Danıştay Kararı 13. Daire 2022/3101 E. 2022/3439 K. 03.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3101 E.  ,  2022/3439 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3101
Karar No:2022/3439

TEMYİZ EDENLER:
1) (DAVACI) …
VEKİLİ: Av. …

2) (DAVACI YANINDA MÜDAHİL) …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurulu
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Holding A.Ş.’ye ait payları borsa dışında 11/02/2019 tarihli pay devri sözleşmesiyle …’dan satın alan davacı tarafından … Yatırım’ın diğer pay sahiplerine yönelik pay alım teklifinde bulunma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla hazırlanan pay alım teklifi bilgi formunun onaylanması talebi ile … A.Ş. tarafından pay devri sözleşmesine karşı … Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde tasarrufun iptali davası açılmış olması ve paylar üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi nedeniyle pay alım teklifi yükümlülüğünün ertelenmesi talebiyle yapılan başvuru üzerine tesis edilen … tarih ve … sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyanın Mahkemenin E:…, E:…, E:… sayılı dosyalarına kayden açılan dava dosyaları ile birlikte incelenmesinden, … Holding A.Ş.’nin (… Yatırım) sermayesinin %12,45’ini temsil eden 6.224.999,937 adet (A) grubu ve sermayenin %30,41’ini temsil eden 15.206.290,341 adet (B) grubu olmak üzere toplamda sermayenin %42,86’sına tekabül eden 21.431.290,278-TL nominal değerli payların 11/02/2019 tarihinde borsa dışında davacı tarafından satın alındığı, 19/02/2019 tarihinde davacı tarafından, pay alım teklifi bilgi formunun onaylanması istemiyle davalı idareye başvurulduğu, şirketin diğer pay sahiplerine yönelik pay alım teklifinde bulunma yükümlülüğünün yerine getirilmesine yönelik olarak II-26.1 sayılı Pay Alım Teklifi Tebliği’nin ilgili hükümleri uyarınca hazırlanan pay alım teklifi onaylanma süreci devam ederken, 11/02/2019 tarihli pay devir sözleşmesine karşı … Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 05/04/2019 tarihinde açılan tasarrufun iptali davasında, anılan paylara ihtiyati haciz konulmasına karar verildiğinden bahisle, pay alım teklif yükümlülüğünün ertelenmesine ilişkin 06/05/2019 tarihli başvurunun değerlendirilebilmesi sonucunda dava konusu Kurul kararı ile, 1) Bahsedilen tasarrufun iptali davasının mevcut durumda davacının sahibi olduğu paylar üzerindeki mülkiyet hakkına ve pay sahipliğinden kaynaklanan haklarını kullanmasına bir etkisinin bulunmadığı ve davacının şirket üzerinde sahip olduğu yönetim kontrolünü engelleyici nitelikte olmadığı, 2) … Yatırım sermayesinin % 12,45’ini temsil eden 6.224.999,937 adet (A) grubu ve sermayenin %30,41’ini temsil eden 15.206.290,341 adet (B) grubu olmak üzere toplamda sermayenin %42,86’sına tekabül eden 21.431.290,278 -TL nominal değerli payların 11/02/2019 tarihinde borsa dışında davacı tarafından satın alınması suretiyle, davacının diğer pay sahiplerine yönelik pay alım teklifinde bulunma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla, pay alım teklifi bilgi formunun onaylanması talebinin; şirketin 1-TL nominal değerli (B) grubu payı başına asgari 2,72-TL fiyat üzerinden pay alım teklifinde bulunulması şartıyla olumlu karşılanmasına, 3) Fiili pay alım teklifi süresinin sona erme tarihine kadar olan dönemde davacı veya birlikte hareket ettiği kişiler tarafından pay alım teklifi fiyatı olan 2,72-TL’nin üzerinde bir fiyattan Şirket payı edinilmesi hâlinde, zorunlu pay alım teklifinin bu fiyattan aşağı olmayacak şekilde yeniden belirlenmesi ve ilgili hükme uygun hareket edilmesi, bilgi formunun onay tarihinden itibaren üç iş günü içerisinde KAP’ta ilan edilmesi, onay tarihinden itibaren 6 iş günü içerisinde fiili pay alım sürecine başlanılması gerektiği, Tebliğin 13. maddesinde yer alan fiili pay alım teklifine başlanılması gereken 2 aylık sürenin dolmuş olması nedeniyle, 12/04/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak faiz tutarının pay alım fiyatına eklenmesine, donan oy haklarının zorunlu pay alım teklifi işleminin tamamlanmasını müteakiben kendiliğinden çözümleneceği konusunda bilgilendirilmesine, 4) Ek süre talebinin reddine, 5) Davacının sermaye piyasası mevzuatına uyum konusunda gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi konusunda uyarılmasına” karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
İlgili mevzuata göre hedef ortaklığın sermayesini temsil eden paylarının kısmen veya tamamen iktisap edilmesi suretiyle yönetim kontrolünün elde edilmesi hâlinde, hedef ortaklığın sermayesini temsil eden diğer paylarını elinde bulunduran tüm pay sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde pay alım teklifi yapılmasının gerektiği, pay alım teklifi yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren iki ay içerisinde de fiili pay alım teklifi sürecine başlanmasının zorunlu olduğu, bu yönüyle, pay alım teklif yükümlülüğünün doğumunun yönetim kontrolünün ele geçirilmesini sağlayacak ölçü ve yeterlikte ”iktisap etme” şartına tâbi tutulduğu, olayda davacı ile müdahil arasında imzalanan 11/02/2019 tarihli hisse devir sözleşmesi ile … Yatırım sermayesinin %12,45’ini temsil eden 6.224.999,937 adet (A) grubu ve sermayenin %30,41’ini temsil eden 15.206.290,341 adet (B) grubu olmak üzere toplamda sermayenin %42,86’sına tekabül eden 21.431.290,278-TL nominal değerli payların davacıya devredildiği, bu devirle birlikte mevzuatta aranılan ”iktisap etme” şartının sağlandığı, davacı tarafından ileri sürülen anılan paylar üzerinde dava dışı kişi tarafından açılan tasarrufun iptali davası sebebiyle, zorunlu pay alım teklifi yükümlülüğünün gerçekleştirilemeyeceği iddiasına itibar edilemeyeceği, zira anılan dava sonucunda verilecek hükmün iktisap etme kriterini tamamen ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki yerine getirilmesi gereken zorunlu pay alım teklif yükümlülüğünün yerine getirilmesinin, sonucu belirsiz olan ve mevzuat gereğince de iktisap şartını tamamen ortadan kaldırmayan tasarrufun iptali davasına bağlanmasının, ilgili düzenlemelerin getiriliş amacına aykırılık taşıyacağı, payların devri ile birlikte doğan zorunlu pay alım teklif yükümlülüğünün yasal süresi içinde yerine getirilmediği, tasarrufun iptali davasının yükümlülüğün gerçekleştirilmesine engel olmadığı gibi, ertelenmesine de sebebiyet verecek nitelikte olmadığı, davacının son 6 ay içerisinde borsadan 2,72-TL üzerinden şirket payı edinmiş olduğunun anlaşılması sebebiyle, pay alım teklif fiyatının asgari 2,72-TL olarak belirlendiği, Kurula sunulan pay alım teklifi bilgi formunda pay alım fiyatının 2,72-TL olarak belirtildiği, fiili pay alım teklifi süresinin sona erme tarihine kadar olan dönemde davacı veya birlikte hareket ettiği kişiler tarafından pay alım teklifi fiyatı olan 2,72-TL’nin üzerinde bir fiyattan Şirket payı edinilmesi hâlinde, zorunlu pay alım teklifinin bu fiyattan aşağı olmayacak şekilde yeniden belirleneceği ve ilgili hükme uygun hareket edilmesi konusunda davacının bilgilendirildiği, dava konusu işlem ile Kurulca birincil ve ikincil düzenlemelerle kendisine tanınan ”pay alım teklifine ilişkin usul ve esaslar” şeklindeki görev ve yetkisinin mevzuata ve kamu yararına uygun olarak kullanıldığı, tasarrufun iptali davasının zorunlu pay alım teklifi yükümlüğüne engel olmadığı anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı ile müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, sözleşme yapma hürriyeti ve bu müessesenin düzenleme amacı dikkate alındığında hedef ortaklığın yönetim kontrolünü kaybetmiş ortağın borsada şirket paylarını satın almak zorunda bırakılmasının bu yükümlülük ile korunmak istenen menfaate, dolayısıyla da düzenleme amacına/ruhuna ve de hukuka aykırı olacağı, aleyhine açılan tasarrufun iptali davası sonucunda hisselerinin cebren icra yoluyla satılması hâlinde hedef ortaklık … Yatırım’ın yönetim kontrolünü kaybedeceğinin muhakkak olduğu, bu sebeple de tasarrufun iptali davası nedeniyle dava konusu işlem tarihi itibarıyla yönetim kontrolünü elinde tutup tutamayacağının henüz kesinlik kazanmış olmadığı, Bölge İdare Mahkemesince İdare Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu itirazların hiçbirinin gereği gibi değerlendirilmediği, Mahkemece hukukî gerekçe oluşturulmadan Kurul değerlendirme raporu karara aynen alıntı yapılarak karar verildiği, değerlendirme raporunun bilirkişi raporuymuş gibi kabul edildiği, gerekçeli karar hakkının ihlâl edildiği, Mahkemece kendi bekletme kararı uygulanmaksızın dosyanın karara bağlandığı;
Davacı yanında müdahil tarafından, tasarrufun iptali davasının kabul edilmesi hâlinde hisse devir sözleşmesinin butlanına karar verilecek ve hisseler üzerine konulan ihtiyati haczin kesin hacze dönüşecek olduğu, dolayısıyla hisselerin cebri icra yoluyla satılmasının mümkün olacağı, davacının yönetim kontrolünü kaybetmiş olmasına rağmen geri alım çağrısı yapmak durumunda kalacağı ve çok büyük bir maddi zarara uğrayacağı, hisse devir sözleşmesinden dolayı zapta karşı tekeffül yükümlülüğü bulunduğu, bu yükümlülük kapsamında söz konusu zararı tazmin etme yükümlülüğü doğacağı, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğu, Kurul raporu aynen alıntı yapılarak karar verildiği, Mahkemece bekletme kararına uyulmadan karar verildiği, tasarrufun iptali davası nedeniyle konulan haciz dolayısıyla hisselerin cebri icra yoluyla satılması ihtimâlinde yeni pay sahipliği durumu belirgin hâle gelene kadar pay alım sürecinin tehir edilmesinin hakkaniyete ve zorunlu pay alım sürecinin amacına en uygun olan olduğu, davacının özgürlüğü kısıtlanarak zorunlu pay alım teklifi çağrısında bulunmaya zorlanması ve 64.000.000,00-TL gibi bir maliyet altına sokulmasının zorunlu pay alım teklifi müessesesi ve hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığı, zira yargılama süreci sonunda davacının yönetim kontrolüne sahip olup olmayacağı ve küçük yatırımcıların korunması gereken bir menfaatinin olup olmayacağının dahi belli olmadığı, davacının hisseleri devraldığı tarihten itibaren hiçbir genel kurul toplantısında paylarını kullanmadığı, ayrıca devraldığı hisseleri kaybetme tehlikesi altında olduğu, Pay Alım Teklifi Tebliği’nin 18. maddesinde düzenlenen muafiyet hâline benzer bir durumun bulunduğu, küçük yatırımcıların menfaatinin korunmasının pay alım teklifinde bulunulması ile değil aksine bulunulmaması ile sağlanabileceği, Kurulca pay alım teklifi bilgi formunun onaylanmasına ilişkin işlemin yasal süresi içerisinde tesis edilmediği, yatırımcıların korunması işlevinin ihlâl edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idarece, davacı tarafından payların iktisap edilmesini izleyen altıncı iş gününde pay alım teklifinin yerine getirilmesi için başvuruda bulunulduğu dikkate alındığında pay alım teklifi yükümlülüğünün doğduğunun davacı tarafından da kabul edildiği, dolayısıyla davacı ile müdahil tarafından davacının pay alım teklifinde bulunma yükümlülüğünün doğmadığının ileri sürülmesinin anlaşılamadığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 261/1. maddesi uyarınca infazı gerçekleştirilmemiş ihtiyati haciz kararının pay alım teklifi yükümlülüğüne hiçbir etkisinin bulunmadığı, tasarrufun iptali davasının pay devri işleminin geçersizliğini ve işlemin bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasını sağlamaya yönelik bir dava olmadığı, davanın kabulü hâlinde pay devrinin tamamen geçersiz hâle gelmeyeceği, yalnızca davacının alacağı tutarındaki devir konusu/dava konusu payların icra hukuku kuralları çerçevesinde satılarak paraya çevrilmesinin söz konusu olacağı, yapılan incelemede Tebliğ’in 18/1-(b) maddesinde yer alan yönetim kurulunda herhangi bir değişiklik yapılmaması şartının sağlanamamış olması nedeniyle davacının muafiyet hâlini sağlayamadığının anlaşıldığı, kaldı ki muafiyet başvurusunun pay alım teklifi yükümlülüğünün doğmasını izleyen altı iş günü içerisinde yapılması gerektiği, davacı tarafından başvuru yapılmadığı, yönetim kontrolü değişikliğinin olumlu veya olumsuz sonuç doğuracağı gibi kısa veya uzun gelecekteki etkilerinin de birbirinden farklı olabileceği, bilirkişi raporu alınmasına gerek olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının ve müdahilin temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacı ile davacı yanında müdahile, istemi hâlinde kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının davacı yanında müdahile iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.