Danıştay Kararı 13. Daire 2022/3914 E. 2022/3572 K. 10.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3914 E.  ,  2022/3572 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3914
Karar No:2022/3572

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Otomasyon Peysaj İnşaat Temizlik Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca gerçekleştirilen ve davacının uhdesinde kalan “Kompanzasyon Sistemleri Bakım Onarım ve Takibi Hizmeti” ihalesine ilişkin olarak davacı ile 03/09/2019 tarihinde imzalanan sözleşmenin, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 21 ve 22. maddeleri uyarınca feshedilmesine ve teminatın irat kaydedileceğinin bildirilmesine ilişkin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 09/08/2019 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin davacı şirketin uhdesinde kaldığı, 03/09/2019 tarihinde sözleşme imzalandığı, 06/09/2019 tarihinde işe başlandığı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca gerçekleştirilen inceleme sonucunda hazırlanan rapora istinaden sözleşmenin 01/12/2020 tarihli Olur ile feshedildiğinin ve teminatın irat kaydedileceğinin … tarih ve … sayılı işlemle davacıya bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı; dosyanın incelenmesinden, davalı idarece, davacı şirket ile ihalede teklif sahibi diğer isteklilerin irade birliği çerçevesinde birlikte hareket ettiklerine dair tespitlerin rekabeti ve ihale kararını etkileyeceği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin ve temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na 6545 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle eklenen “İvedi yargılama usulü” başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda söz konusu yargılama usulünün uygulanacağı; ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, verilen nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle değiştirilen “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dâhi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; sekizinci fıkrasında ise, ivedi yargılama usulüne tâbi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamayacağı belirtilmiştir.
Aktarılan düzenlemelere göre ivedi yargılama usulüne tâbi olan işlemlerden doğan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulabileceği, bunlar dışında kalan uyuşmazlıklarla ilgili olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, ancak 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde tahdidî olarak sayılan uyuşmazlıklarla ilgili kararlara karşı istinaf kanun yolundan sonra temyiz kanun yoluna da başvurulabileceği açıktır.
Mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna mı yoksa temyiz kanun yoluna mı başvurulabileceğinin belirlenmesi için öncelikle dava konusu uyuşmazlığın ivedi yargılama usûlüne tâbi olup olmadığının tespiti zorunludur. 2577 sayılı Kanun’a 6545 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle eklenen “İvedi yargılama usûlü” başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usûlünün uygulanacağı kurala bağlandığından, ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklardan ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
İhale işlemlerine ilişkin idarî usûlü düzenleyen temel kanunlardan olan 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 4. maddesinde, ihalenin “Bu Kanunda yazılı usûl ve şartlarla işin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve yetkili mercilerin onayı ile tamamlanan sözleşmeden önceki işlemleri”; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 4. maddesinde ise, “Bu Kanunda yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemleri” ifade ettiği belirtilmiş olup, bu kanuni tanımlamalar ve istikrar kazanan içtihatlar dikkate alınarak ihale ilanı ile başlayıp sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan süreçte tesis edilen işlemlerin ivedi yargılama usulüne tâbi ihale işlemleri olduğunun kabulü gerekir.
Dosyanın incelenmesinden, ihale üzerinde kalan davacı ile akdedilen sözleşmenin, 4735 sayılı Kanun’un 21 ve 22. maddeleri uyarınca feshedilmesine ve teminatın irat kaydedileceğinin bildirilmesine ilişkin dava konusu işlemin, 4734 sayılı Kanun’un “Yasak fiil veya davranışlar” başlıklı 17. maddesi kapsamında davacı şirketin uyuşmazlık konusu ihaleye teklif veren diğer şirketler ile irtibatlı olduğunun ve birlikte hareket ettiklerinin tespit edildiğinden bahisle tesis edildiği dikkate alındığında, dava konusu işlemin ihale sürecinde vâki olan bir yasak fiil sebebiyle tesis edilmiş olması, sözleşmenin herhangi bir hükmüne veya özel hukuka ilişkin bir düzenlemeye dayalı olmaması ve doğurduğu sonuç itibarıyla ihale kararının geri alınması mahiyetinde bir işlem olması nedeniyle uyuşmazlığın ivedi yargılama usûlü uygulanarak çözümlenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, İdare Mahkemesi’nce verilen kararın 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesi uyarınca ivedi yargılama usûlüne göre doğrudan temyize tâbi olduğu ve ivedi yargılama usûlüne tâbi olan davalarda anılan Kanun’un 45/8. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı gözetilerek Bölge İdare Mahkemesi’nce esası incelenmeksizin dosyanın Danıştay’a gönderilmesi gerekirken, esas incelemesi yapılmak suretiyle verilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararda usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.