Danıştay Kararı 13. Daire 2022/3371 E. 2022/3177 K. 16.09.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3371 E.  ,  2022/3177 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3371
Karar No:2022/3177

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce 04/08/2014 tarihinde yapılan “Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parkı İdare ve Ziyaretçi Merkezi (Sarıkamış Harekâtı Kafkas Cephesi Tanıtım ve Araştırma Merkezi) Yapım İşi” ihalesi üzerinde bırakılan davacı şirketin, ihale sonrası imzalanan sözleşme hükümlerine uymadığından bahisle 1 (bir) yıl süreyle tüm kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 11/03/2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce Dairemizin … tarih ve E…., K… sayılı kararına uyularak verilen kararda; uyuşmazlık konusu ihale üzerinde bırakılan davacı şirket ile davalı idare arasında 16/09/2014 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşme süresinin iş yeri teslim tarihinden itibaren 300 gün olarak belirlendiği, 22/09/2014 tarihinde yer teslimi yapıldığı, inşaata ilişkin yapı ruhsatı bulunmadığından, 30/09/2014 tarihinde davacı şirket tarafından yapı ruhsatı talep edildiği, Sarıkamış Belediye Başkanlığı’nın aynı tarih ve 37 sayılı yazısı ile yapı ruhsatı verilmesi için proje alanında bulunan parsellerin birleştirilerek tek tapu hâline getirilip imar planına uygun gerekli terkler yapıldıktan sonra tapu bilgilerinin verilmesi gerektiğinin bildirildiği, bu hususun davalı idareye 08/10/2014 tarihli dilekçeyle bildirilmesi üzerine davalı idarenin 30/10/2014 tarihli yazısı ekinde Sarıkamış Belediye Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı yazıları ile yapı ruhsatı için gerekli evraklar tamamlanıncaya kadar proje inşaatının devam etmesinde sakınca bulunmadığının belirtildiği, 06/11/2014 tarihinde yapılan denetimde makine ve ekipmanların kaldırıldığı, inşaatla ilgili herhangi bir çalışma yapılmadığı, üç binanın temel kazısının yapıldığı, diğer kazılara başlanmadan iş yerinin terk edildiği yönünde tespitlere ulaşılması üzerine 13/11/2014 tarihli ihtarname ile eksikliklerin tamamlanması için davacıya 10 günlük süre verildiği, eksikliklerin tamamlanmaması üzerine 08/01/2015 tarihli ihtarname ile işçi sağlığı ve iş güvenliği için uzman kuruluşlardan destek alınmadığı, 2014 yılında imalatın %40 seviyesine getirilmediği, all-risk sigortasının yapılmadığı, zemindeki temel kazının açık bırakıldığından bahisle eksikliklerin tamamlanması için süre verildiği, ancak 23/01/2015 tarihinde belirtilen hususların yerine getirilmediğinin tespit edilmesi üzerine, 06/03/2015 tarihli Bakanlık Oluru ile davacının 1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı,
Olayda, her ne kadar davacının yapımını üstlendiği inşaatı terk etmek suretiyle yükümlülüklerine aykırı davrandığından söz edilmekte ise de, inşaatın başlama tarihinde yapı ruhsatının bulunmadığı ve ihalenin bu şekilde gerçekleştirildiği, öte yandan, her ne kadar ihale dokümanı ekindeki zemin etüt raporunda 5 ayrı noktada yapılan inceleme neticesinde 15-20 metre derinliğe kadar yer altı suyuna rastlanılmadığı yönünde tespite yer verilmişse de, sahada yüklenicinin yaptığı kazılarda aksi yönde bulgulara ulaşıldığı, bunun üzerine davalı idarece düzenlenen 29/09/2014 tarihli teknik raporda bölgede yer altı suyuna rastlandığı ve vaziyet planının revize edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirildiği, yine Sarıkamış Asliye Hukuk Mahkemesi’nce tanzim ettirilen 19/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda da, bölgede yer altı suyu tespit edildiği ve mevcut projenin buna uygun olarak revize edilmesi gerektiği yönünde görüşlere yer verildiği,
Yine … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde sunulan 13/07/2015 tarihli raporda özetle, “dava konusu yapı için ruhsat alınmadığı, ruhsat alınmadan inşaata başlanamayacağı, imar işlemleri başlanmadan ihaleye çıkılamayacağı, çalışılmayan dönemde çalışma yapılmamasının teknik açıdan uygun olduğu, mevcut zemin etüt raporunun eksik ve hatalı olduğu, projelerin uygulanmasının mümkün olmadığı” görüş ve kanaatine yer verildiği,
Belirtilen hukukî duruma göre, yapı için gerekli izin ve ruhsatlar alınmaksızın iş ihale edildiğinden, işin aksamasında idarenin hatasının bulunduğu, öte yandan, ihale dokümanı eki olan ve projenin üzerine inşa edildiği “Zemin Etüt Raporu”nda da projenin tüm seyrini etkileyebilecek, güvenlik risklerine sebep olabilecek birtakım esaslı hatalar bulunduğu, bu şartlar altında davacıdan işin icrasına devam etmesini beklemenin makûl olmayacağı, idarenin ihalenin düzenlenmesi safhasında yaptığı esaslı hata sebebiyle, devam etmesi fizîken mümkün görünmeyen bir iş için davacıdan all-risk sigortası yaptırmasının da beklenemeyeceği, idarenin kusurundan dolayı işin yapılamamış olması nedeniyle davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden söz etmenin mümkün olmadığı anlaşıldığından davacının 1 (bir) yıl süreyle tüm kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.