Danıştay Kararı 13. Daire 2022/2539 E. 2022/3171 K. 16.09.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/2539 E.  ,  2022/3171 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2539
Karar No:2022/3171

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gayrimenkul A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti davalı idareye ait Şişli ilçesi, … Mahallesi, …pafta, …ada, …-…-…-…sayılı parseller ile Kâğıthane ilçesi, … pafta, …ada, …parsel sayılı taşınmazların satışına ilişkin olarak 21/03/2007 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 57. maddesi uyarınca bozularak davacının geçici teminatının irat kaydedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 11/06/2020 tarih ve E:2014/806, K:2020/1376 sayılı kararıyla, geçici teminata ek olarak yatırılan ihale iştirak teminatının davalı idare tarafından iade edilmeyerek irat kaydedilmesine imkân bulunmadığı gerekçesiyle ihale iştirak teminatı tutarı olan 26.588.575,00-TL’nin gelir kaydedilmesi yönünden anılan işlemin iptaline kesin olarak karar verilmesi nedeniyle, ihale iştirak teminatı tutarı olan 26.588.575,00-TL’nin iptal davasının açıldığı 02/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen …tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; idarenin, mahkeme kararlarını yerine getirmesinin, Anayasa’nın 138. maddesinde öngörülen bağlayıcılık ilkesi gereği temel bir ödev olup kararları geciktirme ya da uygulamama gibi bir tercih hakkı bulunmadığı, somut olayda, yargı kararının gereklerinin yerine getirilmesi kapsamında yapılan bir başvurunun söz konusu olduğu ve kesin yargı kararı ile davacı şirketten alınmasına hukuken imkân bulunmadığına hükmedilen ihale iştirak teminatının davacı şirketin mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, yargı kararlarının gecikmeksizin yerine getirilmesi yasal zorunluluğunun hilafına idarece uygulanmaması nedeniyle kararın uygulanması yönünde yapılan başvurularda (ki ilgilinin başvuru zorunluluğu da bulunmamaktadır) süre yönünden sıkı şekil şartına bağlı kalınarak yapılacak değerlendirmenin hem 2577 sayılı Kanun’un 28. maddesinin düzenleniş amacına aykırı olacağı hem de yargı kararını uygulamama eyleminin zımni olarak kesinleşmesi anlamına geleceği, bu itibarla davalı idarenin süre aşımına ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği; bu bağlamda, idarenin, kendi eylem ve/veya işlemlerinden doğan zararı tazmin etmesinin hukuk devleti ilkesinin gereği olup, davacı şirketin teminatının irat kaydı işlemine karşı açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 11/06/2020 tarih ve E:2014/806, K:2020/1376 sayılı kararıyla ihale iştirak teminatının irat kaydı işleminin hukuka aykırı olduğuna karar verildiğinden, hukuka aykırı işlem nedeniyle irat kaydedilen ihale iştirak teminatının taleple bağlılık ilkesi gereğince iptal davasının açıldığı 02/12/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2577 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca davanın süresinde açılmadığı, faiz başlangıç tarihi olarak iptal davasının değil, işbu tam yargı davasının açıldığı tarihin esas alınması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, bakılan davanın yargı kararının yerine getirilmemesi nedeniyle açılan tazminat davası niteliğinde olduğu, bu bağlamda davalının süre aşımına ilişkin iddialarının yerinde olmadığı, faiz başlangıç tarihi olarak iptal davasının açıldığı tarihin esas alınmasının yerinde olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 16/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.