Danıştay Kararı 2. Daire 2021/10188 E. 2022/4403 K. 21.09.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/10188 E.  ,  2022/4403 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10188
Karar No : 2022/4403

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; … Müdürlüğü emrinde …. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, … Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, ”Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması halinde, alınan kayıtlar derhal yok edilir” şeklinde düzenlenen mevzuat hükmüne aykırı işlem yaptığı gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının 14 no’lu olaya ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının görevli olduğu dönemde düzenlenen soruşturma raporunda tarih ve TİM İD NO’ları belirtilen iletişim tespit tutanaklarından sorumlu olduğu, mevzuat gereği hedef şüpheli şahısların dinlenmesi esnasında tanıklıktan çekinebilecek şahıslarla olan görüşmelerinin kayda alınmaması, kayda alındıktan sonra bu durum farkedilirse de alınan kaydın derhal yok edilmesi gerekirken söz konusu tutanaklarda, bu görüşmelerin çözümünün yapıldığı ve karar alınması için gerekçe gösterildiği, iletişim tespit tutanaklarının müteaddid defalar düzenlenmesi nedeniyle, tutanak tanzimi yapan polis memurlarından sorumlu sıralı amirlerin konudan haberdar olmasının mümkün olmadığının değerlendirildiği, ancak bu konuda ifadesine başvurulan sorumlu amirlerin iletişim tespit tutanaklarının kanuna uygun olduğu yönünde ifade vermeleri ve bir kısım görüşmelerin çözümlemelerini gerekçe göstererek Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan talep yazılarını imzalamaları nedeniyle konudan haberdar oldukları anlaşıldığından, amir konumundaki davacının Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135/3. maddesi ile Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomünikasyon Yolu ile Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 7/4. maddesine aykırı davrandığının sübuta erdiği, soruşturmanın davacının gerekli savunmaları alınarak şekle ve mevzuata uygun yapıldığı, bu nedenle davacının meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği; diğer yandan, davacıya verilen disiplin cezasına dayanak teşkil eden Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri ile 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri karşılaştırıldığında, davacının eylemine uyan davaya konu disiplin cezasını tanımlayan fiil ve bu fiile verilecek ceza ile söz konusu cezaya uygulanacak indirim ile meydana gelecek sonuç cezada herhangi bir değişiklik olmadığı görüldüğünden, ceza hukuku genel ilkesi olan ‘lehe olan hükmün uygulanması’ ilkesinin bu uyuşmazlıkta uygulanmasına olanak bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; … İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; davalı idarece, mevzuatta yazılı olmayan bir suçun ihdas edildiği, Mahkemelerce eksik inceleme yapıldığı; dava konusu işlemlerin tamamının Cumhuriyet Savcısının emriyle ve mahkeme kararıyla gerçekleştirildiği, bu nedenle suça konu olamayacağı; tanıklıktan çekinebilecek kişiler arasındaki görüşmeleri İletişimin Tespiti Tutanağı haline getirmediği, tanıklıktan çekinebileceği iddia olunan kişilerin aynı zamanda dosyanın şüphelisi konumunda bulundukları; savunma hakkının soruşturmanın tüm aşamasında keyfi olarak kısıtlandığı; isnat edilen suçlara ilişkin olarak kovuşturma zamanaşımının dikkate alınmadığı; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzüğün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile konu hakkında düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun … günlü, K:…. sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi …. İdare Mahkemesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.