Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3418 E. , 2022/3036 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3418
Karar No:2022/3036
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … TV Radyo Yayıncılık Yapımcılık A.Ş.
(Eski Unvan : … Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş.)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait “… ” logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 02,04,06,13/01/2016 tarihlerinde yayımlanan “… ” adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) ve (s) bendi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15. maddesinin birinci fıkrası hükmünün uygulanması suretiyle söz konusu fiillerden cezai müeyyidesi daha ağır olan 8/1-s maddesine karşılık gelen 6112 sayılı Kanun’un 32. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 837.387,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; anılan program evlilik ve yuva kurma formatı görünümünde olmakla birlikte, esasında evlilik kurumunu aracı olarak kullanan bir yarışma programı formatında olduğu, temeli karşı cinsten iki bireyin birbirlerini karşılıklı olarak benimseme ve sahiplenme duygusuna dayanan evlilik kurumuna her bir kişi üzerinden farklı ilişki biçimleri türetmek suretiyle zarar verildiği, bir kadının isminin aynı cümle içinde üç erkekle birlikte anılması suretiyle kadınların açıkça istismar edildiği, özel hayata, mahremiyete ve insan onuruna ait bilgilerin basite indirgendiği, bu nedenle 6112 sayılı Kanunun 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (s) bendindeki yayın ilkelerinin ihlal edildiği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce, Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin temel ögelerinden biri belirlilik olduğu, belirlilik ilkesinin, hukukî güvenlikle bağlantılı olup, hangi somut fiil ve olguya hangi hukukî yaptırımın veya sonucun bağlandığının ve bunların idareye hangi müdahale yetkisini verdiğinin bilinmesini gerektirdiği, bu ilkeye göre, suç ve ceza uygulamalarının herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde açık, anlaşılır ve nesnel olması, ayrıca keyfî uygulamalara yol açmamasının gerektiği, başka bir anlatımla idarî yaptırım uygulanmasına ilişkin işlemlerde, kabahat teşkil eden fiiller ile karşılığı olan yaptırımların çelişkiye yer verilmeksizin ve hukukî denetime imkân tanıyacak şekilde açık bir biçimde belirtilmesi gerektiği; medya hizmet sağlayıcılarının yayınlarında insan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı bir biçimde yayın yapılması, yayının kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içermesi yahut cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskıları teşvik eden ve kadını istismar eden bir biçimde yayın yapılması hâlinde idarî yaptırım uygulama yetki ve görevinin davalı idareye ait olduğu; bununla birlikte, belirtilen ihlaller nedeniyle verilecek idarî yaptırım kararlarında yargısal denetime de imkân verecek şekilde idarî para cezasının hangi kabahat fiili nedeniyle verildiğinin belirli olması ve idarî yaptırım kararında yaptırıma konu fiilin işlendiği yer ve zamanın açık bir biçimde gösterilmesi gerektiği; ihlale konu yayında 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (s) bentlerinin ihlal edilmesi nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği görülmekle birlikte, söz konusu ihlallere karşılık gelen cezaî yaptırımlardan Kanun’un 8/1-s maddesinde yer alan yayın ilkesi ihlalinin karşılığı olan cezaî müeyyidenin daha ağır olması nedeniyle içtima hükümleri dikkate alınarak yalnızca söz konusu fiil için öngörülen idarî para cezasının uygulanması nedeniyle bu aşamada öncelikle söz konusu fiil yönünden bir irdeleme yapılması gerektiği, dosya içeriğinde yer alan CD içeriği görüntüleri, deşifre metinler ile diğer belgelerin incelenmesinden; dava konusu işlemde “rapora konu yayına katılan … isimli şahsın, kadını parayla satın alınabilecek seçme hakkı olmayan bir varlık olarak görmesi, ayrıca 40 yaşından sonra kadınların işinin bittiğini düşünerek ve “kadının nesi var ki, parayı veren biziz, imzayı atan biziz” sözleriyle kadının varlığını hiçe sayması, yalnızca kadının cinsiyeti üzerinden değil, insani değeri açısından da negatif sonuçlar doğurduğu” değerlendirmesine yer verilerek, söz konusu ifadeler ile 6112 sayılı Kanunun 8/1-s bendinin ihlal edilmesi nedeniyle para cezası uygulandığı anlaşılmakla birlikte, dosya içeriğinde bulunan ihlale konu programın CD kayıtlarında bu şekilde bir diyaloğun veya bu diyalogları içeren herhangi bir yayının mevcut olmadığı, işleme esas alınan yayın hizmetleri izleme ve değerlendirme raporu ile raporda yer alan deşifre metinlerde de söz konusu diyalogların yer almadığı, deşifre metinlerde ise 6112 sayılı Kanunun 8/1-ç ve f bendinin ihlaline yönelik ifade ve tespitlere yer verildiği, yayın hizmetleri izleme ve değerlendirme raporunda da dava konusu yayın ile 6112 sayılı Kanunun 8/1-ç ve f bendinin ihlal edildiği yönünde kanaat bildirildiği ve 8/1-s bendinin ihlaline yönelik herhangi bir ifade veya değerlendirmenin bulunmadığının görüldüğü, bu durumda, … adlı programın 02,04,06,13/01/2016 tarihli bölümlerinde 6112 sayılı Kanunun 8/1-s bendinin ihlal edildiği gerekçesiyle davaya konu idari para cezasının uygulandığı görülmekle birlikte, söz konusu ihlale esas alındığı belirtilen diyalog ve ifadelerin belirtilen tarihlerdeki yayın içeriklerinde yer almadığı, bu bakımdan hangi kabahat fiili nedeniyle idari para cezası verildiğinin belirli olması ilkesine aykırı olarak işlem tesis edildiği ve bu durumun hangi fiil (yayın ihlali) nedeniyle Kanunun 8/1-s bendi yönünden ceza verildiği noktasında çelişkiye yol açtığı, dava konusu işlemde 6112 sayılı Kanunun 8/1-s bendinin ihlal edildiğine ilişkin olarak başka bir tespit ve değerlendirmeye de yer verilmediği göz önüne alındığında, uyuşmazlık konusu yayında yer almadığı anlaşılan ifadeler esas alınarak davacı şirket hakkında 6112 sayılı Kanunun 8/1-s bendinin ihlali nedeniyle para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesi’nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde sehven başka bir yayındaki ifadelere yer verilmekle birlikte aynı yayında 6112 sayılı Kanunun 8/1-s bendini ihlal eden başka ifadelerin mevcut olduğu, re’sen inceleme ilkesi gereğince söz konusu ifadeler dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarece sunulan temyiz sebeplerinin iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırılık teşkil ettiği, dava konusu işlemin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı biçimde tesis edildiği, hangi fiil nedeniyle 6112 sayılı Kanunun 8/1-s bendinin ihlal edildiğinin belirsiz olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Kullanılmayan … -TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.