Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/417 E. , 2022/4148 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/417
Karar No:2022/4148
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından 19/10/2021 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ”Yol Yapım İşi” ihalesinin 4. kısmının (Ceylanpınar-Viranşehir) re’sen iptal edilmesine dair 08/11/2021 tarihli ihale komisyon kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; “Yol Yapım İşi” ihalesinin idarece iptal edilen 4. kısmına (Ceylanpınar-Viranşehir) ait yaklaşık maliyetinin 28.069.452,00-TL, aşırı düşük teklif değerlendirmesine esas sınır değerinin ise 18.834.431,97-TL olarak belirlendiği, anılan ihaleye 2 isteklinin teklif verdiği, aşırı düşük teklif değerlendirme sınırının üstünde olmak üzere davacının 27.020.000,00-TL ile en avantajlı teklifi verdiği, davacının teklif fiyatı yaklaşık maliyet tutarının altında olmakla birlikte, yaklaşık maliyete oldukça yakın (%96’sı oranında) olduğu gerekçesiyle ihalenin 4. kısmının (Ceylanpınar-Viranşehir) 08/11/2021 tarihli ihale komisyon kararı ile iptaline karar verildiği; idarenin ihaleyi iptal edebilmesi için “takdir yetkisi” çerçevesinde makul sebeplerin oluştuğu, 4734 sayılı Kanun uyarınca ihaleyi yapan idarenin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. maddesinde belirtilen ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerini gözetmek zorunda olduğu, idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif ve keyfi amaçlar doğrultusunda kullandığına ilişkin olarak dosya içeriğinde herhangi bir somut bilgi ve belge de bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idarece yaklaşık maliyet belirlenirken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ocak ayında belirlediği fiyatların dikkate alındığı, ocak ayı ile ekim ayı arasında geçen sürede imalat girdilerinde yaşanan fiyat artışlarının göz önünde bulundurulmadığı, güncelleme yapılsaydı tekliflerinin yaklaşık maliyetin oldukça altında kaldığının görüleceği, iki geçerli teklifin kalmış olmasının ihalede rekabetin oluşmadığı anlamına gelmeyeceği, 4734 sayılı Kanun’da belirlenmiş olan temel ilkelere aykırı bir durum olmaksızın ölçüsüz ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde ihalenin iptal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 10/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.