Danıştay Kararı 13. Daire 2022/4435 E. 2022/4752 K. 13.12.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/4435 E.  ,  2022/4752 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4435
Karar No:2022/4752

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Ortaca Belediye Başkanlığı’nca 23/02/2021 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile gerçekleştirilen “Muğla İli Ortaca İlçesi Sınırları İçerisinde Oluşan Ambalaj Atıklarının Toplanması, Taşınması, Ayrıştırılması ve Değerlendirilmesi İşinin Kiraya Verilmesi” ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; Ortaca Belediye Encümeni’nin … tarih ve … sayılı kararı ile davaya konu işin 178.000,00-TL (KDV hariç) bedelle … Atıkları Top. Ayr. Geri Dön. Nak. İnş. Tur. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 3 yıl süreyle kiralanmasına karar verildiği, alınan kararın ita amirince onaylandığı ve ihale uhdesinde kalan şirket ile 08/03/2021 tarihinde sözleşme akdedildiği, davacı tarafından anılan kiralama ihalesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
Davalı idarece yetkisi dahilinde mevzuata uygun olarak ihaleye çıkıldığı, ihale öncesi muhammen bedelinin belirlendiği, şartnamelerin düzenlendiği, ihalenin usulüne uygun olarak ilan edildiği hususları göz önüne alındığında, davalı idarece ihale yapılırken açıklık ve rekabet ilkelerinin zedelenmediği, kamu yararının gözetildiği, kamu hizmetlerinin gerekleriyle sınırlı kalınarak ve mevzuata uygun olarak ihalenin yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından, kendisine ait taşınmazın üzerinde hiçbir tasarruf yetkisi olmayan Ortaca Belediyesi’nce, 2886 sayılı Kanun’un 2/5. maddesi uyarınca arsa temin edilmeden ve mülkiyet işleri tamamlanmadan ihalenin yapıldığı ileri sürülmekte ise de, davaya konu ihalenin, davacının maliki olduğu taşınmazın kiraya verilmesine ilişkin olmadığı, Ortaca Belediyesi hizmet alanı sınırları içerisinde meydana gelen ambalaj atıklarının mevzuat hükümleri çerçevesinde evsel atıklardan ayrı toplanması, taşınması, ayrıştırılması ve değerlendirilmesi işinin kiraya verilmesine ilişkin olduğu, işin bahse konu taşınmaz üzerinde yapılmasının şart koşulmadığı, davalı idare ile ihale uhdesinde kalan şirket arasında akdedilen sözleşmede de işin yapılma yerinin belirtilmediği, ayrıca ihalenin konusunun, bina ve benzeri mahiyetteki inşaatlara ilişkin olmaması sebebiyle ihaleye çıkılmadan önce arsa temin edilmesi, mülkiyet ve kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması şartının bulunmadığı anlaşıldığından, davacının iddialarına itibar edilmemiş olup dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yüklenici sıfatıyla ihale üzerinde bırakılan firmanın faaliyet yerinin kendilerine Orman Genel Müdürlüğü’nden tahsisli olan taşınmaz üzerinde olduğu, ihaleye çıkılan alanın kendilerine ait olduğu, bu durumdan davalı idare tarafından da bilinmesine rağmen mülkiyeti kendilerinde olmayan taşınmaz üzerinde ihaleye çıkıldığı, dava konusu ihalenin ağır ve bariz yetki tecavüzü kapsamında yok hükmünde olduğu, diğer taraftan ihale üzerinde bırakılan şirketin SGK prim borcundan dolayı 6183 sayılı Kanun uyarınca icra takibi yürütüldüğü, anılan şirketin ihaleye ilişkin İdari Şartname’nin 4.6. maddesindeki katılma şartını sağlamadığı, ihalenin iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davaya konu ihalenin ve ihaleye dayalı olarak kendileri ile ihale üzerinde bırakılan şirket arasında imzalanan sözleşmenin konusu davacının bahsettiği taşınmazın kiraya verilmesi işi olmadığı, Muğla ili, Ortaca ilçesi sınırları içerisinde oluşan ambalaj atıklarının toplanması, taşınması, ayrıştırılması ve değerlendirilmesi işinin kiraya verilmesi işi olduğu, bahse konu taşınmazın ihaleye konu edilmediği, işin bahse konu taşınmaz üzerinde yapılmasının şart koşulmadığı, yüklenici şirketin faaliyet yerinin ihale ile bir ilgisi bulunmadığı, ihale üzerinde bırakılan şirketin şartnamelerin gerektirdiği şartları sağladığı, tüm evraklarında faaliyet adresinin belirtildiği, Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen çevre izin ve lisans belgesinin dahi bu adrese ilişkin olarak düzenlendiği, kendileri tarafından faaliyet alanına ilişkin taşınmaz bilgisi araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, faaliyet yerini bildirme yükümlülüğünün ihale katılımcılarına ait olduğu, davacı idare tarafından kendilerine davaya konu edilen taşınmazın tahsisine, mülkiyet sorununa ilişkin bir bilgilendirme ya da tebliğ yapılmadığı, yapılan ihalede arsa temini veya mülkiyet işlemlerinin tamamlanması gibi işlemlerin yapılması zorunluluğunun bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı yanında müdahil tarafından, ihaleyi gerçekleştiren idare tarafından yetkisi dahilinde mevzuata uygun olarak ihaleye çıkıldığı, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 13/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.