Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3119 E. , 2022/3392 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3119
Karar No:2022/3392
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Sigorta Fonu (Fon)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yönetimi ve denetimi Fon’a devredilen … A.Ş.’nin hâkim ortağı olan ve anılan bankadan doğrudan ve dolaylı olarak kullandığı kaynaklar nedeniyle Fon’a borçlu olan … ‘ten dolaylı olarak devralınan ve daha sonra da üçüncü kişilere devredildiği iddia edilen İstanbul ili, Avcılar ilçesi, … mevkii … ada … parsel ve … ada … parsel sayılı taşınmazların gerçekte … ‘e ait olduğu değerlendirilerek anılan taşınmazların satış bedeli olarak tahsil edilen 7.999.549,99-TL ana para ve 5.199.707,49-TL gecikme cezası olmak üzere toplam 13.199.257,48-TL’nin davacıdan tahsiline yönelik düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce, Dairemizin 08/06/2021 tarih ve E:2015/256, K:2021/2100 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararının davacıya ilişkin kısmı ile ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine yönelik Dairemizin 22/04/2014 tarih ve E:2010/1639, K:2014/1552 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 08/06/2017 tarih ve E:2014/5005 K:2017/2477 sayılı kararıyla bozulduğu; ancak bozma kararına yönelik karar düzeltme istemi kabul edilerek Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 20/05/2019 tarih ve E:2017/3266, K:2019/2460 sayılı kararıyla, davanın reddine yönelik … tarih ve E:… , K:… sayılı kararın onandığı,
Dairemizin 22/04/2014 tarih ve E:2010/1639, K:2014/1552 sayılı kararında, “…Fon’a devredilen bir bankanın hâkim ortaklarının, bankadan kaynaklı zararların ve bu nedenle ortaya çıkan Fon alacaklarının tahsili amacıyla yürütülen takibat çalışmalarından kurtulmak için hayatın olağan akışına uygun olmayan muvazaalı girişimlerde bulunarak banka kaynakları ile edinilmemiş olsa bile sahip oldukları mal, hak ve alacaklarını gizlediklerinin ya da bunu sağlamak amacıyla somut olaydaki gayrimenkullerin sürekli el değiştirmesi gibi birçok hukuksal işlem gerçekleştirildiğinin ortaya konulmuş olması hâlinde, Fon’un, takip ve tahsilat çalışmalarına konu varlıklar üzerinde ve bunlarla ilişkili şahıslar hakkında bankadan kaynaklı borca mahsup edilmek üzere 4389, 5411 ve 6183 sayılı Kanunlar kapsamında işlem tesis etmeye yetkili olduğu, olaydaki gayrimenkullerin, Fon’un Banka’dan kaynaklı alacaklarının Banka hâkim ortağı ve ilişkili kişi ve şirketlerden tahsilini engellemek amacıyla belli bir organizasyon içinde satış ve devirlerinin yapıldığı, bu kapsamda davacının, Banka hâkim ortağı … hesabına gayrimenkul alış verişinde bulunduğu ve bu kişi menfaatine hareketle kendi adına ve … hesabına mal varlığı edindiği anlaşıldığından, dava konusu Fon Kurulu kararının davacıya ilişkin kısmında ve bu karara istinaden düzenlenen ödemeye çağrı mektubunda hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve anılan karar kesinleşmişse de, UYAP entegrasyon ekranından yapılan sorgulamada, … tarafından kurulan örgüt çerçevesinde gayrimenkullerin satışı karşılığında muvazaalı işlemleri nedeniyle örgüt üyeliği, hileli iflas ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından … Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada, “…sanık … ‘ın İstanbul ili Avcılar ilçesi … … mevkinde … adına taşınmaz satın aldığı, akabinde bu taşınmazların bir kısmını sanıklar … , … , … , … , … , … ve … ‘a sattığı, adı geçen sanıkların bu şekilde dolandırıcılık suçuna iştirak ettikleri, sanık … ‘ın … mevkiindeki bir kısım taşınmazların sahibi olduğu, taşınmazları … ‘ten değil … ailesinden satın aldığı, başka kişilere sattığı, olayımızda dolandırıcılığı tevlid eden bir eylemine rastlanmadığı, tapuda başkası adına kayıtlı taşınmazın iyi niyet kuralları çerçevesinde tapuda kayıtlı olan kişiye ait olacağının kabul edilmesinin gerektiği, bunun bir kural olduğu, aksinin ispatı gerektiği, olayımızda söz konusu taşınmazların tapudaki kayıtlarının aksine … ‘e ait olduğunun sübuta ermediği, dolayısıyla adı geçen sanıkların atılı suçu işlediklerinin sübuta ermediği…” gerekçesiyle … tarih ve E:… , K:… sayılı kararla beraatlerine karar verildiği ve anılan kararın … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusu reddedilmek suretiyle kesinleştiği,
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan Fon Kurulu kararı ve ödemeye çağrı mektubuna karşı açılan davada yargılama esnasında anılan ceza davası derdest olduğundan, 22/03/2017 tarihinde verilen beraat kararının Dairemizce değerlendirmeye alınamadığı, ancak ödeme emrinin iptaline ilişkin bakılan davada, “böyle bir borcunun bulunmadığı” iddiası kapsamında verilen beraat kararının dava konusu işlemin yargısal denetimine etkisi üzerinde durulmasında hukukî bir engelin bulunmadığı,
Dava konusu ödeme emrinin, … A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi olan davacının, banka kaynağını edinmesi/edindirmesi konusunda …, … ve … ile ilişkisinin bulunduğu, …’in muvazaalı bir şekilde gayrimenkul alım satımı yapmasına katılmak suretiyle dolandırıcılık fiiline iştirak ettiği kabul edilerek tesis edildiği, ancak … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı beraat kararında, … ve davacının taşınmazları edindiği … ve … ‘in gerçekleştirdiği gayrimenkul alım ve satım işlemlerinin hukuken geçerli işlemler olduğu, muvazaa içermediği, … adına ve hesabına işlemler yapıldığının somut olarak tespit edilemediği ve dolandırıcılık fiiline iştirak edildiğine yönelik somut bir tespit bulunmadığının belirtildiği,
Nitekim, davacının taşınmazı edindiği … , … ve … ‘in de aralarında bulunduğu diğer 17 sanık hakkında 6183 sayılı Kanun’a muhalefet, hileli iflas, nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma suçlarından açılan davalar sonucunda tüm sanıklar yönünden … Ağır Ceza Mahkemesi’nce beraat kararı verildiği ve anılan kararın … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesi tarafından istinaf başvurusu reddedilmek suretiyle kesinleştiği,
Bu durumda, Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla taşınmazın devrinde muvazaa olmadığının ortaya konulduğu anlaşılmakla, İstanbul ili, Avcılar ilçesi, … … mevkii, … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazların gerçekte … ‘e ait olduğu değerlendirilmek suretiyle anılan taşınmazların satış bedeli olarak tahsil edilen 7.999.549,99-TL ana para ve 5.199.707,49-TL gecikme cezası olmak üzere toplam 13.199.257,48-TL’nin davacıdan tahsiline yönelik düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ceza yargılaması sonucunda verilen beraat kararının bağlayıcı nitelikte olmadığı gibi davacının bankacılık mevzuatı uyarınca sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, … adına ve … hesabına ardı ardına gerçekleştirilen muvazaalı işlemler olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.