Danıştay Kararı 13. Daire 2022/3999 E. 2022/4387 K. 23.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3999 E.  ,  2022/4387 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2022/3999

Karar No : 2022/4387

YARGILAMANIN YENİLENMESİ

İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : … Madencilik Mühendislik Müşavirlik Sanayi ve

Ticaret Ltd. Şti.

VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1. .. Bakanlığı

VEKİLİ : Av. …

2. … Genel Müdürlüğü

VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nce 11/08/2021 tarihinde gerçekleştirilen Muğla ili hudutlarında bulunan .. sayılı II-B Grubu maden sahası arama ruhsatı ihalesinin uygun bulunmamasına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bağlı, İlgili ve İlişkili Kuruluşlar Taşınmaz Komisyonu’nun (Taşınmaz Komisyonu) … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın reddine ilişkin Dairemizin 29/06/2022 tarih ve E:2022/1413, K:2022/2985 sayılı kararının, yargılamanın yenilenmesi yolu ile kaldırılarak yeniden inceleme yapılmak suretiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu ihaleye şirketlerinin yetkili temsilcisi olarak katılan …’nin temsilci olarak katıldığı başka bir şirket hakkındaki ihale kararının Taşınmaz Komisyonu tarafından uygun bulunması nedeniyle dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka uygun olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle yargılamanın yenilenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarelerce istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ: Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :

Muğla ilinde bulunan II-B Grubu maden sahasına ilişkin 11/08/2021 tarihinde gerçekleştirilen arama ruhsatı ihalesi davacı şirketin uhdesinde kalmış, ihale komisyonunun ihaleyi sonuçlandıran kararı 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca Taşınmaz Komisyonu’na sunulmuştur.

İhale komisyonu kararının uygun bulunmamasına ilişkin Taşınmaz Komisyonu kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca temyizen incelenmesi sonucunda, Dairemizin 29/06/2022 tarih ve E:2022/1413, K:2022/2985 sayılı kararıyla Mahkeme kararının bozulmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verilmiş, bu kararla ilgili olarak 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesindeki şartların oluştuğu ileri sürülerek yargılamanın yenilenmesi istenilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Yargılamanın yenilenmesi” başlıklı 53. maddesinin birinci fıkrasında, yargılamanın yenilenmesi sebepleri sayma suretiyle belirtilmiş; ikinci fıkrasında, “Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır.” kuralına yer verilmiştir. Bu nedenle, yargılamanın yenilenmesi istemini karara bağlayacak yargı merciinin belirlenmesi için öncelikle “esas kararı vermiş olan mahkeme” kavramının irdelenmesi gerekmektedir.

2577 sayılı Kanun’a 18/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile eklenen “İvedi yargılama usulü” başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinde ivedi yargılama usulünün uygulanacağı belirtilmiş, 2. fıkrasının (i) bendinde, “Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukukî noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir.” kuralına yer verilmiştir.

Bakılan davanın ivedi yargılama usulüne tâbi olması, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararının Dairemizce verilen 29/06/2022 tarih ve E:2022/1413 K:2022/2985 sayılı kararla bozulması ve davanın reddine kesin olarak karar verilmiş olması nedeniyle, Dairemizin anılan kararına yönelik yargılamanın yenilenmesi isteminin İdare Mahkemesince değil, Dairemizce karara bağlanması gerekmektedir. Zira İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması üzerine esasa ilişkin olarak da nihaî karar Dairemizce kesin olarak verildiğinden, 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinde belirtilen “esas kararı vermiş olan mahkeme”nin, ivedi yargılama usulünün bu özelliği dolayısıyla Dairemiz olarak kabulü gerekmektedir.

Nitekim davacının yargılamanın yenilenmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine … İdare Mahkemesi’nin … (Mahkeme kararında sehven … olarak yazılmıştır.) tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla yargılamanın yenilenmesi istemi hakkında bir karar verilmeyip, davanın görev yönünden reddine ve dava dosyasının Danıştay’a gönderilmesine karar verilmiştir.

Davacının yargılamanın yenilenmesi istemine gelince;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Yargılamanın yenilenmesi” başlıklı 53. maddesinde, “Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.

a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,

b) Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmî bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,

c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,

d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,

e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,

f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,

g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması,

h) Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması,

ı) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya hüküm aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.” kuralına yer verilmiştir.

Dava konusu işlemin iptali yönünde verilen … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca temyizen incelenmesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına ve davanın reddine dair Dairemizin 29/06/2022 tarih ve E:2022/1413, K:2022/2985 sayılı kararı ile ilgili olarak, davacı tarafından; “Danıştay kararı kesinleştikten sonra davacı şirketin tek yetkilisi ve sahibi olan …’nin ortağı ve temsilcisi olduğu … Mermer Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin katıldığı ihalelerin onaylandığı ve maden arama ruhsatının uygun bulunduğuna ilişkin 27/07/2022 tarihli Taşınmaz Komisyonu kararının yayımlandığı, Taşınmaz Komisyonu tarafından davacı şirketin uhdesinde kalan dava konusu ihaleye uygunluk verilmemesi için herhangi bir sebep olmadığının böylelikle anlaşıldığı” ileri sürülerek yargılamanın yenilenmesi istenilmiştir.

Bu durumda, davacının yargılamanın yenilenmesi istemiyle verdiği dilekçede ileri sürdüğü nedenler, 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinde tek tek ve sınırlı olarak sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden hiçbirine uymadığından, istemin reddi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin REDDİNE,

2. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca …-TL harcın istemi hâlinde davacıya iadesine,

3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,

4. …-TL posta giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.