Danıştay Kararı 2. Daire 2021/10217 E. 2022/5283 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/10217 E.  ,  2022/5283 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10217
Karar No : 2022/5283

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … adına Vasisi …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; davacının, … İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde “Şube Müdürü” olarak görev yaptığı dönemde, “Şüpheli … ve … isimli şahıslar hakkında 22/07/2013 tarihinde alınan teknik araçlarla izleme kararı kapsamında, … hakkında aynı gün ne amaçla kullanıldığı belirtilmeden adresine ikinci defa teknik araçlarla izleme karar talebinde bulunmak” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının (34) no’lu olaya ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, …-… tarihleri arasında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak görev yaptığı, 08/04/2011 tarihinde başlayıp 17/12/2013 tarihinde sona erdirilen ve … esasa kayden yürütülen Kudüs Ordusu Terör Örgütü (Tevhid-Selam) soruşturması kapsamında, şüpheli … hakkında 17/06/2013, 24/06/2013, 01/07/2013, 08/07/2013, 15/07/2013 ve 22/07/2013 tarihlerinde aynı gün iki defa teknik araçlarla izleme kararı alındığının anlaşıldığı, şüpheli … ve … isimli şahıslar hakkında belirtilen tarihlerde İstanbul X Nolu Hakimlik tarafından teknik araçlarla izleme kararı verildiği halde, aynı gün …’nin faaliyet ve hareketlerinin izlenebilmesi için İstanbul X Nolu Hakimlikten … Mah. … Cad. No:… Kat:X D:X Kağıthane İstanbul adresine teknik araçlarla izleme kararlarının alındığı, ayrıca CMK 140. maddesinde şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyerinin teknik araçlarla izlenebileceği, ses ve görüntü kaydının alınabileceği, fakat bu madde hükümlerinin kişinin konutunda uygulanamayacağının açıkça ifade edildiği, belirtilen adresin şüpheli … tarafından resmi ikametgahı dışında konut olarak kullanıldığından mevzuat hükmüne aykırı davranıldığı, … hakkında aynı gün ikinci defa ne amaçla kullanıldığı belirtilmeden İstanbul X Nolu Hakimlikten, … Mah. … Cad. No:… Rezidans Kat:X D:X Kağıthane İstanbul adresine teknik araçlarla izleme karar talebi yapılmasının, aynı gün K.Ç. ve N.G. hakkında alınmış teknik araçlarla izleme kararının olduğu düşünüldüğünde çelişki oluşturduğu kanaatine varılarak, olay tarihinde Terörle Mücadele Şube Müdürü olan davacının, diğer amirlerle birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan taleplerden bulundukları konum gereği üzerine atılı fiilden sorumlu olduğu, bu sebeple eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi gereğince, meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi ve suçun niteliği, işleniş biçimi, mesleğin özelliği dikkate alındığında Tüzüğün 15. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı şeklindeki davalı idare işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davalı idarenin disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğramadığı, davacıya dosya örneğinin verilmemesinin, soruşturmanın tehlikeye düşeceği kanaati ile … Sulh Ceza Hakimliğinin kısıtlama kararına dayandığı, davacının savunma yapabilmesi için davalı idare tarafından gerekli sürenin verilerek tebligatlarının yapılmış olduğu görüldüğünden, davacının aksi yöndeki beyanına itibar edilmediği gerekçeleriyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; … İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; yerel mahkeme kararlarının gerekçeden yoksun olduğu, hakkında yürütülen soruşturmaya dair ileri sürülen argümanların dikkate alınmadığı, verilen ceza ile olay arasında uyumun bulunmadığı, etkili bir soruşturma yapılmadığı, savunma hakkının soruşturmanın tüm aşamasında keyfi olarak kısıtlandığı; isnat edilen suçlara ilişkin olarak kovuşturma zamanaşımının dikkate alınmadığı; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzüğün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile konu hakkında düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … İdare Mahkemesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.