Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10185 E. , 2022/4962 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10185
Karar No : 2022/4962
KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR:
1- (DAVACI) : … adına Vasisi …
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Dava; davacının, … İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde sorumlu Şube Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, “Mahkemelerce verilen Teknik Araçlarla İzleme Kararlarının aynı gerekçelerle talep edilmesi ve alınan kararların yerine getirilmemesi” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/27. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının (6) no’lu olaya ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, …-… tarihleri arasında … İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü olarak görev yaptığı, … tarihinde başlayıp … tarihinde sona erdirilen ve … sayıya kayden yürütülen … Terör Örgütü (…) soruşturması sırasında birçok teknik çalışmanın yapıldığı, CMK 140. maddeye göre gerekli mahkeme kararları alınarak teknik araçlarla izleme faaliyetlerinin de yürütüldüğü, ancak davacının Şube Müdürü olduğu dönemde, CMK 140. maddeye göre yapılması gereken teknik izleme kararlarının gereğinin, Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomünikasyon Yolu ile İletişimin Denetlenmesi ve Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20/4. maddesindeki ”İzleme süresi kesintisiz olarak devam eder. Bu süre içerisinde gerçekleştirilen işlemler ve ara vermeler yazılı olarak kayda alınır” düzenlemesine ve CMK 169/2. maddesindeki ”Her soruşturma işlemi tutanağa bağlanır(…)” hükmüne aykırı olarak, kesintisiz bir şekilde yerine getirilmediği gibi teknik araçlarla izleme ve uzatmalarla ilgili mahkemelerden alınan kararların yerine getirilip getirilmediği hususunun mevzuat hükümlerine aykırı olarak tutanağa bağlanmadığı, teknik araçlarla izleme kararlarının mahkemelerden aynı gerekçelerle talep edildiği anlaşıldığından, … Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü olarak görev yapan davacının, mahkemelerce verilen teknik araçlarla izleme kararlarının aynı gerekçelerle talep edilmesi ve alınan kararların yerine getirilmemesi fiilinin sübuta erdiği anlaşılmakta ise de; 7068 sayılı Kanun’da, Tüzüğün 8/27. maddesinde sayılan ”izleme ve gözetleme görevinin gereklerini nedensiz olarak yerine getirmemek” fiiline ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, lehe kanun uygulaması nedeniyle, dava konusu fiilin, 7068 sayılı Kanun’un 8/3-a/13 hükmü ile düzenlenen “görevde kayıtsızlık göstermek” kapsamında değerlendirilerek, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasıyla tecziyesine karar verilmesi gerekirken, davacının meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacıya dosya örneğinin verilmemesinin, soruşturmanın tehlikeye düşeceği kanaati ile … Sulh Ceza Hakimliğinin kısıtlama kararına dayandığı, davacının savunma yapabilmesi için davalı idare tarafından gerekli sürenin verilerek tebligatlarının yapılmış olduğu görüldüğünden, davacının aksi yöndeki beyanına itibar edilmediği; diğer taraftan, olayın soruşturma zamanaşımına uğradığı iddiasına gelince, … Cumhuriyet Başsavcılığının 17/04/2014 tarihli yazısı uyarınca, 22/04/2014 tarihli olur ile soruşturmaya başlanıldığı ve soruşturma sürecinde 23/07/2014 tarihinde ek soruşturma olur’u ile işleme konu eylemin soruşturma kapsamına alındığı ve 01/07/2015 tarihli işlemle disiplin cezası verildiği anlaşılmakla, soruşturmanın zamanaşımına uğradığı iddiasının yerinde görülmediği; davacının parasal ve özlük hak kayıplarının tazmini istemine yönelik olarak ise, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararı ile davacının iş bu davaya konu yaptığı meslekten çıkarma cezasının haricinde Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca ayrı ayrı meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların (Mahkemelerinin E:…, E:… sayılı dosyaları) reddedildiği ve davacının 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı görülmekle, davacının Mahkemelerinin bu kararı sonucunda memuriyet görevine iade edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, iş bu davadaki işlemden kaynaklı mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının tazmininin olanaklı olmadığı gerekçelerine yer verilmek suretiyle dava konusu işlemin iptaline, işlemden kaynaklanan parasal ve özlük hak kayıplarının tazmini isteminin ise reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; … İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davacının İddiaları: İşlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin reddine ilişkin Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı, zira gerekçede yer verilen diğer meslekten çıkarma kararlarına karşı açılan davaların reddi yolundaki kararlara yönelik kanun yoluna başvurulduğu ve anılan kararların kesinleşmediği; diğer taraftan, Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilmesine ilişkin işleme karşı Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonuna başvuru yapıldığı ve bu kararın da kesinleşmediği; bu nedenlerle, Mahkeme kararının redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin İddiaları: Mevzuatla belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yürütülen soruşturma sonucunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, idari yargıda derdest olan disiplin cezaları dahil, 682 sayılı KHK’nın yürürlüğe girdiği tarihe kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri çerçevesinde verilen tüm disiplin cezalarının hukuken geçerli olduğu; davacının, 29/10/2016 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 675 sayılı KHK ile hakkında bazı tedbirler (rütbesi alınan, emniyet teşkilatına ve kamu görevlerine yeniden kabul edilmeme) uygulandığı, bu nedenle Mahkeme kararının, işlemin iptali yolundaki kısmının bozulması gerektiği belirtilmektedir.
TARAFLARIN CEVABI:
Davacının Cevabı: Cevap verilmemiştir.
Davalı İdarenin Cevabı: Davacının temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Tarafların temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … İdare Mahkemesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına,
4. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.