Danıştay Kararı 13. Daire 2022/3661 E. 2022/3976 K. 03.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3661 E.  ,  2022/3976 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3661
Karar No:2022/3976

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Sigorta Fonu …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) :…
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilen … Ekspres A.Ş.den kredi kullanan Dağlar Gıda Ürünleri Üretim Pazarlama Ltd. Şti., ve … Mühendislik Mimarlık İnşaat Ticaret Ltd. Şti.’nin kanuni temsilcisi olan davacıdan, anılan şirketlerin … Ekspres A.Ş.’de kullandığı kredilerden kaynaklanan 82.926.293,00.-TL Fon alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce, Dairemizin 16/11/2021 tarih ve E:2018/3022, K:2021/3838 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacının kanuni temsilcisi ve %50 ortağı olduğu … Mühendislik Mimarlık İnşaat Tic. Ltd. Şti. ve … Gıda Ürünleri Üretim ve Pazarlama Ltd. Şti. firmalarının … hakim ortak grubu şirketlerinden olduğu ve şirketlerden … Mühendislik Ltd. Şti.’nin Fon tarafından temlik alınan kredilerini … Ekspres’ten 14/08/1997 ile 16/10/1998 tarihleri arasında, … Gıda Ltd. Şti.’nin ise 27/08/1997 ile 30/04/1998 tarihleri arasında kullandığı, dava konusu ödeme emrindeki alacağı oluşturan kalemler arasında bu krediler ve faizi ile birlikte icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerinin de bulunduğu, dava konusu ödeme emrinin konusu olan alacak tutarının içeriğinde, 4389 sayılı Kanun’dan doğan asıl kredi alacağı ve faizine ilişkin toplam tutar ile davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketlerden olan alacağın tahsili aşamasındaki mahkeme ve icra giderlerine dair icra inkar tazminatı ve yargılama giderleri gibi tutarların da eklenmesi suretiyle toplam borç tutarının belirlendiği, ancak söz konusu alacak kalemlerinin niteliklerinin ve tahsil usüllerinin farklı olduğu, nitekim asıl kredi alacağı, faiz başlangıç tarihi ile uygulanacak faiz oranlarının farklı hükümlere; vekâlet ücreti, ilam harcı, icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerinden oluşan borç tutarına uygulanacak faiz başlangıç tarihi ve uygulanacak faiz oranlarının ise farklı hükümlere tabi olduğu, diğer taraftan, farklı nitelikteki alacaklardan oluşan borç tutarına yapılacak itirazların da farklı şekillerde yapılacağı, bu nedenle davacıya kredi asıl alacak ve faizler toplamından oluşan alacak tutarı toplamı ile diğer yargılama giderlerinden oluşan alacak tutarı toplamının tahsili için ayrı ayrı alacak takibi yapılarak itiraz hakkının açık ve net bir şekilde kullandırılması gerektiği, öte yandan, … Ekspres A.Ş.’den … hakim ortak grubu tarafından kullanılan ve geri ödenmeyen kredilerin 23/08/2001 tarihinde Fon tarafından temlik alındığı, ancak davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketlerin geri ödenmeyen kredilerinden kaynaklanan borç hesaplanırken, alacağın 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsiline karar verilmesine ilişkin Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararına kadar olan sürede borca temerrüt faizi yürütüldüğü, 4389 sayılı Kanun’un 15/3 maddesi uyarınca alacağın Fon tarafından temlik alınmasından itibaren 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesinde yer alan gecikme zammı uygulanması gerekirken 2005 yılına kadar borca temerrüt faizi işletildiği anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mahkeme kararlarında hükmedilen icra inkar tazminatı, yargılama gideri gibi alacak kalemlerinin asıl borcun ferileri olduğu ve asıl borcun tâbi olduğu tahsilat usulüne göre takip edilebileceği, yasalar gereği her iki alacağın da kamu alacağı sayıldığı, asıl alacak ve ferilerinin iki ayrı idari işlem tesis edilerek takibinin usul ekonomisine de uygun olmadığı, asıl alacak ve ferilerine ilişkin faiz ve sürelerin yasalara uygun bir şekilde doğru olarak uygulandığı, dava konusu idari işlem hakkında kısmi kabul kısmi ret kararı verilebilecekken takibin tamamının iptaline karar verilmesinin usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 03/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.