Danıştay Kararı 2. Daire 2021/1107 E. 2022/2282 K. 26.04.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/1107 E.  ,  2022/2282 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1107
Karar No : 2022/2282

DAVACI : …

DAVALILAR : 1- …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : …
3- … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından,
1) Emniyet amiri olarak görev yapmakta iken 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için 29/06/2015 tarihinde katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında (40) puan verilerek başarısız sayılmasına ilişkin işlemin,
2) 2015/3 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin,
3) 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 26. maddesinin 2 ve 3. fıkralarının, 29. maddesinin 1. fıkrasının, 31. maddesinin ve 38. maddesinin 2. fıkrasının iptali;
4) Terfi ettirilmemesinden kaynaklanan maaş ve diğer özlük haklarının ödenmesi,
5) 04/08/2015 tarihi itibarıyla 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfisine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından; 22/06/2015 tarihinde yapılan rütbe terfi yazılı sınavında 80 puan aldığı, 29/06/2015 tarihinde yapılan sözlü sınavda tarafına 40 puan verilerek başarısız sayıldığı, ayrıca 2015/3 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla liyakat yönünden 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine karar verildiği,
Görev süresi boyunca adli ve idari soruşturma geçirmediği, ceza almadığı, devam eden soruşturmasının bulunmadığı, sicil ve performans notlarının çok yüksek olduğu, çeşitli kurs ve seminerlerde katılımcı veya eğitimci olarak bulunduğu, yüksek lisans eğitimini tamamladığı, 337 adet maaş taltifinin, 38 adet takdirnamesinin, 51 adet başarı belgesinin, 16 adet üstün başarı belgesinin ve 28 adet ikramiyesinin başarılı çalışmalarını ispat ettiği,
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 29. maddesiyle sözlü sınavdan en az 50 puan almış olma şartının getirildiği, yazılı sınavdan yüksek puan alınmış olsa da bu düzenlemeyle personelin başarılı olmasının engellendiği, yazılı sınavın hiçbir anlam ve öneminin kalmadığı, 3201 sayılı Kanun’da bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, dava konusu düzenlemenin hakkaniyete aykırı olduğu, yazılı sınava hakim olan nesnel ölçütlerin sözlü sınavla ortadan kaldırıldığı,
Yönetmelik’in 26. maddesinin 2 ve 3. fıkralarının nesnel değerlendirme yapılmasını ortadan kaldırdığı, mülakat komisyonu üyelerinin hangi kriterlere göre belirlendiğinin açık olmadığı, ayrıca her rütbe için ayrı komisyon oluşturulduğu, nesnel değerlendirme yapılmasının engellediği, her adaya farklı uygulama yapıldığı, eşitlik ilkesinin ihlal edildiği,
Sözlü sınavda sorulan birkaç soru ile personelin liyakatinin ve yeterliliğinin değerlendirilemeyeceği, sorulara doğru cevap vermesine rağmen başarısız sayıldığı, adil değerlendirme yapılmadığı, kurul üyelerince aynı notların verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sözlü sınav sorularının mevzuata uygun olmadığı,
Yönetmelik’in 31. maddesinde sözlü sınava itiraz hakkı tanınmadığı, anılan düzenleme uyarınca sadece yazılı sınav sonuçlarına itiraz edilebileceği, hak arama özgürlüğünün sınırlandırıldığı, düzenlemeyle mülakat komisyonun keyfi karar vermesinin sağlandığı ve yargı denetimin sınırlandırılmasının amaçlandığı,
Yönetmelik’in 38. maddesinin 2. fıkrası ile yargı kararlarının uygulanmasının ortadan kaldırılmasının amaçlandığı, iptal edilen bir idari işlemin sonuçlarının bir sonraki yıl da geçerli olmasına imkan sağlandığı,
Sözlü sınavın ve sınav sonucunda tesis edilen işlemin yargısal denetimi için gerekli tüm unsurların oluşturulmasını sağlamanın idarenin görevi olduğu, sözlü sınavda sesli veya görüntülü kayıt alınmadığı, bu durumun Danıştay içtihatlarına aykırı olduğu, etkin ve verimli bir yargısal denetimin yapılmasının engellendiği,
Sözlü sınavda sorulacak soruların ve cevap anahtarlarının sınav öncesinde tutanağa bağlanmadığı, tarafına sorulan soruların ve verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince hangi notun verildiğinin gerekçeleri ile birlikte tutanağa geçirilmediği,
Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun 2015/3 sayılı kararıyla 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, bulunduğu rütbedeki bekleme süresini tamamladığı, performans puanın çok iyi düzeyde olduğu, 337 maaş taltifinin, 38 adet takdirnamesinin, 51 adet başarı belgesinin, 16 adet üstün başarı belgesinin ve 28 adet ikramiyesinin bulunduğu, meslek hayatı boyunca adli ve idari soruşturma geçirmediği, ceza almadığı, devam eden soruşturmasının bulunmadığı, terfi şartlarını teşıdığı, kendisinden daha düşük notlara sahip olan çok sayıda emniyet amirinin terfi ettirildiği, boş kadro olmasına rağmen terfi ettirilmediği,
Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun 2015/3 sayılı kararının 3. maddesiyle emniyet amiri rütbesinde 3 yıl bekleme süresini dolduran ve aynı hukuksal durumda bulunan personelin, eşitlik ilkesi çerçevesinde herhangi bir liyakat değerlendirmesi yapılmaksızın prensip olarak terfi ettirilmemesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, mevzuatta yer almayan bir kuralın getirildiği,
İdarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, terfi ettirilmemesi nedeniyle birçok haktan mahrum edildiği, emniyet teşkilatı hiyerarşisinde ast konumuna düşeceği ileri sürmektedir.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
Cumhurbaşkanlığı (kapatılan Başbakanlık) ve İçişleri Bakanlığı tarafından; 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’na dayanılarak düzenlendiği, Yönetmelik düzenlemelerinin üst hukuk normlarına uygun olduğu,
Kanun ve Yönetmelik düzenlemelerinde rütbe terfi için yazılı ve sözlü sınavda başarılı olma şartının arandığı, sözlü sınavın tek başına belirleyici olmadığı, adayların lehine düzenleme getirildiği ve yazılı sınavda ortaya konulan başarıyı tamamladığı, amir olarak seçilecek personelin sevk ve idare kabiliyeti ile üst rütbenin gerektirdiği niteliklere sahip olup olmadığının ancak yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavla ölçülebileceği,
Yönetmelik’in 26. maddesine ilişkin olarak, mevzuat gereğince sınavların belli bir zaman aralığında gerçekleştirilmesi gerektiği, sınavlara katılacak personel sayısı da dikkate alınarak idareye ihtiyaç halinde her rütbe için birden fazla komisyon kurma yetkisi verildiği, binlerce rütbeli personelin tek bir komisyon tarafından sözlü sınava tabi tutulmasının ve işlemlerin zamanında tamamlanmasının mümkün olmayacağının açık olduğu, sözlü sınava girenlere önceden bastırılan sorular arasından soru kartı çektirilmek suretiyle sınavların icra edildiği, adayların değerlendirme kriterlerinin Yönetmelik ile açık bir şekilde ortaya konulduğu,
Yönetmelik’in 29. maddesinin 1. fıkrasına ilişkin olarak, sözlü sınavda barajın düşük tutulmasının adayların lehine olduğu, sözlü sınavda başarılı olmak için aranan en az 50 puan almış olma şartının makul olduğu,
Yönetmelik’in iptali istenilen düzenlemelerinin dayanağı olan 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesine ve maddenin gerekçesine uygun olduğu, iptali istenen işlemler ile dayanağı olan Yönetmelik düzenlemelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’na dayanılarak düzenlendiği, Yönetmelik düzenlemelerinin üst hukuk normlarına uygun olduğu,
Kanun ve Yönetmelik düzenlemelerinde rütbe terfi için yazılı ve sözlü sınavda başarılı olma şartının arandığı, sözlü sınavın tek başına belirleyici olmadığı, adayların lehine düzenleme getirildiği ve yazılı sınavda ortaya konulan başarıyı tamamladığı, amir olarak seçilecek personelin sevk ve idare kabiliyeti ile üst rütbenin gerektirdiği niteliklere sahip olup olmadığının ancak yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavla ölçülebileceği,
Yönetmelik’in 26. maddesine ilişkin olarak, mevzuat gereğince sınavların belli bir zaman aralığında gerçekleştirilmesi gerektiği, sınavlara katılacak personel sayısı da dikkate alınarak idareye ihtiyaç halinde her rütbe için birden fazla komisyon kurma yetkisi verildiği, binlerce rütbeli personelin tek bir komisyon tarafından sözlü sınava tabi tutulmasının ve işlemlerin zamanında tamamlanmasının mümkün olmayacağının açık olduğu, sözlü sınava girenlere önceden bastırılan sorular arasından soru kartı çektirilmek suretiyle sınavların icra edildiği, adayların değerlendirme kriterlerinin Yönetmelik ile açık bir şekilde ortaya konulduğu,
Yönetmelik’in 29. maddesinin 1. fıkrasına ilişkin olarak, sözlü sınavda barajın düşük tutulmasının adayların lehine olduğu, sözlü sınavda başarılı olmak için aranan en az 50 puan almış olma şartının makul olduğu,
Yönetmelik’in iptali istenilen düzenlemelerinin dayanağı olan 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesine ve maddenin gerekçesine uygun olduğu, iptali istenen işlemler ile dayanağı olan Yönetmelik düzenlemelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 26. maddesinin 2 ve 3. fıkraları ile 31. maddesinin iptali istemi yönünden davanın reddine; 29. maddesinin 1. fıkrası ile 38. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına; davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemi yönünden derdestlik nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine; 2015/3 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla davacının 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptaline; davacının bu işlemden kaynaklanan maaş ve diğer özlük haklarının ödenmesi istemine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına; 04/08/2015 tarihi itibarıyla 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfisine karar verilmesi isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Emniyet Amiri olarak görev yapan davacı tarafından, 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında Emniyet Amirlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavları ile sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin ve bu işlemlerin dayanağı olan 10.5.2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “… birden fazla komisyon oluşturulabileceği …” ibaresinin; 28. maddesinin 3. fıkrasının (a), (b), (c), (ç), (d) bentlerinin; 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla” ibaresinin iptali istemleriyle açılmıştır.
Anayasa’nın 124. maddesinde; Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilecekleri kurala bağlanmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesinin; 4. fıkrasında; “Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır.” hükmü, 11. fıkrasının (c) bendinde; Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için, “Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması, … şarttır.” hükmü, 18. fıkrasında da, “Rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almıştır.
Anılan Yasa’ya dayanılarak hazırlanan ve 10.5.2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinde; “(1) Yazılı sınava giren adaylar, sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur.
(2) Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır.
(3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli;
a) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği,
b) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti,
c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,
ç) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği,
d) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri,
konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir.” düzenlemesi, aynı Yönetmeliğin 29. maddesinde ise; “(1) Başarı puanı, yazılı ve sözlü sınavlarda alınan puanların aritmetik ortalaması ile belirlenir. Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalamasının elli ve üstü olması şarttır.
(2) Sınav sonuçları Polis Akademisi Başkanlığının resmi internet sayfasında duyurulur.” düzenlemesi yer almıştır.
3201 sayılı Yasa’da ”sözlü sınav” öngörülmesine ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin başlığında “sözlü sınav” ifadesine yer verilmesine karşın, anılan Yönetmelik maddesinin 3. fıkrasında bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmeyerek sadece mülakata ilişkin esas ve usullerin düzenlenmesinde üst norma uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan; 3201 sayılı Kanun’da emniyet personelinin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için liyakat ve kariyer ilkelerinin gereği olarak “yazılı sınavda başarılı olma” şartının aranmasına karşın Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında; yazılı sınava katılan tüm adayların sözlü sınava alınması öngörülmüş; belirlenecek bir taban puanın aşılması veya terfi ettirilecek personel sayısının belli bir katının sözlü sınava alınması şeklinde düzenleme yapılmamış olup; söz konusu düzenlemenin 3201 sayılı Yasa hükmüne aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; yukarıda belirtilen hukuka aykırı Yönetmelik düzenlemelerine dayalı olarak 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında Emniyet Amirlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavları ile bu sözlü sınavda davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin iptalini gerektiren ve yukarıda açıklanan nedenler davacının sözlü sınavda başarılı sayılması sonucunu doğurmamakta, sözlü sınavın hukuka aykırılığı saptanan Yönetmelik hükümlerinin düzenlenmesini takiben yeniden yapılmasını gerektirmektedir.
Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin dava konusu diğer düzenlemelerinde ise üst normlara ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin 3. fıkrasının (a), (b), (c), (ç), (d) bentlerinin ve 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında Emniyet Amirlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavları ile davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin dava konusu diğer düzenlemeleri yönünden ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY :
Davacı 01/07/2012 tarihinde emniyet amiri rütbesine terfi etmiştir. 2015 yılında bir üst rütbeye terfi için katıldığı yazılı sınavda 80 puan almıştır. 29/06/2015 tarihinde sözlü sınava katılmış ve tarafına 40 puan verilerek başarısız sayılmıştır.
Diğer taraftan davacı 2015 yılında bir üst rütbeye terfi için değerlendirmeye alınmış olup, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun 2015/3 sayılı kararının 3. maddesi uyarınca davacı hakkında liyakat değerlendirmesi yapılmaksızın “terfi etmez” kararı verilmiş ve anılan karar 30/08/2015 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir.
Bunun üzerine davacı, 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için 29/06/2015 tarihinde katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında (40) puan verilerek başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, 2015/3 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 26. maddesinin 2 ve 3. fıkralarının, 29. maddesinin 1. fıkrasının, 31. maddesinin ve 38. maddesinin 2. fıkrasının iptali ile terfi ettirilmemesinden kaynaklanan maaş ve diğer özlük haklarının ödenmesi ve 04/08/2015 tarihi itibarıyla 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfisine karar verilmesi istemiyle bakılan davayı açmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
I – DAVA KONUSU DÜZENLEMELERİN İNCELENMESİ:
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in;
26. maddesinin 3. fıkrasının incelenmesi :
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Sınav komisyonlarının teşkili” başlıklı 26. maddesinin 3. fıkrasında, “Komisyonlar emniyet müdürü rütbesini haiz bir başkan ve dört üye ile yeteri kadar yedek üyeden oluşur. Gerekli görülen hallerde Polis Akademisi Başkanlığında görevli kadrolu öğretim üyeleri de komisyon üyesi olarak görevlendirilebilir.” kuralına yer verilmiştir.
Davacı tarafından; sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyelerinin bu alanda eğitim almış, mevzuata hakim ve psikolojik tahlil yapabilecek nitelikte donanımlı kişilerden oluşması gerektiği, mevcut haliyle subjektif etkilere açık bir komisyon oluşturulduğu belirtilmekte ve sınav komisyonunun oluşumuna ilişkin anılan hükümlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Sınav komisyonlarının, en üst polis amiri rütbesi olan emniyet müdürü başkanlığında, emniyet teşkilatının iç işleyişini ve mevzuatı bilen emniyet teşkilatı mensuplarından oluşturulduğu ve personelin yeterliliğinin tespiti amacıyla yapılacak sınavlarda yeteri kadar öğretim üyesinin sınav komisyonlarında görevlendirilmesine imkan sağlandığı dikkate alındığında, sınav komisyon üyelerinin oluşumunda sınav güvenliği ve objektifliği bakımından sakıncalı herhangi bir durumun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Kaldı ki, Yönetmelik kapsamında yapılan sınavlarda adaylara yöneltilecek soruların, daha önceden soru ve cevap anahtarı hazırlanan soru havuzundan ilgili adayın soru kartı çekmesi suretiyle belirlenmesinin de bu amaca hizmet ettiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, 3201 sayılı Kanunun 55. maddesinin 11. ve 18. fıkralarının verdiği yetkiye dayanılarak sözlü sınav komisyonlarının oluşumuna ilişkin düzenleme getiren Yönetmelik’in 26. maddesinin 3. fıkrasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

31. maddesinin incelenmesi :
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Sınav sonuçlarına itiraz” başlıklı 31. maddesinde, “(1) Yazılı sınav sonuçlarına, maddi hata bulunduğu iddiasıyla neticelerin ilanından itibaren en geç yirmidört saat içinde Polis Akademisi Başkanlığında oluşturulan sınav komisyonlarına doğrudan veya bu komisyona gönderilmek üzere kadrosundaki birimine yazılı itirazda bulunulabilir.
(2) Sınav komisyonu, maddi hata olup olmadığını inceler ve sonucunu bir gün içinde duyurur.
” kuralına yer verilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafından, anılan madde uyarınca ilgililere sadece yazılı sınav sonuçlarına karşı itirazda bulunma hakkının tanınıp sözlü sınav sonuçları yönünden böyle bir imkan tanınmamasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de, idarenin takdir yetkisini kullanarak sadece yazılı sınav sonuçlarına yönelik olarak getirdiği itiraz yolunun, yazılı sınavdaki maddi hatalar nedeniyle meydana gelebilecek hak kayıplarının önüne geçilebilmesi bakımından ilgililere dava açma hakkı öncesinde tanınmış bir başvuru yolu olarak öngörülmüş olması, ayrıca yazılı ve sözlü sınav sonuçlarına karşı yargı yolunun da açık olması karşısında, sözlü sınav yönünden ilgililere itiraz hakkı tanınmaması yönünden Yönetmelik’in 31. maddesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

26. maddesinin 2. fıkrasının incelenmesi :
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Sınav komisyonlarının teşkili” başlıklı 26. maddesinin 2. fıkrasında, “İhtiyaca göre her rütbe için birden fazla komisyon oluşturulabileceği gibi birden fazla rütbe için de tek bir komisyon görevlendirilebilir.” kuralı yer almakta olup, anılan düzenlemenin, 28/05/2020 günlü, 31138 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 27/05/2020 günlü, 2581 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 15. maddesiyle değiştirildiği görüldüğünden, bu isteme yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.

29. maddesinin 1. fıkrasının incelenmesi :
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Sınav listelerinin düzenlenmesi” başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasında; “Başarı puanı, yazılı ve sözlü sınavlarda alınan puanların aritmetik ortalaması ile belirlenir. Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalamasının elli ve üstü olması şarttır.” kuralı yer almakta olup, anılan düzenlemenin, 05/05/2016 günlü, 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 11/04/2016 günlü, 2016/8770 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 2. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı görüldüğünden, bu isteme yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.

38. maddesinin 2. fıkrasının incelenmesi :
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Rütbe terfi sınavı sonuçlarının geçerliliği” başlıklı 38. maddesinin 2. fıkrasında; “Sonradan ortaya çıkan hukuki durumlar nedeniyle geçmişe dönük olarak rütbe terfi hakkı kazanan personelin, terfi edilecek rütbe için önceki yıllarda yazılı ve sözlü sınavlarda aldığı puanlar ve yöneticilikle ilgili hizmetiçi eğitimi geçerli kabul edilir.” kuralı yer almakta olup, Yönetmelik’in 38. maddesinin, 28/05/2020 günlü, 31138 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 27/05/2020 günlü, 2581 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 16. maddesiyle tamamen değiştirildiği görüldüğünden, bu isteme yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.

II – DAVACININ RÜTBE TERFİ SÖZLÜ SINAVINDA BAŞARISIZ SAYILMASINA İLİŞKİN İŞLEMİN İNCELENMESİ :
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, “Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması” hükmüne yer verilmek suretiyle “kesin hüküm” doğrudan dava açma şartları arasında sayılmış, 115. maddesinde, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmış; 303. maddesinin 1. fıkrasında ise “Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda “kesin hüküm” müessesesi düzenlenmemiş ve Kanun’un 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve onun yerine çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükme karşın tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan ikinci bir dava açılmış olması durumunda bu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için 29/06/2015 tarihinde katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında (40) puan verilerek başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle Van 3. İdare Mahkemesinde dava açıldığı; bununla birlikte, 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için 29/06/2015 tarihinde katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında (40) puan verilerek başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, 2015/3 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 26. maddesinin 2 ve 3. fıkralarının, 29. maddesinin 1. fıkrasının, 31. maddesinin ve 38. maddesinin 2. fıkrasının iptali ile terfi ettirilmemesinden kaynaklanan maaş ve diğer özlük haklarının ödenmesi ve 04/08/2015 tarihi itibarıyla 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfisine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı; … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline hükmedildiği, davalı idarenin istinaf isteminin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla kesin olarak reddedildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmektedir.
Bu nedenle, bakılan davanın, davacının 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfii için 29/06/2015 tarihinde katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında (40) puan verilerek başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemine ilişkin kısmının kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddi gerekmektedir.

III – DAVACININ 4. SINIF EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNE TERFİ ETTİRİLMEMESİNE İLİŞKİN İŞLEM İLE BU İŞLEMDEN KAYNAKLANAN MAAŞ VE DİĞER ÖZLÜK HAKLARININ ÖDENMESİ İSTEMİNİN İNCELENMESİ :
Dava dosyası ile Dairemizin E:2021/1679 sayılı esasına kayıtlı dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 2015/3 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla emniyet amirliği rütbesinden 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle … İdare Mahkemesinde açılan davada, anılan Mahkemenin …günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline, parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte tazmini hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, söz konusu kararın Dairemizin 26/04/2022 günlü, E:2021/1679, K:2022/2281 sayılı kararıyla gerekçeli onandığı görülmektedir.
Bu nedenle, bakılan davada, davacının 2015/3 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin işlem iptal edildiğinden, aynı işlemle ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan; davacının 2015/3 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin; “davacı hakkında liyakat değerlendirmesi yapılmaksızın “terfi etmez” kararı verildiği, davacının terfi durumunun liyakat değerlendirmesi sonucunda ortaya konulması gerektiğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesiyle iptal edildiği ve davacıya isnat olunan “FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı” bulunması eyleminin, 21/07/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesinden çok daha önceki süreçte de gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu, silahlı terör örgütüne aidiyet, iltisak veya irtibatın bir anda ortaya çıkmasının mümkün olmadığı, örgütün yapılanma yöntemi de göz önünde bulundurulduğunda üyelik, aidiyet, iltisak veya irtibatın uzun bir süreci kapsadığı, yalnızca belli bir terfi dönemiyle sınırlı olarak ortaya çıktığının kabulüne olanak bulunmadığı, İdare Mahkemesi kararının gerekçesi doğrultusunda davalı idarece davacının durumunun liyakat yönünden “yeniden” değerlendirilmesi sırasında aktarılan hususların da dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle onandığı ve anılan karar, yeniden terfi değerlendirilmesi yapılmasına yönelik olduğundan, bu aşamada işlemden kaynaklanan maaş ve diğer özlük haklarının ödenmesi de mümkün değildir.

IV – DAVACININ 04/08/2015 TARİHİ İTİBARIYLA 4. SINIF EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ RÜTBESİNE TERFİSİNE KARAR VERİLMESİ İSTEMİNİN İNCELENMESİ :

1982 Anayasası’nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, “Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.” kuralı yer almıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlere karşı hakları ihlal edilenler tarafından açılan tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklar nedeniyle açılan davalar idari dava türleri arasında sayılmış olup; anılan Kanun’un 2. maddesinin 2. fıkrasında, “İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca idari yargı yerlerince idari eylem veya işlem niteliğinde karar verilemeyeceği açık olup, davacının 04/08/2015 tarihi itibarıyla 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfisine karar verilmesi yönündeki idari işlem niteliğinde yargı kararı verilmesi içerikli isteminin incelenmeksizin reddi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 26. maddesinin 3. fıkrası ile 31. maddesinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle,
2. 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 26. maddesinin 2. fıkrasının, 29. maddesinin 1. fıkrasının ve 38. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla,
3. Davacının 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfii için 29/06/2015 tarihinde katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında (40) puan verilerek başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemi yönünden kesin hüküm nedeniyle DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE oybirliğiyle,
4. 2015/3 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla davacının 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali ile bu işlemden kaynaklanan maaş ve diğer özlük haklarının ödenmesi istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oybirliğiyle,
5. Davacının 04/08/2015 tarihi itibarıyla 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfisine karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE oybirliğiyle,
6. Aşağıda dökümü yapılan … -TL yargılama giderinin yarısı olan … -TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan … -TL’nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, posta giderinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
7. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
8. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/04/2022 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :

İdari Yargı denetiminin amacının “hukuka uygunluk” olduğu ve bu denetimin de dava konusu işlemin kurulduğu tarih itibarıyla gerçekleştirilmesi gerektiği İdare hukukunun ve idari yargının bilinen en temel ilkeleridir. Bu nedenle, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 26. maddesinin 2. fıkrasının, 29. maddesinin 1. fıkrasının ve 38. maddesinin 2. fıkrasının hukuka uygunluğunun denetlenerek bir karar verilmesi gerekmekte iken, dava konusu edilen düzenlemelerin daha sonra yürürlüğe giren Yönetmelik maddeleriyle kaldırılması veya değiştirilmesi nedeniyle anılan düzenlemeler bakımından davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen kararın bu kısmına katılmıyorum.