Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/4219 E. , 2022/3791 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4219
Karar No : 2022/3791
DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1. …
2. … Başkanlığı
DAVANIN KONUSU : 29/04/2021 tarih ve 3923 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programında kalmasına karar verilen … A.Ş. adına kayıtlı bazı taşınmazlara ilişkin olarak yeniden değerlendirme yapılarak anılan taşınmazların özelleştirilmelerine dair süreçlerin durdurulması ile taşınmazların özelleştirme kapsam ve programından çıkarılmaları talebiyle davalı idarelere yapılan 18/08/2022 tarihli başvuruların cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
29/04/2021 tarih ve 3923 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, “Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun (Kurul) 20/12/2000 ve 2000/92 sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına, 12/08/2008 tarih ve 2008/50 sayılı kararı ile özelleştirme programına alınan;
1) … A.Ş.’nin sermayesinde bulunan hisselerin tamamının özelleştirme kapsam ve programından çıkarılarak Türkiye Varlık Fonu’na devrine;
2) … A.Ş. adına kayıtlı, ekli (EK-1) listede yer alan gayrimenkuller ile ekli (EK-2 ve EK-3) krokiler ve listelerde sınırları ve koordinatları gösterilen bölgeler içerisinde kalan gayrimenkullerin özelleştirme kapsam ve programından çıkartılmayarak, bu gayrimenkullerin satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlanmasına …” karar verilmiştir.
Davacı sendika tarafından 18/08/2022 tarihinde Cumhurbaşkanlığı’na ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na yapılan idari başvurularda, 29/04/2021 tarih ve 3923 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programında tutulan gayrimenkullerle ilgili yapılan araştırmalar sonucunda, bir kısım taşınmazların fabrikaların üretim alanlarını, satış mağaza ve alanlarını, teknik hizmet alanlarını, Şeker Enstitüsü ve binalarını, deneme tarlaları ve seraları, eğitim ve dinlenme alanlarını kapsadığının tespit edildiği, buna göre anılan taşınmazların fabrikalardan ayrılarak özelleştirilmesinin özellikle Ankara, Eskişehir, Kastamonu, Burdur ve Susurluk fabrikalarının üretimlerini doğrudan olumsuz etkileyeceği belirtilerek, bu çerçevede belirtilen taşınmazlarla ilgili olarak gerekli değerlendirmenin yeniden yapılması ve anılan taşınmazların özelleştirilmelerine dair süreçlerin durdurulması ile özelleştirme kapsam ve programından çıkarılmaları talebinde bulunulmuştur.
Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısıyla, konunun ilgisi nedeniyle Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nca değerlendirilerek gerekli görülmesi hâlinde teklifte bulunulması ve her durumda sonucundan taraflarına ve ilgiliye bilgi verilmesi istenilmiştir.
Davacı sendika tarafından, 19/08/2022 tarihinde yapılan idari başvurulara otuz günlük yasal süre içinde cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiğinden bahisle 12/10/2022 tarihinde UYAP üzerinden bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddesinde, “(1) İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. (2) Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. (3) İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” kuralına yer verilmiş; “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” alt başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı yönünden inceleneceği; “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı bulunan hâllerde davanın reddedileceği; “İvedi yargılama usûlü” başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında ivedi yargılama usûlünün uygulanacağı, ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde ise, ivedi yargılama usûlünde dava açma süresinin otuz gün olduğu ve bu Kanun’un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı kurala bağlanmıştır.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un “Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri” başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasında, “a) Bu Kanunun 1’inci maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsamına alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan özelleştirmeye hazırlanmasına, hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan özelleştirme programına alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek …” Kurul’un görevleri arasında sayılmıştır.
09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 85. maddesinde, “24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun; … e) … 3. maddesinin birinci fıkrası … yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. GEÇİCİ MADDE 29- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır.”; “Kurulların görevleri” başlıklı Geçici 8. maddesinde, “Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır.” kurallarına yer verilmiştir.
Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7142 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu’nca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK’nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun’un “Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür.” düzenlemesi yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurul’un görevlerinin sayıldığı metin yürürlükte bulunmaya devam etmekte olup; 703 sayılı KHK’nın Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin ise Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK’nın 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 1. fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun (Kurul) görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanına veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceği kurala bağlanmıştır.
29/04/2021 tarih ve 3923 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, Kurul’un 20/12/2000 ve 2000/92 sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına, 12/08/2008 tarih ve 2008/50 sayılı kararı ile özelleştirme programına alınan Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’nin (Türkşeker) sermayesinde bulunan hisselerin tamamının özelleştirme kapsam ve programından çıkarılarak Türkiye Varlık Fonu’na devrine ve Türkşeker adına kayıtlı, ekli (EK-1) listede yer alan gayrimenkuller ile ekli (EK-2 ve EK-3) krokiler ve listelerde sınırları ve koordinatları gösterilen bölgeler içerisinde kalan gayrimenkullerin özelleştirme kapsam ve programından çıkartılmayarak, bu gayrimenkullerin satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlanmasına 4046 sayılı Kanun’un 3. ve Geçici 29. maddeleri ile 703 sayılı KHK’nın Geçici 8. maddesi uyarınca karar verilmiştir.
29/04/2021 tarih ve 3923 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, 4046 sayılı Kanun uyarınca Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı mahiyetinde tesis edildiği, öte yandan, davacı sendika tarafından 18/08/2022 tarihinde davalı idarelere yapılan başvurularda, 29/04/2021 tarih ve 3923 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programında tutulan bazı taşınmazlarla ilgili olarak yeniden bir değerlendirme yapılması ve bunların özelleştirme kapsam ve programından çıkarılmaları için gerekli işlemlerin tesis edilmesi talep edildiğinden, söz konusu idari başvurunun 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde olduğu, anılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali isteminden kaynaklanan uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ivedi yargılama usulü kapsamında yer aldığı ve davacı sendika tarafından 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında yapılan başvurunun dava açma süresini durdurmayacağı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından dava konusu taşınmazların 29/04/2021 tarih ve 3923 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programında tutulduğunun öğrenilmesi üzerine 18/08/2022 tarihinde Cumhurbaşkanlığı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na başvuruda bulunulduğu görüldüğünden, davacının itiraz konusu taşınmazların özelleştirme kapsam ve programında bırakılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararından en geç bu tarihte haberdar olduğu ve 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde belirtilen 30 günlük dava açma süresinin 18/08/2022 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı açıktır.
Bu itibarla, dava konusu taşınmazların özelleştirme kapsam ve programından çıkarılmamasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle 18/08/2022 tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 12/10/2022 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla, yazılı olarak bildirilen ve özel dava açma süresine tâbi olan bir işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verilmiş ise de, aynı kararda zımni ret işlemleri üzerine açılan davalarda dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ve kurulları kararları arasındaki aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu işlemin davacı sendika tarafından yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlem olduğu ve dolayısıyla davalı idarenin yazılı olarak bildirilen bir işleminin dava konusu edilmediği dikkate alındığında, içtihatların birleştirmesine ilişkin anılan kararın bakılan davada uygulanamayacağı açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 15/1-b maddesi uyarınca DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Kullanılmayan …TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 24/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.