Danıştay Kararı 13. Daire 2022/4298 E. 2022/4119 K. 09.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/4298 E.  ,  2022/4119 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4298
Karar No : 2022/4119

YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI

Dava, … vekili Av. … tarafından, Konya ili, Beyşehir ilçesi, … Mahallesi’nde bulunan, … ada, … parsel sayılı ve 714,42 m2’lik kısmı Hazine’ye ait toplam 900,14 m2 yüzölçümlü taşınmazın kat’i ihalesinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca uygun görülmemesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin ve bu işlemin bildirimi niteliğinde olan Beyşehir Kaymakamlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle … Kaymakamlığı ve … Bakanlığı’na karşı açılmıştır.
Konya … İdare Mahkemesi tarafından verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, taşınmaz hukukuna ilişkin herhangi bir kuralla bağlı olmaksızın, ita amirince ihalenin uygun görülmemesine yönelik işlemin iptaline ilişkin olduğu anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde anılan Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu işlemi tesis eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Ankara … İdare Mahkemesi tarafından verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda, 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, davada, ihaleye konu taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olan Konya İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılarak, davanın yetki yönünden reddine ve yetkili yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyasının Danıştay’a gönderilmesine karar verilmiştir.
Aktarılan kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun’un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı Kanun’un “İdari davalarda genel yetki” başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, “Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun’da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.”; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise, “İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idarî davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir.” kuralına yer verilmiştir.
İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idarî işlemi tesis eden idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
Anılan Kanun’un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idarî sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idarî davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü özel yetki kuralı kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, bu tür uyuşmazlıklarda 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının geçerliliği bulunmamaktadır (Kâzım YENİCE/Yüksel ESİN, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, Ankara, 1983, s.656).
Aslında, 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesinde düzenlenen idarî dava türlerinden hiçbirinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan “taşınmaz mallara ilişkin davalar” ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idarî davalar değil; “idarî uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan” ya da “taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlâl eden” idarî işlemleri konu edinen idarî davalardır (Turgut CANDAN, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ankara, 2022, s.1301).
Bu durumda, idarî dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu, bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı hâlinde mümkün olduğu, 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, Konya ili, Beyşehir ilçesi, … Mahallesi’nde bulunan, … ada, … parsel sayılı ve 714,42 m2’lik kısmı Hazine’ye ait toplam 900,14 m2 yüzölçümlü taşınmazın kat’i ihalesinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca uygun görülmemesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin ve bu işlemin bildirimi niteliğinde olan Beyşehir Kaymakamlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin esasen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın … tarih ve … sayılı kat’i ihalenin uygun görülmemesine ilişkin işlemi olduğu, söz konusu işlemi takip eden Beyşehir Kaymakamlığı işleminin ise yalnızca önceki işlemin bildirimi mahiyetinde olduğu, öte yandan davanın konusu ihalenin uygun görülmemesine ilişkin olduğundan 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinin birinci fıkrasının olaya uygulanmasının mümkün olmadığı da dikkate alındığında, davanın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işlemi tesis eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde ANKARA İDARE MAHKEMESİ’NİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dosyanın Ankara … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, kararın Konya … İdare Mahkemesi’ne ve taraflara bildirilmesine, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.