Danıştay Kararı 13. Daire 2022/1942 E. 2022/2991 K. 04.07.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/1942 E.  ,  2022/2991 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/1942
Karar No:2022/2991

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. ….

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti Aksaray Belediyesine ait Aksaray ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde bulunan 800 m² yüzölçümlü taşınmazın (arsanın) … tarihinde … sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile satışına yönelik ihalenin ita amirince onaylanmayarak iptaline ilişkin … tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; 12/01/2022 tarihinde açık artırma usulüyle yapılan ihalenin 1.160.000,00-TL ile en yüksek teklifi veren davacının üzerinde kaldığı, ihale komisyonu (belediye encümeni) kararının ita amirince onaylanmayarak ihalenin iptal edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, davaya konu işlem içeriğinde ihalenin onaylanmamasına ilişkin olarak herhangi bir gerekçeye yer verilmemiş ise de, savunma dilekçesinde, ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olmadığı gerekçesine yer verildiği, dolayısıyla ihale sonucunda oluşan satış bedelinin, taşınmazla aynı bölgede bulunan taşınmazlarla birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazın rayiç bedeline göre daha düşük olması nedeniyle ihale kararının ita amiri tarafından onaylanmadığının anlaşıldığı, ihale kararının ita amiri tarafından kamu menfaati gözetilerek onaylanmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihale konusu taşınmazın 800 m² arsa olduğu, muhammen bedelin 480.000,00- TL olarak belirlendiği ve ihalede 1.160.000,00-TL bedelle en çok pey sürerek dava konusu ihaleyi aldığı, ihaleye altı katılımcının dahil olduğu, yurt dışında yaşadığı, ihaleye katılmak için Türkiye’ye geldiği, elindeki dövizi bozdurduğu, ihaleden birkaç gün sonra kendisinden karşılıklı olarak anlaşıldığına dair yazı vermesinin istenildiği, kabul etmemesi üzerine davalı idarece zaten ihalenin iptal edildiği buna ilişkin tebligatın da gönderileceğinin söylendiği, daha sonra da hiçbir sebep bildirilmeksizin keyfi bir şekilde ihalenin iptal edildiği, davalı idarece ihalenin iptal yetkisinin usule ve amaca uygun olarak kullanılması, objektif nitelikte sayılabilecek belgeler ile belgelendirilmesi ve iptal işleminin yapılıp yapılmaması noktasında makul ve meşru sebepler dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği, davalı idarece ihalenin istenilen bedele ulaşmadığının kendisine şifahi olarak söylendiği, ilk derece Mahkemesinin keşif yapmadan ve delil toplamadan davanın reddine karar verdiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 31. maddesinde ihale kararlarının ita amirince en geç 15 gün içerisinde onaylanacağı veya ihalenin iptal edileceği ile ihalenin iptal edilmesi halinde hükümsüz kalacağının belirtildiği, ita amirlerine verilen bu yetkinin, ihale işlemlerinin sırf mevzuata uygunluğunu denetlemeye yönelik olmayıp, aynı zamanda ihale konusu işin özelliği, benzer işlere ilişkin diğer ihalelerin sonuçları, ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olup olmadığı gibi hususlar değerlendirilmek suretiyle ita amirinin yerindelik denetimi yaparak Kamu menfaatini koruması amacıyla düzenlendiği, bu nedenle ihalenin onaylanmaması işleminin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dairemizin 10/05/2022 tarih ve E:2022/1942 sayılı ara kararı ile davalı idareden; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak savunma dilekçesinde, “… 2886 sayılı Kanun’la itâ âmirlerine 15 gün içinde ihaleyi onaylama ya da onaylamayarak iptal etme konusunda tanınan yetki, ihale işlemlerinin sırf mevzuata uygunluğunu denetlemeye yönelik olmayıp, aynı zamanda ihale konusu işin özelliği, benzer işlere ilişkin diğer ihalelerin sonuçları, ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olup olmadığı gibi hususlar değerlendirilmek suretiyle itâ âmirinin yerindelik denetimi yaparak Hazine menfaatini koruması amacıyla düzenlenmiştir” şeklinde açıklamaya yer verildiği görüldüğünden, bu hususu ortaya koyan ve ihalenin onaylanmamasına ilişkin sebepler sorulmuş; ara kararına verilen cevabın incelenmesinden, ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olmadığı, satış bedelinin taşınmazla aynı bölgede bulunan diğer taşınmazlarla birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmaza komşu olan ve imar durumu benzer özelliklere sahip taşınmazların m² fiyatının 2.450,00-TL ile 7.700,00-TL arasında değiştiği, buna karşılık dava konusu taşınmazın satışı için gerçekleştirilen ihalede m² fiyatının 1.450,00-TL üzerinden sonuçlandığı, muhammen bedelin ve ihale bedelinin piyasa fiyatlarının çok altında kalması sebebiyle ihale kararının ita amiri tarafından onaylanmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin .. tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 04/07/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.