Danıştay Kararı 13. Daire 2022/2968 E. 2022/3441 K. 03.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/2968 E.  ,  2022/3441 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2968
Karar No:2022/3441

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurulu
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul)’nca onaylanan pay alım teklifi bilgi formunun kamuya açıklanmayarak pay alım teklifinde bulunma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 103. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 6.000.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyanın Mahkemenin E:…, E:…, E:… sayılı dosyalarına kayden açılan dava dosyaları ile birlikte incelenmesinden, … Holding A.Ş.’nin (… Yatırım) sermayesinin %12,45’ini temsil eden 6.224.999,937 adet (A) grubu ve sermayenin %30,41’ini temsil eden 15.206.290,341 adet (B) grubu olmak üzere toplamda sermayenin %42,86’sına tekabül eden 21.431.290,278-TL nominal değerli payların 11/02/2019 tarihinde borsa dışında davacı tarafından satın alındığı, 19/02/2019 tarihinde davacı tarafından, pay alım teklifi bilgi formunun onaylanması istemiyle davalı idareye başvurulduğu, şirketin diğer pay sahiplerine yönelik pay alım teklifinde bulunma yükümlülüğünün yerine getirilmesine yönelik olarak II-26.1 sayılı Pay Alım Teklifi Tebliği’nin ilgili hükümleri uyarınca hazırlanan pay alım teklifi onaylanma süreci devam ederken, 11/02/2019 tarihli pay devir sözleşmesine karşı … Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 05/04/2019 tarihinde açılan tasarrufun iptali davasında, anılan paylara ihtiyati haciz konulmasına karar verildiğinden bahisle, pay alım teklif yükümlülüğünün ertelenmesine ilişkin 06/05/2019 tarihli başvurunun değerlendirilmesi sonucunda “1) Bahsedilen tasarrufun iptali davasının mevcut durumda davacının sahibi olduğu paylar üzerindeki mülkiyet hakkına ve pay sahipliğinden kaynaklanan haklarını kullanmasına bir etkisinin bulunmadığı ve davacının şirket üzerinde sahip olduğu yönetim kontrolünü engelleyici nitelikte olmadığı, 2) … Yatırım sermayesinin %12,45’ini temsil eden 6.224.999,937 adet (A) grubu ve sermayenin %30,41’ini temsil eden 15.206.290,341 adet (B) grubu olmak üzere toplamda sermayenin %42,86’sına tekabül eden 21.431.290,278-TL nominal değerli payların 11/02/2019 tarihinde borsa dışında davacı tarafından satın alınması suretiyle, davacının diğer pay sahiplerine yönelik pay alım teklifinde bulunma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla, pay alım teklifi bilgi formunun onaylanması talebinin; şirketin 1-TL nominal değerli (B) grubu payı başına asgari 2,72-TL fiyat üzerinden pay alım teklifinde bulunulması şartıyla olumlu karşılanmasına, 3) Fiili pay alım teklifi süresinin sona erme tarihine kadar olan dönemde davacı veya birlikte hareket ettiği kişiler tarafından pay alım teklifi fiyatı olan 2,72-TL’nin üzerinde bir fiyattan Şirket payı edinilmesi hâlinde, zorunlu pay alım teklifinin bu fiyattan aşağı olmayacak şekilde yeniden belirlenmesi ve ilgili hükme uygun hareket edilmesi, bilgi formunun onay tarihinden itibaren üç iş günü içerisinde KAP’ta ilan edilmesi, onay tarihinden itibaren 6 iş günü içerisinde fiili pay alım sürecine başlanılması gerektiği, Tebliğin 13. maddesinde yer alan fiili pay alım teklifine başlanılması gereken 2 aylık sürenin dolmuş olması nedeniyle, 12/04/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak faiz tutarının pay alım fiyatına eklenmesine, donan oy haklarının zorunlu pay alım teklifi işleminin tamamlanmasını müteakiben kendiliğinden çözümleneceği konusunda bilgilendirilmesine, 4) Ek süre talebinin reddine, 5) Davacının sermaye piyasası mevzuatına uyum konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermesi konusunda uyarılmasına” ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının bazı kısımlarının iptali istemiyle Mahkemenin E:… sayılı dosyasına kayden açılan dava devam ederken Kurulca onaylanan pay alım teklifi bilgi formunun kamuya açıklanmayarak pay alım teklifinde bulunma yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle 6362 sayılı Kanun’un 103. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 6.000.000,00-TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
… tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararda tasarrufun iptali davasının yükümlülüğün gerçekleştirilmesine engel olmadığının belirtildiği, … Yatırım’ın sermayesinin %12,45’ini temsil eden 6.224.999,937 adet (A) grubu ve sermayenin %30,41’ini temsil eden 15.206.290,341 adet (B) grubu olmak üzere toplamda sermayenin %42,86’sına tekabül eden ve toplam oy haklarının %82,23’üne sahip olan ayrıca şirketin hem yönetim kurulu başkanı hem de ana ortağı olan davacının, hisse devir sözleşmesi ile payları iktisap etmesi üzerine zorunlu pay alım teklifi yükümlülüğünü yasal süresi içinde yerine getirmesi gerekirken getirmediği, mevzuatta pay alım teklifi zorunluluğunu yerine getirmeyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında, Kurul tarafından pay alım teklifine konu payların toplam bedeline kadar idari para cezası verileceğinin belirtildiği, Kurulca birincil ve ikincil düzenlemelerle kendisine tanınan ”pay alım teklifine ilişkin usul ve esaslar” belirlenmesi şeklindeki görev ve yetkinin mevzuata, kamu yararına ve ölçülülük ilkelerine uygun olarak kullandığı anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, pay alım teklifi yükümlülüğünün Anayasa’da düzenlenen sözleşme hürriyetinin bir kısıtlamasını oluşturduğu, sözleşme serbestisinin kanun ile düzenlenmiş istisnai bir sınırlaması olan zorunlu pay alım teklifi yükümlülüğünün sadece lafzı ile değil fakat amacı göz önüne alınarak uygulanmasının gerekli olduğu, istisnai bir sınırlama olduğu dikkate alındığında bu yükümlülüğe katlanacak olan yönetim kontrolünü elde eden kişilerle yükümlülük ile korunmaya çalışılan kişilerin menfaatleri arasında dengenin gözetilmesi gerektiğinin açık olduğu, 16/10/2021 tarihinde Pay Alım Teklifi Tebliği’nin 17. maddesinde yapılan değişiklikle maddeye “pay alım teklifinde bulunma yükümlüsünün kusuru bulunmayan hâller hariç olmak üzere” ibaresi eklenerek faiz yükümlülüğünün kusur şartına bağlandığı, yönetim kontrolünü kaybetmesi hâlinde borsadan almak zorunda kalacağı hisseleri almasının bir anlamı kalmayacağı gibi çok büyük miktarlara varabilecek hisse bedellerini de paylarını satın aldığı her bir yatırımcıya ödemek zorunda kalacağı, Kurul’un tasarrufun iptali davasını göz önüne alarak bilgi formunun onaylanmasına ilişkin başvurusunu dava sonuna kadar onaylamayarak yatırımcılar ile kendisi arasındaki menfaat dengesini çok daha gözetici bir tutum içerisinde kullanması gerektiği, böylece davanın sonucunda hâlen yönetim kontrolünü elinde bulunduran ortak statüsünde bulunması hâlinde pay alım teklifi süreci başlatılabilecek ve Tebliğ’in 17. maddesinin o dönemdeki hâline göre pay alım bedeline eklenmesi gereken faizi ile birlikte pay alım teklifini yapabilecek olduğu, pay alım teklifi yükümlülüğü uyuşmazlık konusuyken bu yükümlülüğü yerine getirmediği iddiasıyla idari para cezası uygulanmasının hak arama hürriyetine aykırı olduğu, Mahkemece Kurul raporu aynen alıntı yapıldıktan sonra başkaca hiçbir inceleme yapılmaksızın Kurul raporu bilirkişi raporuymuş gibi kabul edilerek karar verildiği, gerekçeli karar hakkının ihlâl edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, pay alım teklifinin ertelenmesi talebinin reddi ile fiili pay alım teklifi sürecinin başlatılmasına ilişkin Kurul kararının iptali istemiyle açılan dava reddedilmiş ise de söz konusu davanın bakılan dava üzerinde hiçbir hukukî etkisinin bulunmadığı, zira davacı tarafından açık ve tereddütsüz olarak Kurulca onaylanan pay alım teklifi bilgi formunun kamuya açıklanmayarak pay alım teklifinde bulunma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle 6362 sayılı Kanun’un 103/3. maddesine aykırı davranıldığı, davacı tarafından temyiz başvurusu kapsamında yeni bir iddia ileri sürülmediği, dosyaya daha önce sunulan tüm iddialara da ayrıntılı olarak cevap verilerek Kurul işleminin hukuka uygunluğunun ortaya konulduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarı ile istemi hâlinde kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.