Danıştay Kararı 2. Daire 2021/11707 E. 2022/3967 K. 29.06.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/11707 E.  ,  2022/3967 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/11707
Karar No : 2022/3967

KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR:
1- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı tamamı Hazineye ait 28.830.00 m² yüzölçümlü taşınmazın, 1.775,00 m²’lik kısmı üzerine bina ve müştemilat yapılmak suretiyle 30/08/2010-11/06/2013 tarihleri arasında fuzulen işgalinden dolayı davacı adına düzenlenen … günlü, … sayılı 125.178,00 TL bedelli ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin, Danıştay Onuncu Dairesinin 27/09/2017 günlü, E:2016/8906, K:2017/3781 sayılı, davanın 90.323,17 TL’lik kısmı yönünden reddine ilişkin kısmının onanması, dava konusu işlemin 34.854,85 TL’lik iptaline ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle verilen temyize konu kararıyla; mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 37.047,09 TL’lik ilişkin kısmının iptaline, 88.130,93 TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bilirkişilerce hesaplanan ecrimisilin emsallerinin üzerinde olduğu, işgal alanının yaklaşık olarak belirlenmesinin hakkaniyete uygun düşmediği, taşınmazın idare açısından kira getirisi olamayacak konumda olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacının fuzuli şagil olduğu ve yapılan işlemlerin ve idarece belirlenen ecrimisil bedelinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN CEVABI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
Davalı idare tarafından cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından; İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı tamamı Hazineye ait 28.830.00 m² yüzölçümlü taşınmazın, 1.775,00 m²’lik kısmı üzerine bina ve müştemilat yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 30/08/2010-11/06/2013 tarihleri arası dönem yönünden davacıdan 125.178,02 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 01/10/2013 günlü, 075180 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulu Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinde, kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay’ın kararında belirtileceği; “Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem” başlıklı 50. maddesinde ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı düzenlenmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinde, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, 13. maddesinde gösterilen komisyonca takdir ve tespit edilecek ecrimisilin isteneceği, ecrimisilin talep edilebilmesi için Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmüne yer verilmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. fıkrasında, “Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde “Taşınmaz Tespit Tutanağı”na dayanılarak, ecrimisil idarece tespit edilir ve Yönetmelikte belirtilen komisyonca karara bağlanır.” hükmü; aynı maddenin 2. fıkrasında ise, “Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına, işgalcinin kusurlu olup olmadığına ve taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekline bakılmaksızın idarenin bu taşınmazdan işgalden önceki haliyle elde edebileceği muhtemel gelir esas alınır. Ecrimisilin tespitinde aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, gerektiğinde ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur.” düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava dosyasının incelenmesinden, Hazineye ait 1.775,00 m²’lik kısmı üzerine bina ve müştemilat yapılmak suretiyle 30/08/2010-11/06/2013 tarihleri arasında fuzulen işgalinden dolayı davacı adına tahakkuk ettirilen 125.178,00 TL bedelli ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada; … İdare Mahkemesinin … günlü, E:… , K:… sayılı kararıyla, dava konusu işlemin 34.854,85 TL’lik kısmının iptaline, 90.323,17 TL’lik kısımı yönünden davanın reddine karar verildiği, anılan kararda davanın reddine ilişkin kısmın Danıştay Onuncu Dairesinin 27/09/2017 günlü, E:2016/8906, K:2017/3781 sayılı kararıyla onandığı, iptaline ilişkin kısmın bozulduğu, karar düzeltme isteminin ise aynı Dairenin 08/04/2019 gün, E:2018/2277, K:2019/2606 sayılı kararıyla reddedildiği, bunun üzerine bozmaya uymak suretiyle verilen temyize konu … İdare Mahkemesi kararında ise; yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 37.047,09 TL’lik ilişkin kısmının iptaline, 88.130,93 TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
… İdare Mahkemesinin dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 90.323,17 TL’lik kısımının reddi yolunda verdiği kararın daha önce temyiz incelemesinden geçerek Danıştay Onuncu Dairesince onandığı ve karar düzeltme isteminin ise reddedildiği göz önünde bulundurulduğunda; bozmaya uymak suretiyle verilen temyize konu Mahkeme kararıyla, bilirkişilerce daha az ecrimisil hesaplandığından bahisle, mahkeme hükmünün kesinleşen bu kısmı hakkında yeniden hüküm tesis edilerek ve davanın reddi yolundaki kısmının düşürülerek, 88.130,93 TL’lik kısım yönünden davanın reddine karar verildiği, oysa yargı kararıyla kesinleşmiş kısım yönünden yeniden hüküm kurarak kesinleşen ecrimisil bedelinden daha azına hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığı, bu nedenle mahkemece yapılması gerekenin kararın iptale ilişkin kısmı yönünden inceleme yaparak bu kısım yönünden yeniden hüküm tesis etmek suretiyle karar vermesi gerektiği açıktır.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve bilirkişi raporlarından, dava konusu taşınmazın imar planında Boğaziçi öngörünüm alanında kaldığı ve park (yeşil alan) alanı olarak ayrıldığı anlaşıldığından, taşınmazın bulunduğu mahalde yer alan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları dikkate alınarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece dava konusu ecrimisil miktarının yargı kararıyla kesinleşen kısım dikkate alınmak suretiyle, bilirkişilerce uyuşmazlığa konu alan için emsal oluşturabilecek taşınmazlar dikkate alınarak yapılacak inceleme sonucu düzenlenecek ek bilirkişi raporunda değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeye dayalı Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde, “1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar. (…)”
Dava dosyasının incelenmesinden, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:… , K:… sayılı kararıyla, dava konusu işlemin 34.854,85 TL’lik kısmının iptaline, 90.323,17 TL’lik kısımı yönünden davanın reddine karar verildiği, anılan kararın davanın reddine ilişkin kısmının Danıştay Onuncu Dairesince bozulması üzerine Mahkemece bozmaya uymak suretiyle dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 37.047,09 TL’lik ilişkin kısmının iptaline, 88.130,93 TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verildiğinin görülmüştür.
Bu durumda, temyize konu mahkeme kararında davanın reddi yolunda kesinleşen 2.192,24 TL yönünden iptal kararı verdiği anlaşılmaktadır.
Mahkeme kararının dayanağı bilirkişi raporunun, Danıştay Onuncu Dairesinin 27/09/2017 günlü, E:2016/8906, K:2017/3781 sayılı bozma karına uygun olarak yapılan inceleme sonucu düzenlendiği de dikkate alındığında, söz konusu hatanın İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesine uygun olarak yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlıklar kapsamında değerlendirilmek suretiyle, söz konusu kararın düzeltilerek onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.