Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/488 E. , 2022/3205 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/488
Karar No:2022/3205
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Genel Müdürlüğü … Orman Bölge Müdürlüğü’nce 02/09/2021 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle gerçekleştirilen, Çanakkale ili, Yenice ilçesi, … köyünde bulunan toplam alanı 49.013 m2 olan bina ve tesis alanının kiralanmasına ilişkin 02/09/2021 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü açısından söz konusu işletmenin aidiyetinin belirlenmesi gerektiği, davacı şirket ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı arasında imzalanan sözleşmenin kurulduğu tarihte yürürlükte olduğu hâliyle 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17. maddesinin 3. fıkrasında, süresi kırkdokuz yılı geçmeyecek şekilde kamu yararına olarak kurulan her türlü bina ve tesisin izin süresi sonunda eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğü’nün tasarrufuna geçeceğinin düzenlendiği, bu hâliyle mevzuatın münhasıran izin süresinin dolması hâlini davalı idarenin tasarrufuna geçme sebebi olarak düzenlediği, sonraki değişikliklerle, bina ve tesislerin iznin sona ermesi hâlinde eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğü’nün tasarrufuna geçeceğinin düzenlendiği, iznin sona ermesini gerekli kılan hâllerin gerçekleşmesi durumlarının da izin süresinin dolmasından bağımsız olarak davalı idarenin tasarrufuna geçme sebebi olarak kabul edildiği;
… İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı keşinleşen kararında, arazi izin bedelleri ödenmediğinden verilen iznin iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, iptali yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığının, ancak bedelin ödenmesi hâlinde tekrar izin verilebileceğinin belirtildiği;
Bu itibarla, sözleşmenin kurulduğu tarih itibarıyla 6831 sayılı Kanun’un 17. maddesinin 3. fıkrasının lafzından, davacının, kırk dokuz yıllık izin süresinin bitimi olan 27/03/2028 tarihine kadar ormanlık alanda faaliyet gösterebileceğine güvenerek hareket ettiğinin sabit olduğu, anılan Mahkeme kararında da bedelin ödenmesi hâlinde iznin tekrar verilebileceğinin belirtildiği, oluşan haklı beklentisinin korunmasını gerekli kıldığı, aksi takdirde Anayasa’nın 35. ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 1 sayılı Ek Protokolü’nün 1. maddelerinde düzenlenen mülkiyet hakkının ihlâline yol açılacağı;
Özelleştirme İdare Başkanlığı ile kurulan sözleşme uyarınca davacının kullanımına bırakılan alan ile ilgili olarak, sözleşmenin kurulduğu tarih itibarıyla yürürlükte olan hâliyle genel düzenleyici işlemin yarattığı haklı beklentisinin korunması ve kırk dokuz yıllık sürenin kalan kullanım süresinin sonuna kadar arazi izin bedeli ödenmek kaydıyla hak sahipliğinin kabul edilmesi gerektiği, aksi kabul ile ormanlık alanın tesislerle beraber üçüncü bir kişiye ihale edilmesi şekilde tecelli eden dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı;
Öte yandan, izin süresinin uzatılıp uzatılmaması ile binalar üzerinde tasarruf hakkının 27/03/2028 tarihinden sonra kime ait olduğu, bedelli/bedelsiz devir gibi hususlardan doğabilecek uyuşmazlıkların başka bir davanın konusunu oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının kullanım izninin iptalinin hukuka uygunluğunun mahkeme kararıyla sabit olduğu, davacının dava açmakta meşru, kişisel ve güncel menfaatinin bulunmadığı, davanın süresinde açılmadığı, uyuşmazlık konusu ihalenin hukuka uygun olarak yapıldığı, davacının korunması gereken meşru beklentisinin bulunmadığı, idarenin uyuşmazlık konusu işletmeyi sabit kıymetlere almasına yönelik işleminin dava konusu edilmediği, anılan işlemin hukuka uygunluk karinesinden yararlandığı, devlet ormanlarının mülkiyetinin devredilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 19/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.