Danıştay Kararı 13. Daire 2022/222 E. 2022/2872 K. 27.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/222 E.  ,  2022/2872 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/222
Karar No:2022/2872

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ….

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı yayın kuruluşu tarafından, İstanbul, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Kocaeli ve Sakarya illerinde uygun görülecek frekanslarda radyo yayın izni verilmesi ve frekans kullanım ücreti tahakkuk ettirilmesi talebiyle yapılan 16/02/2021 tarihli başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun’un Geçici 6. maddesinde frekans tahsisleri yapılıncaya kadar geçecek sürede radyo ve televizyon kuruluşlarının durumunun düzenlendiği; bir yayın kuruluşunun anılan madde kapsamında geçici yayın hakkına sahip olabilmesi için öncelikle, söz konusu kuralın amacına uygun olarak, Kanun’un yürürlüğe girdiği 1995 yılında fiilen yayın yapıyor olması gerektiği, uyuşmazlıkta, davacı yayın kuruluşu tarafından, 1995 yılında yayın lisansı almak üzere Üst Kurul’a başvuru yapıldığı, anılan başvuruda yer alan “verici teçhizatının kurulacağı binalar ve alanlar” başlıklı liste incelendiğinde, yalnızca İstanbul ili, Beyoğlu ilçesinde kule yapım aşamasının tamamlanmak üzere olduğunun belirtildiği, Kocaeli, Tekirdağ ve Yalova il merkezine yönelik olarak ise lisans verilme süreci tamamlandıktan sonra verilen süre içerisinde vericilerin kurulacağının ifade edildiği; bu itibarla, davacı kuruluşun 1995 yılında yalnızca İstanbul ilinde yayında olduğu, diğer illere yönelik olarak ise herhangi bir yayın faaliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, yayın alanının genişletilmesi amacıyla yapılan söz konusu başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 1995 yılında karasal ortamda bölgesel (R2) yayın lisans müracaatında bulunduğu, bu başvuruya istinaden bölgesel yayın hakkına sahip olduğu, dava konusu başvuruda belirttilen illerde 26 yıldır aralıksız radyo yayını yaptığı, söz konusu başvurunun yayın alanını genişletmeye yönelik olarak yapılmadığı, aksi durumun kabulü hâlinde dahi davalı idarenin kurulduğu tarihten itibaren uzunca bir süre geçmesine rağmen, frekans tahsisine ilişkin ihaleler ve gerekli sair düzenlemelerin hâlen yapılmadığı dikkate alındığında ne zaman yapılacağı belli olmayan bir ihale nedeniyle yayın yapmak için başvuruda bulunan kuruluşların başvurularının reddedilmesinin Anayasayla güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlâl edilmesine yol açacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 1995 yılında yapılan başvuruların ilgili Yönetmelikte yer alan teknik bilgileri içermesinin zorunlu olduğu, davacı kuruluşun anılan başvurusunun ise yayın yapılmak istenen yerleşim yerleri ve kapsanacak nüfus dışında herhangi bir teknik bilgiyi içermediği, kuruluşun 1995 yılında yalnızca İstanbul ilinde yayında olması sebebiyle diğer illere yönelik yayın izni verilmediği, 1999 yılı sonunda Üst Kurul’a ibraz edilen yayın yapılan yerleşim yerlerine ait verici bilgi formunda da yalnızca İstanbul – Merkez’in bildirildiği, Üst Kurulca sıralama ihalesi yapılıp karasal yayın lisansları verilene kadar geçecek süre içerisinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yayın alanını genişletmelerinin mümkün olmadığı, temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 27/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.