Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10064 E. , 2022/5712 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10064
Karar No : 2022/5712
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Ankara Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacı; herhangi bir müracaat evrakı ve belge almadan, Pol-Net sistemi üzerinden toplam 116 aracın trafik tescil kayıtlarında usulsüz değişiklikler yaptığından ve bu işlemlerin sonrasında ilgililer tarafından hesabına para yatırıldığından bahisle memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak şekilde yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak suçunu işlediği sonucuna varılarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-g maddesi uyarınca memuriyetten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla; davacının, toplam 116 aracın 99’unda zorunlu evraklar bulunmamasına rağmen usulsüz işlemler yaparak, araç sahiplerinin ödemesi gereken vergi, tadilat projesi gibi masrafları ödememelerini sağlamak suretiyle menfaat temin etmesi; 17’sinde de dosyalarında zorunlu belgeleri bulunmamasına rağmen, araç kayıtlarını usulsüz değiştirmesi sonrasında hesabına yatırılan paralar nedeniyle … Sulh Ceza Hakimliğinden tutuklama talebinde bulunulduğu, yurtdışına çıkış yasağı konularak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği ve konu ile ilgili adli soruşturmanın devam ettiği hususları da dikkate alındığında, usulüne uygun soruşturma yapılan davacı hakkındaki suçlamaların sübuta erdiği sonucuna varılarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; 657 sayılı Kanun’un 125/E-g maddesinde düzenlenen Devlet memurluğundan çıkarma cezası şartlarının somut olayda bulunup bulunmadığının yargılama sürecinde dikkate alınmadığı; dava dilekçesinde ileri sürülen önemli argümanların değerlendirmeye alınmadığı; taşıması gereken zorunlu yasal unsurları ihtiva etmeyen İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olmadığı; savcılık soruşturması yürütülüyor olmasının, hakkındaki iddiaların sübuta erdiğini göstermediği ileri sürülerek, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararı hakkındaki istinaf isteminin reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların dava sürecindeki savunmalarla karşılandığı ve hukuken geçerlilik arz etmediği, temyiz isteminin reddi gerektiği yolunda cevap verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemine konu edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı hakkında başlatılan soruşturma sonucunda; davacının, Pol-Net sistemine şifresiyle girerek motorlu araç trafik tescil kayıtlarında; Emniyet Genel Müdürlüğü Uygunluk Rehberinde belirtilen AİTM Münferit Araç Uygunluk Belgesi, TSE onaylı Proje, Araç Tespit Raporu, AİTM Tip Onay belgesi, SMM Bürosu Yetki ve Tescil Belgeleri, Fatura, Tüvtürk Araç Muayene Raporu, aracın tescil ve trafik belgeleri ile araç sahibinin veya vekilinin kimlik ve vekalet bilgileri, Araç Trafik Tescil Müracaat ve İşlem Formu Ek-1 ile diğer zorunlu belgeleri almadan usulsüz güncellemeler yaptığının; araçların cinsine, yapılan değişikliğe ve rayiç durumuna göre farklı tutarlardaki ücretlerin araç sahipleri tarafından ödenmemesini sağlayarak araç sahiplerinin menfaat sağlamasını temin ettiğinin, keza, tahsil edilmeyen vergiler yönünden Devletin zarara uğratılmasına sebebiyet verdiğinin ve bu eylemleri ile 99 adet motorlu taşıt için yetkisini başkasına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullandığının,
Ayrıca, 17 adet motorlu taşıt ile ilgili değişiklikleri yapmasından kısa bir süre sonra … isimli iş takipçisinin, davacının banka hesabına muhtelif miktarlarda para gönderdiğinin banka kayıtlarından tespit edildiğinin; … isimli iş takipçisinin, diğer iş takipçilerinden “Paranın yarısını/bir kısmını trafik tescil şubesinde çalışan memura (ablam dediği memura), içeriye veriyorum.” diyerek paraları topladığının anlaşılması üzerine, daha önceki tecziyeleri dikkate alınmak suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına yönelik dava konusu işlem tesis edilmiş olup, davacı, bahse konu disiplin kurulu kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunduğu şekliyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesinde yer alan “Yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak” fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, “yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa’nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu” gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı “Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Kabul Edilmesine Dair Kanun”un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 7068 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.” hükmüne yer verilmiş; 8. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinde, aynı fiil meslekten çıkarma cezası gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezasına konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesi hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil denge, “ölçülülük ilkesi” olarak da adlandırılmakta ve bu ilkenin alt ilkelerini de elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkeleri oluşturmaktadır.
“Elverişlilik ilkesi”, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını; “zorunluluk ilkesi”, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını; “orantılılık ilkesi” ise, öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı ifade etmektedir.
İdarenin, kamu görevlileri hakkında disiplin cezasını tayin ve takdir ederken, suç ve ceza arasındaki hassas dengeyi gözetmesi gerekmektedir. Disiplin cezası vermeye yetkili olan organlar, mevzuata bağlı kalmakla birlikte, evrensel hukuk normlarından olan ölçülülüğün alt ilkeleri olan elverişlilik, gereklilik ve orantılılık unsurlarını da göz önünde bulundurmalıdır.
Bununla birlikte; davacının Devlet memuru sıfatına, vakarına ve bulunduğu görevin hassasiyetine uygun hareket tarzı içinde değerlendirilmesi mümkün olmayan fiillerinin de cezasız bırakılmaması gerekmektedir.
Buna göre; olayda, davalı idarece işlemin sebep unsuru olarak gösterilen fiillerin, “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” hükmü kapsamında görülerek dava konusu disiplin cezasının verildiği anlaşılmakta ise de, davacının üzerine atılı fiilin karşılığı disiplin cezası hükmünün, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nde mevcut olduğu dikkate alındığında, davacının disiplin cezasıyla tecziye edilmesi noktasında öncelikle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün uygulanması gerekirken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun uygulanması suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasında hukuka uyarlık, davayı reddeden İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2/a fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na 6545 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı temyize konu karar, hukuk ve usule uygun bulunduğundan, davacının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.