Danıştay Kararı 13. Daire 2022/3343 E. 2022/3216 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3343 E.  ,  2022/3216 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3343
Karar No:2022/3216

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Fonu (…)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, … Mah. … ada, … parselde tapuya kayıtlı A Blok, 7, 18, 22, 30, 34 no’lu bağımsız bölümlerin satış devir işlemlerinin geçersiz sayılmasına ilişkin Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Kaynak Holdingle şüpheli para trafikleri olduğu ve FETÖ/PDY ile bağlantısı bulunduğu gerekçesiyle dava dışı … Yatırım A.Ş.’ye Mahkeme kararı ile 11.04.2016 tarihinde kayyım atandığı, 19.04.2016 tarihinde yine Mahkeme kararı ile kayyımlık kararının kaldırıldığı, 26.04.2016 tarihinde tekrar kayyım atandığı, 06.06.2016 tarihinde kayyımlık kararının kaldırıldığı, 12.01.2017 tarihinde TMSF’nin tekrar kayyım olarak atandığı, bu süreçte anılan şirket tarafından İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, … Mah, … ada, … parselde tapuya kayıtlı A Blok, 7, 18, 22, 30, 34 nolu bağımsız bölümlerin davacıya devredildiği, belirtilen devir işleminde muvazaa olduğundan bahisle söz konusu bağımsız bölümlerin satış devir işlemlerinin geçersiz sayılmasına ve gerekli işlemleri yerine getirmek üzere İştirakler ve Gayrimenkul Daire Başkanlığının yetkilendirilmesine ilişkin Fon Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, uyuşmazlıkta, her ne kadar davacının dava konusu beş taşınmazı hukuk çerçevesi içerisinde bedellerini ödeyerek satın aldığı, tapu sicil müdürlüklerinde gerçekleştirilen işlemler karşılığında yapılan tahsilat ve ödemelerin banka yolu ile yapılmasının gerekmediği, bu konuda istisnai düzenlemeler bulunduğu ileri sürülmüşse de, … Yatırım A.Ş.’nin FETÖ terör örgütü ile irtibatının tespit edildiği, 11.04.2016-12.01.2017 tarihleri arasında anılan şirkete 3 kez kayyım atandığı ve 2 kez kayyımlık kararının kaldırıldığı, anılan taşınmazların davacı tarafından satın alınmasının da kayyımlık kararının son kez kaldırıldığı döneme denk geldiği, taşınmazlara ilişkin çok büyük miktarlı satın alma bedellerinin elden ödenmek suretiyle ödenmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı hususları dikkate alınarak ortada muvazaalı bir devir işlemi bulunduğu ve davalı idarenin yetkisi kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda;, dava dışı … Yatırım AŞ’nin Kaynak Holding ve bağlı şirketleriyle şüpheli para trafiklerinin bulunduğu ve FETÖ terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle anılan şirkete 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 133. maddesi uyarınca … Sulh Ceza Hakimliği’nin … tarih ve … D.İş sayılı kararıyla kayyım atandığı, … Sulh Ceza Hakimliğinin … tarih ve … D.İş sayılı kararıyla kayyımlık kararının kaldırıldığı, … Sulh Ceza Hakimliği’nin … tarih ve … D.İş sayılı kararıyla tekrar kayyım atandığı, … Sulh Ceza Hakimliği’nin … tarih ve … D.İş sayılı kararı ile kayyımlık kararının kaldırıldığı, 12.01.2017 tarihinde … Sulh Ceza Hakimliği’nin … D.İş sayılı kararıyla TMSF’nin tekrar kayyım olarak atandığı, bu süreçte 27/06/2016 tarihinde anılan şirket tarafından İstanbul İli, Sultanbeyli İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel, A Blokta bulunan 7, 18, 22, 30, 34 nolu bağımsız bölümlerin davacıya devredildiği, belirtilen devir işleminde muvazaa olduğundan bahisle TMSF tarafından dava konusu … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararıyla söz konusu devir işleminin geçersiz kılındığı, davacı tarafından anılan Fon Kurulu kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, mülkiyet hakkının Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile teminat kapsamına alınarak keyfi müdahalelerden korunmak istendiği, üçüncü kişilerin yani devlet, idare, kamu kuruluşları, gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyet hakkına haksız olarak el koymaktan, bu hakkın kullanılmasını engellemekten kaçınmak zorunda olduğu, Anayasa’da mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğinin öngörüldüğü, davalı TMSF’nin dava konusu taşınmazların satış işleminin geçersiz sayılarak tekrar eski malik olan … AŞ adına tescil edilmesine ilişkin işlemin dayanağı olarak gösterdiği 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesinde, mülkiyete ilişkin tescilin tapudan terkin edilebileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı, Medeni Kanun’a göre taşınmaz mülkiyetinin kural olarak tescil ile kazanılacağı, bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan yolsuz tescilin ise ancak bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimsenin tapu sicilinin düzeltilmesi için açacağı dava sonucundaki Mahkeme hükmünün kesinleşmesi ile tapudan terkin edilebileceği, uyuşmazlıkta; davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından, muvazaalı olduğu iddia edilen satış işleminden dolayı Medeni Kanun hükümleri doğrultusunda adli yargıda tapu iptali ve tescili davası açılabileceği, ancak 6758 sayılı Kanun’un 20. maddesinin atıfta bulunduğu 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazlarla ilgili tapu kaydının terkini yapılamayacağından dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesi’nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kayyımlık kararının kaldırıldığı dönemde şirket hesaplarına ödeme yapılmaksızın dava konusu taşınmazların satışının gerçekleştiği, dava konusu işlemin TMSF’nin yetki ve görevleri kapsamında hukuka uygun olarak tesis edildiği, kararda 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasına hiç değinilmeden karar verildiği, 6758 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesinin kıyasen uygulanacağının hükme bağlandığı, kıyasen uygulamalarda açık hüküm aranmayacağı, dava konusu satışın 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde yapılan çok sayıdaki muvazaalı işlemden biri olduğu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 4721 sayılı Medeni Kanun’a nazaran özel nitelikte bir kanun olduğundan uyuşmazlıkta Bankacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, TMSF’nin kararlarının Anayasa’ya aykırı olmadığı ve mülkiyet hakkını ihlal etmediği, bilakis TMSF’nin kayyımı olduğu şirketin mülkiyet haklarını korumaya yönelik işlemler tesis ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.