Danıştay Kararı 13. Daire 2022/3561 E. 2022/4128 K. 10.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3561 E.  ,  2022/4128 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3561
Karar No:2022/4128

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Kurumu…
VEKİLİ : Av. …

2- (DAVACI) … İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun İl Özel İdaresi İmar ve İnşaat Daire Başkanlığı tarafından 23/05/2012 tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirilen “İlkadım Atatürk Sağlık Meslek Lisesi ve Öğrenci Pansiyonu Yapımı” ihalesine yönelik olarak dava dışı bir istekli tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusu üzerine teklifi değerlendirme dışı bırakılan davacı şirket tarafından, teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin 05/09/2012 tarih ve 2012/UY.III-3488 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının yargı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 100.000,00-TL maddî zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce, Dairemizin 31/03/2021 tarih ve E:2015/874, K:2021/1148 sayılı kararı ile davanın reddine yönelik kısmının onanmasına, davalı idare lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusu sonucunda ise Dairemizin 02/12/2021 tarih ve E:2021/3714, K:2021/4142 sayılı kararı ile karar düzeltme istemi kabul edilerek Mahkeme kararının davacının tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının gerekçeli olarak onanmasına, davalı idare lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi üzerine, bozma kararına uyularak bozulan kısım hakkında verilen kararda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10. maddesinde, manevi tazminat davalarının kısmen veya tamamen reddedilmesi durumlarında, vekâlet ücretine ne şekilde hükmolunacağının açıkça düzenlendiği, buna karşın maddi tazminat taleplerinin kısmen veya tamamen reddedilmesi durumuyla ilgili olarak özel bir düzenlemeye yer verilmediği, bununla birlikte, dava konusunun para olması nedeniyle nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılabilir ise de, olayın, Mahkemeye erişim hakkı ve yukarıda bahsedilen Anayasa Mahkemesi kararı ışığında değerlendirilmesinden, davacının, hak ettiği tazminat tutarının neredeyse tamamını vekâlet ücreti olarak idareye ödemesi sonucuna yol açacak olan söz konusu Tarife hükümlerinin ihmal edilmesi gerektiği;

Bu durumda; davacının maddi tazminat isteminin tamamen reddedilmesi sebebiyle davalı idare lehine ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, reddedilen maddi tazminat yönünden davalı idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, vekâlet ücretinin fahiş olmadığı, Anayasa Mahkemesi kararının emsal oluşturmadığı, lehlerine nispî vekâlet ücretine hükmedilmesi ve İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, İdare Mahkemesi kararının maddî tazminat istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Davalının, İdare Mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanmasına; davacının temyiz isteminin ise incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davalı idarenin temyiz istemi açısından;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. Maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen ve kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 46. maddesinde; Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49. maddesinin 5. fıkrasında ise; kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hallerinde kesinleşen kısmın Danıştay kararında belirtileceği kurala bağlanmış olup, temyiz yoluna, aleyhine karar verilen taraflarca başvurulabileceği açıktır.
İdari işlemler hakkında iptal davası açılabilmesi için öncelikle idari işlemin ilgilinin hukuki menfaatini ihlal etmesi koşulunun varlığı arandığı gibi, kanun yoluna başvurmada da hukuki yarar bulunması gerekmektedir. Başka bir deyişle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulması veya değiştirilmesinde korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunması şarttır.
Somut uyuşmazlıkta, davanın reddi yolunda … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın Dairemizin 31/03/2021 tarih ve E:2015/874, K:2021/1148 sayılı kararıyla, davanın tazminat yönünden reddine ilişkin kısmının onanmasına, davalı idare lehine nispî vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verildiği; tarafların karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 02/12/2021 tarih ve E:2021/3714, K:2021/4142 sayılı kararıyla karar düzeltme istemi kabul edilerek Mahkeme kararının davalı idare lehine nispî vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulmasına, davanın tazminat yönünden ise gerekçeli olarak onanmasına karar verildiği; sonuç itibarıyla Mahkeme kararının davacının maddî tazminat istemine yönelik davanın reddine ilişkin kısmının kesinleştiği, Mahkemece bozma kararına uyularak, davalı idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilerek davacı aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından dosyaya sunulan temyiz dilekçesinde ise, Mahkeme kararının, onanarak kesinleşen davanın reddine ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
Bu durumda, davacının bozma kararı sonrasında aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığından hakkında hüküm kurulmayan ve kesinleşen kısma yönelik olan temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine,
2. Davalının temyiz isteminin reddine,
3. Davanın reddi ile davalı idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
4.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 10/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.