Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/816 E. , 2022/828 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/816
Karar No:2022/828
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Davacı … Ticaret Ltd. Şti. vekili Av. … tarafından, davacı şirketin de aralarında bulunduğu tıbbi sarf malzemeleri pazarında, iyileştirici nitelikteki kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı teşebbüslerin aralarında anlaşarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlâl ettiklerinden bahisle, aynı Kanun’un 16. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin Rekabet Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının davacı şirkete ilişkin kısımlarının Dairemizin 08/06/2021 tarih ve E:2020/3330, K:2021/2133 sayılı kararıyla iptali üzerine ödemesi yapılan 616.285,96-TL’nin iade edilmesine karşın yasal faizinin ödenmediğinden bahisle ödemenin yapıldığı tarihten dava açma tarihine kadar işlemiş olan 779.559,53-TL ile dava süresince işleyecek yıllık gecikme faizinin ödenmesine karar verilmesi istemiyle Rekabet Kurumu ve İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’na karşı açılan davada; … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 36. maddesinin (a) fıkrasında, tazmini talep edilen zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili mahkemenin tam yargı davasında da yetkili olduğu belirtilmiş ise de, somut olayda zararı doğuran uyuşmazlık ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da çözümlendiğinden ve işbu dava Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak bakacağı davalar arasında sayılmadığından yetkili mahkemenin 2577 sayılı Kanun’un 36. maddesinin (a) fıkrasına göre belirlenmesinin mümkün olmadığı, uyuşmazlığın niteliği göz önüne alındığında aynı maddenin (b) fıkrasında yer alan kuralın da uygulanma kabiliyeti bulunmadığı, dolayısıyla yetkili mahkemenin aynı maddenin (c) fıkrasına göre belirlenmesi gerektiği, buna göre, uyuşmazlığın çözümünün davacının ikametgâhının bulunduğu yer idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesi’nin yetkisinde olduğu gerekçesiyle dosyanın İstanbul İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verildiği; İstanbul … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, 2577 sayılı Kanun’un 32. ve 36. maddeleri uyarınca, Rekabet Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile davacı hakkında tesis edilen idarî para cezasının tahsili sonrası anılan cezanın yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine, ana parası tarafına iade edilen davacının yoksun kaldığı gecikme faizinin iadesi istemli tazminat davasında, tazminata sebep olan idarî işlemi tesis eden Rekabet Kurulu’nun bulunduğu yer idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi’nin, zararı doğuran idari uyuşmazlığı ve dolayısıyla tam yargı davasının esasını çözümlemeye yetkili olduğu gerekçesiyle yetki uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Danıştay’a gönderilmesi üzerine oluşturulan dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun’un 43. maddesinin 1/b bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun, “İdari davalarda genel yetki“ başlıklı 32. maddesinin 1. fıkrasında, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun’da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu; “Tam yargı davalarında yetki” başlıklı 36. maddesinin (a) bendinde ise, idarî sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran idarî uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi olduğu kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin de aralarında bulunduğu tıbbi sarf malzemeleri pazarında, iyileştirici nitelikteki kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı teşebbüslerin aralarında anlaşarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlâl ettiklerinden bahisle, aynı Kanun’un 16. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin Rekabet Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının davacı şirkete ilişkin kısımlarının Dairemizin 08/06/2021 tarih ve E:2020/3330, K:2021/2133 sayılı kararıyla iptali üzerine ödemesi yapılan 616.285,96-TL’nin iade edilmesine karşın yasal faizinin ödenmediğinden bahisle ödemenin yapıldığı tarihten dava açma tarihine kadar işlemiş olan 779.559,53-TL ile dava süresince işleyecek yıllık gecikme faizinin ödenmesine karar verilmesi istemiyle Rekabet Kurumu ve İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’na karşı bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacı şirkete verilen idarî para cezasının hukuka aykırılığının yargı kararıyla tespiti neticesinde oluştuğu ileri sürülen zararın, idarî para cezasını tesis eden idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı anlaşıldığından, işbu davayı çözümlemeye, tazminat talebine sebep olan idarî işlemi tesis eden Rekabet Kurumu’nun bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, dava konusu uyuşmazlıkta olduğu gibi idarî para cezasının hukuka aykırılığının yargı kararıyla tespiti neticesinde oluşan zararın doğrudan doğruya Rekabet Kurumu tarafından tazmini gerektiğinden ilgili vergi dairesine husumet yöneltilmesinde usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili mahkeme olarak belirlenilmesine, dava dosyasının Ankara İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, kararın İstanbul 4. İdare Mahkemesi’ne ve taraflara tebliğine, 03/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.