Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3018 E. , 2022/3213 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3018
Karar No:2022/3213
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Fonu (…)
VEKİLİ : Av. …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel, C Blokta bulunan 25 ve 27 no.lu bağımsız bölümlerin muvazaalı olarak satıldığından bahisle satış işlemlerinin geçersiz kılınmasına ilişkin TMSF İştirakler Daire Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin, anılan taşınmazların TMSF’nin kayyım olarak atandığı … Yatırım A.Ş.’ye devrinin bildirimine ilişkin Sultanbeyli Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin ve anılan taşınmazların satış ilanı ile satışına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava dışı … Yatırım A.Ş.’nin Kaynak Holding bağlantısı ve FETÖ terör örgütü ile irtibatının bulunduğu gerekçesiyle şirkete Mahkeme kararı ile 11.04.2016 tarihinde kayyım atandığı, 19.04.2016 tarihinde yine Mahkeme kararı ile kayyımlık kararının kaldırıldığı, 26.04.2016 tarihinde tekrar kayyım atandığı, 06.06.2016 tarihinde kayyımlık kararının kaldırıldığı, 12.01.2017 tarihinde TMSF’nin tekrar kayyım olarak atandığı, bu süreçte 21.06.2016 tarihinde anılan şirket tarafından İstanbul İli, Sultanbeyli İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel, C Blokta bulunan 25 ve 27 nolu bağımsız bölümlerin davacıya devredildiği, belirtilen devir işleminde muvazaa olduğundan bahisle TMSF tarafından anılan devir işleminin geçersiz kılındığı, Sultanbeyli Tapu Müdürlüğü tarafından anılan taşınmazın TMSF’nin kayyım olarak atandığı … Yatırım A.Ş. adına tescil edildiği, ayrıca TMSF tarafından taşınmazların satışa çıkarıldığı, davacı tarafından anılan işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, uyuşmazlıkta her ne kadar davacı tarafından anılan şirketin ortakları ile akraba olduğu, taşınmazların bulunduğu alanda 200 m2 ve 345 m2’lik arsaları olduğu, kendi arsalarının da bulunduğu alana … Yatırım A.Ş. tarafından başlatılan proje ile konut yapıldığı, (… Evleri-14.000 m2 alanda kurulu) bu sebeple kendisine üç adet bağımsız bölüm düştüğü, oturmayı düşündüğü aynı sitede bulunan 17 nolu bağımsız bölümü 03.02.2015 tarihinde üzerine aldığı, dava konusu iki adet taşınmazı ise proje henüz tamamlanmadığından üzerine almadığı (21.06.2016 tarihinde adına devir yapıldığı), anılan arsalara ve ödemelere 2010 ve 2011 yılında verilen mal beyanında yer verildiği, üç adet taşınmaza ise 2015 yılındaki mal beyanında yer verildiği, zaten kendisine ait olan taşınmazların tapuda adına kaydedildiği, muvazaa söz konusu olmadığı ileri sürülmüşse de, … Yatırım A.Ş.’nin FETÖ terör örgütü ile irtibatının tespit edildiği, 11.04.2016-12.01.2017 tarihleri arasında anılan şirkete 3 kez kayyım atandığı ve 2 kez kayyımlık kararının kaldırıldığı, davacıya anılan iki adet taşınmazın da kayyımlık kararının son kez kaldırıldığı döneme denk geldiği, tapu kaydı ile aleniyet kazanan taşınmaz mülkiyet hakkının mal beyanı belgesi ile aksinin ispatının mümkün bulunmadığı hususları dikkate alındığında ortada muvazaalı bir devir işlemi bulunduğu ve TMSF tarafından anılan devir işleminin geçersiz kılınmasına, Sultanbeyli Tapu Müdürlüğü tarafından anılan taşınmazın TMSF’nin kayyım olarak atandığı … Yatırım A.Ş.’ye devrinin bildirimine ve TMSF tarafından anılan taşınmazların satışa çıkarılmasına ilişkin tesis olunan dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 133. maddesi uyarınca TMSF’nin kayyım olarak atandığı … Yatırım AŞ hakkında, kayyımlık kararının kaldırıldığı dönemde şirkete ait iki adet taşınmazın davacıya devredildiği, ancak kayyımlık kararının kaldırıldığı dönemde yapılan bu devir işleminin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesiyle 6758 sayılı Kanun’un 20. maddesinin atıfta bulunduğu 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesi uyarınca söz konusu devir işleminin geçersiz sayılmasına ilişkin TMSF İştirakler Daire Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin tesis edildiği, anılan işlemle birlikte, bu taşınmazların tekrar … Yatırım A.Ş. adına devrinin bildirimine ilişkin Sultanbeyli Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin ve söz konusu taşınmazların satış ilanı ile satışına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, mülkiyet hakkının Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile teminat kapsamına alınarak keyfi müdahalelerden korunmak istendiği, üçüncü kişilerin yani devlet, idare, kamu kuruluşları, gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyet hakkına haksız olarak el koymaktan, bu hakkın kullanılmasını engellemekten kaçınmak zorunda olduğu, Anayasa’da mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğinin öngörüldüğü, davalı TMSF’nin dava konusu taşınmazların satış işleminin geçersiz sayılarak tekrar eski malik olan … AŞ adına tescil edilmesine ilişkin işlemin dayanağı olarak gösterdiği 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesinde, mülkiyete ilişkin tescilin tapudan terkin edilebileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı, Medeni Kanun’a göre taşınmaz mülkiyetinin kural olarak tescil ile kazanılacağı, bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan yolsuz tescilin ise ancak bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimsenin tapu sicilinin düzeltilmesi için açacağı dava sonucundaki Mahkeme hükmünün kesinleşmesi ile tapudan terkin edilebileceği; uyuşmazlıkta, davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından, muvazaalı olduğu iddia edilen satış işleminden dolayı Medeni Kanun hükümleri doğrultusunda adli yargıda tapu iptali ve tescili davası açılabileceği ancak 6758 sayılı Kanun’un 20. maddesinin atıfta bulunduğu 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazlarla ilgili tapu kaydının terkini yapılamayacağından dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesi’nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından, bağlı yetki çerçevesinde ve meri mevzuat hükümleri uyarınca hareket ettiklerinden davanın açılmasında herhangi bir hizmet kusurlarının bulunmadığı, tapu iptali ve tescil gibi tapu sicilinde değişiklik yapmayı gerektiren davalara bakma görevinin adli yargıya ait olduğu, Mahkemenin bu aşamada vereceği kararın sicil üzerinde bir etki doğurmasının mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazlardan birinin takyidatlardan ari biçimde 3. kişilere devredildiği ileri sürülmektedir.
Davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından, kayyımlık kararının kaldırıldığı dönemde şirket hesaplarına ödeme yapılmaksızın dava konusu taşınmazların satışının gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın düşük bedelle akrabaya devredilmesinin muvazaalı olduğu, satışının mal kaçırma saikiyle yapıldığı, dava konusu işlemin TMSF’nin yetki ve görevleri kapsamında hukuka uygun olarak tesis edildiği, kararda 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasına hiç değinilmeden karar verildiği, 6758 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesinin kıyasen uygulanacağının hükme bağlandığı, kıyasen uygulamalarda açık hüküm aranmayacağı, dava konusu satışın 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde yapılan çok sayıdaki muvazaalı işlemden biri olduğu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 4721 sayılı Medeni Kanun’a nazaran özel nitelikte bir kanun olduğundan uyuşmazlıkta Bankacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, TMSF’nin kararlarının Anayasa’ya aykırı olmadığı ve mülkiyet hakkını ihlal etmediği, bilakis TMSF’nin kayyımı olduğu şirketin mülkiyet haklarını korumaya yönelik işlemler tesis ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalıların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalılara iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.