Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3424 E. , 2022/3161 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3424
Karar No:2022/3161
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) …
2) … Yapı Taahhüt İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Zonguldak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile davacıların oluşturduğu iş ortaklığı arasında imzalanan “Zonguldak Tapu ve Kadastro İl Müdürlüğü Hizmet Binası Yapımı” işine ilişkin sözleşmenin, 02/04/2020 tarih ve 31087 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “COVID-19 Salgınının Kamu İhale Sözleşmelerine Etkisi” konulu ve 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca tasfiye edilmesine yönelik talebin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Zonguldak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına uyularak verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; “Zonguldak Tapu ve Kadastro İl Müdürlüğü Hizmet Binası” yapım işinin 02/04/2020 tarih ve 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında feshedilerek tasfiye işlemlerinin yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı; sözleşme imzalandıktan sonra tesis edilse bile sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanmayan, sözleşmeden doğan bir hak veya alacağın takibi niteliği taşımayan, idarenin kamu gücüne dayanılarak ve tek yanlı olarak tesis edilen işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların idarî yargı yerinde, hukuki veya ticari koşullar yönünden, sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan sebeplerle sözleşmenin feshi işlemlerinin iptali istemiyle açılan davaların da adli yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerektiği, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yükleniciler açısından yeni bir hukuki durum getirilip getirilmediğinin ortaya konulması gerektiği, Genelge ile Covid-19 salgınının etkisiyle sözleşme konusu işin yerine getirilmesinin geçici veya sürekli olarak kısmen veya tamamen imkânsız hale gelmesi ve bunun belgelendirilmesi halinde, ortaya çıkan durumun yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olması, yüklenicinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesine engel nitelikte olması ve yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda sözleşmenin sulhen feshi olanağının tanındığı, ancak salgın hastalığın, 4735 sayılı Yasa’nın 10. maddesinde mücbir sebep halleri arasında sayıldığı ve aynı maddede mücbir sebep nedeniyle yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olmak, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olmak, yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücü yetmemiş bulunmak, mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak bildirimde bulunmak ve yetkili merciler tarafından belgelendirilmek koşullarıyla sözleşmelerin feshedilebileceği hükmüne yer verildiği, bu çerçevede bakıldığında, Genelge’nin gerek yükleniciler gerekse idare açısından ihale sözleşmesinin feshi konusunda, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşünün alınması haricinde, genel olarak Genelge öncesi veya özel olarak Covid-19 salgını öncesi olağan süreçten farklı olarak idareye herhangi bir kamu gücü ayrıcalığı veya tek taraflı yetki kullanımı imkanı tanımadığı, sözleşmenin feshi koşullarında yeni bir hukuki durum yaratmadığı, bu anlamda ülke genelinde uygulamada birlik sağlanması konusunda “hatırlatma, dikkat çekme” amacına matuf olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 4735 sayılı Yasa’nın 10. maddesi kapsamında sözleşmenin feshedilmesi talebinin, şirket aleyhine durum yarattığı ileri sürülen ekonomik gelişmeler ve sözleşme imzalandıktan sonra ortaya çıkan salgın nedeniyle işin etkilenip etkilenmediğinin, anılan durumların yarattığı etkilerin işin yerine getirilmesine engel nitelikte olup olmadığının ve bu durumun belgelendirilip belgelendirilmediğinin değerlendirilmesi suretiyle karşılanabileceği, bu itibarla iş bu davanın sözleşme hukuku çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinden, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:…Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, davanın görev yönünden reddine ilişkin kararın usule aykırı olduğu, Danıştay Onüçüncü Dairesinin E:2020/1466, K:2021/850 sayılı kararının da aksi yönde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, işbu dava ile aynı konuda idare mahkemesinde açılan bir davada oluşan görev uyuşmazlığı neticesinde Uyuşmazlık Mahkemesi’nin uyuşmazlığın çözümünde adli yargı mercilerinin görevli olduğuna karar verdiği, yerel mahkeme kararının isabetli olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 16/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.