Danıştay Kararı 13. Daire 2022/2999 E. 2022/3160 K. 16.09.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/2999 E.  ,  2022/3160 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2999
Karar No:2022/3160

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Milli Savunma Bakanlığı ile davacı şirket arasında imzalanan hazır yemek hizmeti işine ilişkin …, … ve … ihale kayıt numaralı sözleşmelerin, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 10. maddesi ile 02/04/2020 tarih ve 31087 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “COVID-19 Salgınının Kamu İhale Sözleşmelerine Etkisi” konulu ve 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca feshi ve teminatların iadesine yönelik talebin reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; sözleşme imzalandıktan sonra tesis edilse bile sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanmayan, sözleşmeden doğan bir hak veya alacağın takibi niteliği taşımayan, idarenin kamu gücüne dayanılarak ve tek yanlı olarak tesis edilen işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların idarî yargı yerinde, hukuki veya ticari koşullar yönünden, sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan sebeplerle sözleşmenin feshi işlemlerinin iptali istemiyle açılan davaların da adli yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerektiği, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yükleniciler açısından yeni bir hukuki durum getirilip getirilmediğinin ortaya konulması gerektiği, Genelge ile Covid-19 salgınının etkisiyle sözleşme konusu işin yerine getirilmesinin geçici veya sürekli olarak, kısmen veya tamamen imkânsız hâle gelmesi ve bunun belgelendirilmesi hâlinde, ortaya çıkan durumun yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olması, yüklenicinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesine engel nitelikte olması ve yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda sözleşmenin sulhen feshi olanağının tanındığı, ancak salgın hastalığın, 4735 sayılı Kanun’un 10. maddesinde mücbir sebep hâlleri arasında sayıldığı ve aynı maddede mücbir sebep nedeniyle yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olmak, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olmak, yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücü yetmemiş bulunmak, mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak bildirimde bulunmak ve yetkili merciler tarafından belgelendirilmek koşullarıyla sözleşmelerin feshedilebileceğinin düzenlendiği, uyuşmazlığa bu çerçevede bakıldığında, Genelge’nin gerek yükleniciler gerekse idare açısından ihale sözleşmesinin feshi konusunda, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın görüşünün alınması haricinde, genel olarak Genelge öncesi veya özel olarak Covid-19 salgını öncesi olağan süreçten farklı olarak idareye herhangi bir kamu gücü ayrıcalığı veya tek taraflı yetki kullanımı imkânı tanımadığı, sözleşmenin feshi koşullarında yeni bir hukuki durum yaratmadığı, bu anlamda ülke genelinde uygulamada birlik sağlanması konusunda “hatırlatma, dikkat çekme” amacına ilişkin olduğu, kaldı ki davacı ile imzalanan sözleşmenin 17.1.1. ve 17.1.2. maddelerinde genel salgın hastalığın mücbir sebep hâlleri arasında sayıldığı ve hangi koşullarda uygulanacağının hüküm altına alındığı, 28. maddesinde de mücbir sebep hâlinde sözleşmenin taraflarca feshedilebilmesi hâlinin düzenlendiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 4735 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında sözleşmenin feshedilmesi talebinin, şirket aleyhine durum oluşturduğu ileri sürülen ekonomik gelişmeler ve sözleşme imzalandıktan sonra ortaya çıkan salgın nedeniyle işin etkilenip etkilenmediğinin, anılan durumların oluşturduğu etkilerin işin yerine getirilmesine engel nitelikte olup olmadığının ve bu durumun belgelendirilip belgelendirilmediğinin değerlendirilmesi suretiyle karşılanabileceği ve uyuşmazlığın sözleşme hukuku çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinden, davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu uyuşmazlık ile benzer nitelikte olan uyuşmazlıklara karşı açılan davaların idari yargıda görüldüğü ve çözüme kavuşturulduğu (… İdare Mahkemesi E:…, … İdare Mahkemesi E:…), bu emsal kararların yapılacak incelemede dikkate alınması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 16/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.