Danıştay Kararı 13. Daire 2022/3510 E. 2022/3575 K. 10.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3510 E.  ,  2022/3575 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3510
Karar No:2022/3575

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Bilişim Elektronik Eğitim Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :… İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mersin Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı’nca 17/02/2022 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen … ihale kayıt numaralı ”Kavşakların Sinyalizasyon Sistemleri Altyapı Yenileme, Üstyapı Montaj ve Trafik Kontrol Merkezine Entegrasyonu” ihalesinde ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi olarak belirlenen davacı şirket tarafından, tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği yönünde düzeltici işlem belirlenmesine ilişkin 30/03/2022 tarih ve 2022/UY.I-423 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; ihale üzerinde bırakılan … Trafik Sistemleri Elektronik Otomotiv İnşaat Turizm Gıda Medikal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (… şirketi) ile ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif olarak belirlenen davacı arasında ortaklık ilişkisinin bulunduğu, davacı şirketin … şirketinin hisselerinin yaklaşık %10’una sahip olduğu, her iki şirketin birer gün arayla ihale dokümanını indirerek aynı gün teklif sundukları, ayrıca aynı şirket tarafından aynı gün verilen TS EN … yetki belgesini ve aynı İstaç Projesi Loop Tabanlı Kavşak Kontrol Sistemi Uygulamasının Performans Analiz Raporunu sundukları, her iki şirketin teklif dosyasında bulunan ve … tarafından düzenlenen teminat mektuplarının aynı tarihli ve birbirini takip eden sıra numaralı olduğu, her ne kadar davacı şirketin banka teminat mektubu … Mahallesi Şubesi tarafından düzenlenmiş ise de Pursaklar Şubesi’nin talimatıyla aynı gün düzenlendiğinin görüldüğü, tüm bu hususlar birlikte dikkate alındığında isteklilerin birbirlerinin tekliflerinden bilgi sahibi olduğuna ve aralarında organik bir bağ bulunduğuna, bu suretle 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. maddesinde yer alan rekabet, gizlilik ve güvenirlik ilkelerinin ihlâl edildiğine ilişkin kuvvetli bir karinenin varlığının ortaya çıktığı, bu durumda davacı şirket ile ihale üzerinde bırakılan … şirketinin dava konusu ihaleye ayrı ayrı teklif sunarak katılmalarının 4734 sayılı Kanun’un 17. maddesinde belirtilen yasak fiil ve davranışlar kapsamında olduğu dikkate alındığında, davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 4734 sayılı Kanun’da hisse sahipliğinin yalnız başına ihaleye katılma ve teklif verme engeli olarak düzenlenmediği, birden fazla teklif vermenin kapsam ve mahiyeti konusunda Kanun’da bir açıklık bulunmamakla birlikte, yasak hükmünün tüzel kişiliklerde tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili kişiler ile tüzel kişilikte hâkim etkisi bulunan kişilerin aynı ihaleye doğrudan veya dolaylı olarak, asaleten veya vekaleten katılamayacakları şeklinde anlaşılması gerektiğinin doktrinde kabul edildiği, kanun koyucunun birbiri üzerinde hissedarlıkları olan şirketlerin aynı ihaleye katılması hâlini yasaklamadığı dikkate alındığında, hissedarlık hâlinin kanun kapsamında yasak fiil ve davranış olarak kabul edilebilmesi için, anılan şirketlerin birbiri üzerinde yönetim/denetim/oy/pay hakkı bakımından hâkimiyet ve yetkiye sahip olması gerektiği, Kanun’un 17. maddesi kapsamında birden fazla teklif verildiğinin, her türlü tereddütten uzak şekilde kanıtlanmış olmasına ihtiyaç bulunduğu, oysa davaya konu Kurul Kararında, tüzel kişilikteki pay oranının hâkim etkisinin bulunup bulunmadığı hakkında herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı gibi, yönetim/denetim/oy/pay hakkı/ortak adres vs. hiçbir husus bakımından inceleme yapılmadığı, dava konusu Kurul kararının, Kurul’un yıllara sari uygulaması ile çeliştiği, şirketlerinin … şirketinin yönetimindeki temsil oranının sıfır olduğu, her iki şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin farklı olduğu, pay oranının %10 olup hâkim sermaye konumu bulunmadığı, şirket ortaklarının faklı kişiler olduğu, şirket merkezlerinin farklı olduğu, her iki şirketin SGK işveren numaraları, çalışan listeleri, fatura kayıtlarının ayrı olduğu, dolayısıyla pek çok Kurul kararında aranan kriterlerin “bir arada gerçekleşmesi” koşulunun sağlanmadığı, birbirinin teklifinden haberdar olduğu ifade edilen şirketlerin tekliflerinin birbirinden oldukça uzak teklifler olmasına karşın kalan tüm firma tekliflerinin birbirlerine oldukça yakın teklifler oldukları ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, “www.ticaretsicil.gov.tr” adresi üzerinden yapılan incelemede ihale üzerinde bırakılan … şirketi ile ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif olarak belirlenen davacının ortaklık ilişkisinin bulunduğu ve bu durumun isteklilerce irade birliği içinde hareket edildiği ve birbirlerine ait teklif bilgilerinden haberdar olabilecekleri yönünde kuvvetli karine oluşturmaya yeterli olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 10/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.