Danıştay Kararı 13. Daire 2022/2596 E. 2022/3210 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/2596 E.  ,  2022/3210 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2596
Karar No:2022/3210

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Fonu (…)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Fona devredilen … Bankası A.Ş.’den kredi kullanan … Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi olan davacı tarafından, kredi alacağının tahsil edilememesi ve Banka zararından kaynaklanan kamu alacağının takip ve tahsili amacıyla adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce Dairemizin 07/04/2021 tarih ve E:2016/4000, K:2021/1240 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda;
davacının Yönetim Kurulu üyesi olduğu … Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.’nin Fona devredilen … Bankası A.Ş.’den 04/12/1995 tarihinde kullandığı ve geri ödemediği 12.500.000 DEM krediden dolayı, … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı ile kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulması üzerine, dava konusu … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubu ile, toplam 95.954.048,93-TL tutarındaki Fon alacağının 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi uyarınca tahsilini teminen 6183 sayılı Kanun’un 37’nci maddesi gereğince yazının tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde ödenmesinin istenildiği, davacı tarafından ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacının 10/08/1994 tarihli ve 3592 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan 20/07/1994 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile anılan şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, aynı yönetim kurulu kararı ile şirket yönetim kurulu üyelerine 1. derece imza yetkisi verildiği, 22/11/1995 tarihli ve 3920 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan 10/10/1995 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile davacının … Holding A.Ş.’yi temsilen yönetim kurulu üyesi olarak tekrar seçildiği, bu kararda şirketi temsil etmeye yetkili 1. ve 2. derece imza yetkililerinin belirlendiği, ancak davacının şirketi temsil etmeye yetkili kişiler arasında bulunmadığı ve daha sonraki tarihlerde de davacıya bu yetkinin verilmediği, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu … Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.’nin esas sözleşmesinde, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 319. maddesine uygun olarak temsil salahiyetinin ve idare işlerinin hepsini veya bazılarını idare meclisi azası olan murahhaslara veya pay sahibi olmaları zaruri bulunmayan müdürlere bırakabilmek için yönetim kuruluna yetki verildiği ve yetkili yönetim kurulunca yapılan görev paylaşımında davacının, adı geçen şirketi, borcun doğduğu ve ödenmesi gereken tarihlerde temsil ve ilzama yetkili kılınmadığı ve mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 317. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyesi olduğundan bahisle davacının sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 26. maddesine göre banka kaynağının kullanıldığı/kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca kanuni temsilci sıfatını haiz kişilerin 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesinin uygulanmasında kanuni temsilci olarak addedileceği, 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilcilerin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, davacının genel kredi sözleşmesinin imzalandığı ve kredi hesaplarının kat edildiği tarihlerde şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu ve kanuni temsilci olarak sorumluluğunun bulunduğu, davacının genel kredi sözleşmesinde ya da genel kredi sözleşmesinin imzalanmasına ilişkin yönetim kurulu kararında imzasının bulunmasının gerekmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 20/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.