Danıştay Kararı 13. Daire 2022/3897 E. 2022/4570 K. 05.12.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3897 E.  ,  2022/4570 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3897
Karar No:2022/4570

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti davalı idareye ait Konya ili, Meram ilçesi, … Mahallesi, … Sokak, No:… adresinde bulunan 60 tonluk elektronik kantarın 3 yıl süreyle kiralanmasına ilişkin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle 02/02/2022 tarihinde yapılan ihale kapsamında davacı tarafından yatırılan 80.000,00-TL iştirak teminatının irat kaydedilmesi işleminin iptaliyle yapılan ödemenin başvuru tarihi olan 24/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; dava konusu ihalede 07/02/2022 tarihinde onaylanan ihale kararının davacıya bildirilmesi üzerine 15 gün içerisinde geçici teminatı kesin teminata çevirerek noterlikçe tescil edilmiş sözleşmenin idareye ibraz edilmediği, dolayısıyla süresinde sözleşme imzalanmadığından bahisle yatırılan 80.000,00-TL ihaleye iştirak teminatının “İhale Şartnamesi” uyarınca irat kaydedildiği belirtilmiş ise de; 2886 sayılı Kanun’da ihaleye iştirak teminatı adı altında bir teminat alınmasına ve sonucunda buna dair bir yaptırıma yönelik herhangi bir hükme yer verilmediği, idari yaptırımlarda da ceza hukukundaki suçlar için öngörülen “suçta ve cezada kanunilik” ilkesinin geçerli olduğu, idari yaptırımlar için anılan kanunda öngörülen sebepler dışında başka sebeplere dayanılarak idari yaptırım tesis edilemeyeceği ve kanunun öngördüğü yaptırımdan başka bir yaptırımın uygulanamayacağı, Kanun ile düzenlenmeyen bir yükümlülüğün, kanundaki temel çerçeveyi yine o kanunun sınırları içinde kalacak şekilde açıklayan, işlem yapılmasını gösteren Cumhurbaşkanı Kararları, Yönetmelik, Tebliğ, Genelge, Şartname gibi ikincil düzenlemeler ile yeni bir yaptırım hükmü getirilmesinin mümkün olmadığı bu nedenle kanun ile düzenlenmeyen “ihaleye iştirak teminatı”nın şartnameyle getirilerek yine yaptırımının da şartname ile düzenlenerek irat kaydedileceğine ilişkin işlemin “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine aykırılık teşkil edeceği anlaşıldığından, ihaleye iştirak teminatının irat kaydedilmesi işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrası uyarınca davacı tarafından ihale şartnamesi uyarınca yatırılan ve davalı idare tarafından kanuni dayanağı bulunmadığı hâlde irat kaydedilen 80.000,00-TL ihaleye iştirak teminatının davalı idareye başvuru tarihi olan 24/03/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, irat kaydedilen 80.000,00-TL ihaleye iştirak teminatının davalı idareye başvuru tarihi olan 24/03/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kararın sözleşme serbestisi ve güven ilkesi ile bağdaşmadığı, davacının ihale şartnamesi ve eklerini okuyup kabul ederek ihaleye katıldığı, ihale şartnamesinde yazan iştirak teminatını kendi iradesi ile bilerek ve isteyerek yatırdığı, kendi kusuru ile süresinde sözleşme imzalamadığı, şartname hükümlerine aykırı davrandığı, iştirak teminatının irat kaydedilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı; davacı tarafından; dava konusu işlemin iptali talebi ile birlikte açılan tam yargı davasında nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, ihaleye katılabilmek için hukuka aykırı bir talep olsa da idarece istenilen iştirak teminatının yatırıldığı, idarenin talebinin isteyerek yapılmış olmasının hukuka aykırılığı hususunu değiştirmeyeceği, ihale şartnamesinin idari işlem olduğu ve 2886 sayılı Kanun’a tabi olduğu, özel hukuktaki sözleşme serbestisiyle ilgisinin olmadığı belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ve irat kaydedilen …-TL ihaleye iştirak teminatının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 05/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.