile olayın özelliklerinin ne olduğunun açıklandığı bölüm “sorun”, mevcut delilleri ve delillerin irdelenmesini, delillerle sonuç arasındaki bağın, diğer bir söylemle neden bu sonuca varıldığının anlatıldığını ve hukukun nitelendirmelerinin yapıldığı bölüm “gerekçe” bölümüdür. “yargılamayı gerçekleştiren ve yargılananlarla ilgili bilgileri, iddiayı, savunmayı, kabul edilen ve reddedilen delilleri, bunların tartışılması”, kararın gerekçesinde yer alması gereken unsurlardır.(Yargıtay CGK, T.,06/10/2022 E:2021/1-355 K:2022/621).
Bu bağlamda, organik anlamda yargılama faaliyeti yürüten idari yargı merciilerince, hukuka uygunluk denetimi neticesinde tamamlanacak idari yargılamanın gerekçe bölümünde, yukarıda zikredilen kısımlara yer verilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, karşıt bir argüman olarak ileri sürülebilecek olan resen araştırma yetkisinin, yüksek mahkemenin yukarıda yer verilen tahlili ile ters düşecek mahiyette bir olgu olmadığı düşünülmektedir.
Öğretide, resen araştırma yetkisi, idari yargı merciinin bakmakta olduğu davada her türlü incelemeyi kendiliğinden yapabilmesi olarak tarif edilmektedir(CANDAN, Turgut,Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu,Resen Araştırma Yetkisi,2022,s.702). Yapılan tarif ele alındığında, resen araştırma yetkisinin, mahkemenin, tarafların iddia ve müdafaası ile bağlı olmayabileceği gibi tahkikakı genişletmek ve ilgilendiği hususları sormak yetkisini haiz olması gibi iki ana unsurdan teşekkül ettiği söylenebilir(ONAR Sıddık Sami,İdare Hukuku’nun Umumi Esasları,Dosyanın İncelenmesi,1966,s.1983).
Dolayısıyla mahkemenin, önüne taşınan iddialar ile bağlı olmaması hususunun, gerekçe bölümünde iddiaların müspet veya menfi bir değerlendirmeye tabi tutulmaması anlamına geldiği çıkarımı yapılamayacağı aşikardır. Bu nedenle, tarafların esasa müessir kabiliyette olabilecek veya yüzeysel değil ayrıntılı bir biçimde ve gerçekçi bir zeminde ortaya konulan iddia ve savunmalarının gerekçe bölümünde tartışılması ve bu hususların mahkemece verilen kararda etkili olup olmadığının, takdir edilecek düzeyde, ortaya konulması adil yargılanma ilkesine daha uygun düşecektir.
Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Khamidov/Rusya kararında, idare mahkemesinin, başvurucunun iki iddia ve talebinden sadece birine değinmiş olduğu, oysaki, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6.maddesinin, sadece dava açma hakkını tanımadığı, yanı sıra talep ve iddiaların incelenmesi hakkını da içerdiği şeklinde değerlendirmede bulunmuştur. Mahkemeye erişim hakkının, yalnızca bir uyuşmazlığın mahkeme önüne taşınmasını değil, aynı zamanda uyuşmazlığın özünü teşkil eden talep veya iddiaların etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek olduğunu hatırlatmıştır. Benzer şekilde, Anayasa Mahkemesi müteaddit defa (B. No:2013/4022, § 59, 61) (B. No: 2014/8282,§ 37) mahkeme hakkının, bir kimsenin talep veya iddiasının yerinde olduğu ya da olmadığı yönünde bir karar verilmesini isteme hakkını da kapsadığını ifade etmiştir.
Yapılan açıklamalar ışığında, temyize konu kararın gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
… Belediye Başkanlığı ile … Hizmetler San. Ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan kira sözleşmesiyle, “Belediyeye Devir Olan DSİ Taşkın Sahasında Bulunan Alanlar İle Mülkiyeti Belediyeye Ait Olan Tarlalar, Konut (Ev), Sosyal Tesisler, Kafeterya, Dükkan, İşyerleri, Rampa ve Kantarların” 01/04/2018 tarihinden itibaren 3 yıl süreyle kiralanmasına karar verilmiş; sözleşmenin 2. maddesinin (s) bendinde, ‘Belediye (idare) gerekli gördüğü takdirde ve tamamen Belediyenin takdirinde olmak üzere ihalede öngörülen sözleşme bitim tarihinden sonra sözleşmeyi birer yıllık süreler ile uzatabilir’ kuralı uyarınca kiracının sözleşme süresinin 1 yıl daha uzatılması’ talebinde bulunması üzerine … Belediye Başkanı’nın … tarih ve … sayılı Oluru’yla sözleşmenin 1 yıl daha uzatılmasına karar verilmiştir.
Devam eden süreçte sosyal tesislerin Karacabey Belediye Encümeni’nin … tarih ve … sayılı Oluru’yla 25/06/2021 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca ”açık teklif usulü” ile kiralanmasına ilişkin olarak ihale gerçekleştirilmiştir.
Mevcut kiracının, 25/06/2021 tarihinde, halihazırda kira sözleşmelerinin devam ettiği dolayısıyla yeni bir ihaleye çıkılmasının fiilen ve hukuken mümkün olmayacağı gerekçesiyle ihale yapılmaması yönünde idareye başvuruda bulunması üzerine 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca ita amiri tarafından ihalenin iptaline karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, ihalenin iptali kararının ve bu kararın bildirimine ilişkin 09/07/2021 tarih ve 118409 sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 1. maddesinde, “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür.” hükmüne; 31. maddesinde, ”İhale komisyonları tarafından alınan ihale kararları, ita amirlerince karar tarihinden itibaren en geç 15 işgünü içinde onaylanır veya iptal edilir. İta amirince karar iptal edilirse ihale hükümsüz sayılır.” hükmüne; 45. maddesinde, “Bu Kanunun 1 inci maddesinde yazılı işlerden, tahmin edilen bedeli her yıl Genel Bütçe Kanunu ile tespit edilecek tutarı geçmeyen ihaleler açık teklif usulüyle yapılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesinin 1-h bendinde, mahalli müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde taşınmaz almak, kamulamak, satmak, kiralamak veya kiraya vermek, trampa etmek, tahsis etmek, bunlar üzerinde sınırlı ayni hak tesis etmek, belediyenin yetki ve imtiyazları arasında sayılmıştır. Aynı maddenin 6. fıkrasında 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75 inci maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı düzenlenmiş, taşınmaz malların; süresi üç yılı geçmemek üzere kiralanmasına karar vermek, Kanunun 34. maddesine göre belediye encümeninin; üç yıldan fazla kiralanmasına karar vermek ise, Kanunun 18. maddesine göre belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan kuralların birlikte değerlendirilmesinden, belediyelere ait taşınmazların kiralanmasına ilişkin ihale işlemlerinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı, bu işlemlerde kapalı teklif usûlünün esas olduğu, kira süresinin 10(on) yıldan fazla olamayacağı, üç yıla kadar kiralamada belediye encümeninin, üç yıldan fazla kiralamada belediye meclisinin yetkili olduğu, kira akdinin sona ermesi, uzatılması, yenilenmesi ve kira tespiti gibi hususların 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine ve bu Kanunun öngördüğü usûl ve esaslara göre yürütülmesi gerektiği, sözleşme süresi sonunda ise taşınmazların tahliyesine ilişkin olarak 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.

İhale konusu sosyal tesislerin Karacabey Belediye Encümeni’nin … tarih ve … sayılı kararıyla 3 yıllığına …’e kiralandığı, 2018 yılında başlayan kira sözleşmesinin 2021 yılında bitmesine rağmen mevcut kiracı tarafından, yeni bir ihale yapılmadan başkanlık oluruna istinaden kullanılmaya devam edildiği, hâlbuki, kira süresinin bitimi üzerine taşınmaz malın yeniden kiraya verilebilmesinin, ancak yeniden ihale yapılması halinde mümkün olduğu dikkate alındığında, 25/06/2021 tarihinde yapılan ihalenin iptaline ilişkin kararda ve bu kararın bildirimine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Nitekim, Yargıtay …Hukuk Dairesi’nin benzer mahiyetteki … tarih ve E:… K:… sayılı ve … tarih ve E: … K: … sayılı kararlarında, 2886 sayılı Kanun kapsamında yapılan ihalelerde kira sözleşmesinin süre bitiminde sona ereceği, dolayısıyla kiracılık sıfatı sona erdiğinden kiracının fuzuli şâgil durumuna düşeceği hususu vurgulanmıştır.
Bu itibarla, ihalenin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 06/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.