Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2438 E. , 2022/2669 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2438
Karar No:2022/2669
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Balıkesir ili, Gömeç ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde bulunan taşınmazın davalı idarece ihaleyle satışa çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı ihale kararının ve 09/06/2021 tarihinde gerçekleştirilen satış ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; dava konusu taşınmazın ihalesinin mevcut plan üzerinden yapıldığı, söz konusu taşınmazlara ilişkin yürürlükteki imar planlarında belirlenen kullanım koşulları ile yürürlükte bulunan imar mevzuatına göre günübirlik tesis alanı ve spor alanı olarak belirlendiği, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı’nda plan notunda dava konusu taşınmaza ilişkin olarak kısmen de olsa yapılaşma hakkı tanındığı, taşınmazın ihale süreci ve dava tarihi itibarı ile anılan taşınmazla ilgili plan değişikliği yapılmadığı, taşınmaza yönelik imar planı değişikliği vb. iş ve işlemlere ilişkin yürürlükteki mevzuat uyarınca plan onaylama yetkisinin davacı idarede olduğu, her ne kadar kamusal alan kullanımında kaldığından taşınmazın davalı idare tarafından üçüncü kişilere devredilmemesi (satılmaması) gerektiği iddia edilmiş ise de, bu durumun kabul edilmesi hâlinde davacının yapması ve külfetine katlanması gereken yükümlülüklerin davalı idareye yüklenmesi sonucunu doğuracağı, davalı idarenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmaz üzerindeki tasarrufunun kısıtlanmasının mülkiyet hakkını düzenleyen Anayasanın 35. maddesine de aykırılık teşkil edeceği, günübirlik tesis alanı ve spor alanı kullanımında kalmasının taşınmazın devrine engel oluşturmayacağı kanaatine varıldığından, davalı idarenin mülkiyetinde olan taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkının kullanılmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, anılan taşınmazın ihale yoluyla ya da satış yoluyla devredilmiş olmasının davacı tarafından ihtiyaç durumu ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca kamulaştırılmasına hukuken engel bir durumun da bulunmadığı, ayrıca söz konusu taşınmazın Maliye Hazinesi mülkiyetinde iken millet bahçesi projelerinin finansmanında kullanılmak üzere 1164 sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un Ek 4. maddesi kapsamında davalı idareye devredildiği, devir onayında “spor alanı ve günübirlik tesis yapılması” şeklinde bir kısıtlama görülmediği gibi, “millet bahçesi projelerinin finansmanında kullanılmak” amacıyla devredildiğinin de açıkça belirtildiği, bu durumda finansman sağlamak için satışının yapılabileceği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazın mülkiyetinin davalı idareye kamu hizmetlerinin ifası amacıyla bedelsiz olarak devredildiği, devir işleminin hukuka aykırı olduğu, tapu kaydındaki şerh nedeniyle taşınmazın ihaleyle satışının mümkün olmadığı, taşınmazın millet bahçesi projelerine finansman sağlamak için satıldığı belirtilmiş ise de, ilçede böyle bir proje söz konusu olmadığı için dava konusu işlemde kamu yararı bulunmadığı, uygulama imar planındaki kullanım koşullarının taşınmazın özel kişilere devrine engel teşkil ettiği, hazineye ait taşınmazların satışından elde edilen bedelden belediyelerin pay alma hakkı bulunduğu, dava konusu işlemle bu haklarının alındığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, taşınmazın hazineden idarelerine millet bahçesi projelerinin finansmanında kullanılmak üzere 1164 sayılı Kanun’un Ek 4. maddesi uyarınca bedelsiz olarak devredildiği, uygulama imar planı dâhilindeki amacı doğrultusunda tasarruf edilmek üzere satışa sunulduğu, devir işleminin dava konusu edilmediği, temyiz aşamasında dava konusu edilmeyen işlemin hukuka aykırılığına ilişkin iddiaların gündeme getirildiği, taşınmazın imar planında ve kullanım fonksiyonlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığı, tapu kaydında yer alan beyanın taşınmazın satışına engel teşkil etmediği, taşınmazın imar parseline dönüşmediği ve yola terklerinin yapılmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan … -TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 15/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.