Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2195 E. , 2022/2483 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2195
Karar No:2022/2483
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Hâlinde … Hediyelik Eşya Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı, 175.374.396,32-TL bedelli ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan ve daha sonra … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce 02/02/1996 tarihinde iflâsına karar verilen … Bank A.Ş.’nin iflas tasfiye işlemlerine başlanması sonucu iflas masasına başvuran alacaklılarından 932’sinin talebi kabul edilerek sıra cetveline kaydının yapıldığı, bu arada Fon’un, 3182 sayılı Bankalar Kanunu uyarınca sigorta kapsamında mudilere yaptığı ödemelerden kaynaklanan alacağı ile Bankaca ödenmeyen mevduat sigortası primlerinden kaynaklanan alacağının ve 4389 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesi uyarınca mudilere sigorta kapsamında yaptığı ödemelerden kaynaklanan alacağının iflas masasına kaydedildiği, ancak Fon’un iflas masasına kayıtlı alacağının tahsil edilecek durumda olmadığı sonucuna ulaşılması üzerine Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile; mudilere yapılan ödemelerden kaynaklanan ve 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesine göre yapılan hesaplama sonucunda 30/09/2006 tarihine kadar faizi ile birlikte toplam 59.977.238,14-TL’nin Fon alacağı sayılmasına, Fon alacaklarının tahsilini teminen 4389 sayılı Kanun hükümleri ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 108. maddesinin 1., 2., 3. ve 4. fıkraları, 134. maddesinin 10., 11. ve 16. fıkraları, Geçici 11. ve Geçici 16. maddeleri uyarınca … Bank A.Ş.’nin yönetim ve denetimini doğrudan ve dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran gerçek ve tüzel kişi ortakları ile yöneticileri hakkında 6183 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde takip ve tahsil işlemlerinin yapılmasına karar verildiği, anılan karar uyarınca davacı şirket adına takibe geçilerek 59.977.238,14-TL tutarında … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubu düzenlendiği, bu işleme karşı açılan davanın … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, davacı tarafça Mahkeme kararı temyiz edildikten sonra temyiz talebinden vazgeçilmesi üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verildiği, bu karara karşı karar düzeltme yoluna gidilmediğinden ödemeye çağrı mektubunun kesinleşmesi nedeniyle davacı şirketin amme borçlusu sıfatı kazandığı, bu arada davalı idare ile davacı şirket arasında 17/04/2007 tarihinde yapılan protokol gereği borcun yeniden yapılandırılarak sözü edilen borcun 55 taksitle ödenmesine karar verildiği, protokol yapılabilmesi için peşin olarak 1.906.292 Dolar ve protokol imzalanırken 200.000 Dolar ödenmesi durumunun protokolün 5.3.2. maddesinde yer aldığı, yine protokolün 7. maddesinde protokol hükümlerinin ihlâli hâlinde 6183 sayılı Kanun’a göre yapılan takiplere kaldığı yerden devam olunacağı maddesinin bulunduğu, … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı ile ek protokol imzalandığı, davacı tarafın protokolü ihlâl etmesi nedeniyle protokolün geçersiz hâle gelmesi sonrası davalı idarece … tarih ve … sayılı ödeme emriyle 59.977.238,14-TL tutarın davacıdan istenilmesi üzerine … İdare Mahkemesi’nin … sayılı esasına kayden açılan davada, protokol hükümleri gereğince ödenmiş olan meblağ mahsup edilmeksizin ödeme emrinin düzenlenmesi nedeni ile ödeme emrinin iptaline karar verildiği, mezkûr kararın Danıştay denetiminden geçerek kesinleştiği, davalı idarece Mahkeme kararı doğrultusunda işlem tesis edilerek protokole göre yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, ödeme emrinin dayanağı olan ödemeye çağrı mektubunun … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla hukuka uygun bulunarak kesinleştiği görüldüğünden, hukuka uygun bulunan ve yapılan protokol uyarınca vadesinde ödenmeyen alacağın tahsiline … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile hükme bağlanan mahsup işlemi yapıldıktan sonra devam edilmesine yasal engel bulunmadığından tanzim edilen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince Dairemizin 02/11/2021 tarih ve E:2017/2471, K:2021/3615 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; … Bank A.Ş.’nin yönetiminin geçici olarak …Bankası’na devredildiği dönemde (11/04/1994 ile 15/11/1996 tarihleri arasında) … A.Ş. hisselerinin … Bankası tarafından … Grubuna satışına ilişkin sözleşme gereğince … Holding A.Ş. tarafından … Bankası’na ödenen 75.000.000-USD peşinatın 52.600.000-USD’lık kısmının … Bank A.Ş. kaynağı olduğunun tespiti nedeniyle mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca … Bankası ile … Holding arasında akdedilen 22/04/1994 tarihli sözleşmenin Fon’a karşı hükümsüz kılınarak banka kaynağının edinen/edindirilen kişi olan … Bankası’ndan tahsili amacıyla … Bankası’nın 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takibine ilişkin … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararının iptali istemiyle … Bankası tarafından açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 28/01/2016 tarih ve E:2015/2873, K:2016/107 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/03/2017 tarih ve E:2016/2262, K:2017/1309 sayılı kararı ile anılan kararın onandığı, 28/03/2019 tarih ve E:2017/2086, K:2019/1421 sayılı karar ile de karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği ve Fon alacağının tahsili amacıyla … Bankası’ndan 298.465.757,01-TL’lik bir tahsilat sağlandığı anlaşıldığından, Fon tarafından … Bankası’ndan tahsil edilen 298.465.757,01-TL’nin iflas masasına kaydının sağlanması ve mahsup işleminin yapılması sonrasında bakiye Fon alacağı kalması hâlinde ancak kalan miktar üzerinden takibe devam edilebileceği gerekçesiyle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesi’nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının protokol borçlusu olduğu, dava konusu ödeme emrinin dayanağını teşkil eden ödemeye çağrı mektubunun kesinleştiği, İş Bankası tarafından Fon ve iflas idaresi aleyhine menfi tespit davası açıldığı, bu nedenle mahsup işleminin tamamlanamadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin İş Bankası’ndan tahsil edilen alacağı iflas masasına sunmayıp uhdesinde blokeli şekilde haksız olarak tuttuğu, bu durumun masaya kayıtlı alacaklara faiz işlemesine de sebep olduğu, iflas masasının daha fazla zarara uğramaması için TMSF tarafından tahsil edilen paranın iflas masasına teslim edilmesi gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.