Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1226 E. , 2022/4842 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1226
Karar No : 2022/4842
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığında emniyet amiri olarak görev yaptığı dönemde, davacının 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Denetleme Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesi uyarınca bir üst rütbeye terfi edebilmek için rütbelerde belirlenen zorunlu bekleme süreleri sonunda, emniyet personelinin bir üst rütbeye terfi edebilmesi için üst rütbede boş kadro bulunmasının şart olduğu, davacının terfi edebileceği boş 4. sınıf emniyet müdürü kadrosunun bulunmadığı gibi ihtiyaç da olmadığından, davacının terfi edebilmesine yasal olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kadro yokluğunun işlem gerekçesi olamayacağı, dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu savunularak temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, dava tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığında emniyet amiri rütbesinde görev yapmaktadır.
10/05/2014 günlü, 28996 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının iptaline karar verilmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunca, “boş kadro durumu göz önünde bulundurularak” 759 adet emniyet amirinin tamamının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine karar verilmiştir.
4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının iptal edilmesine ilişkin 10/05/2014 günlü, 28996 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 günlü, E:2015/11855, K:2016/1747 sayılı kararıyla iptaline karar verilmiştir.
Davacının, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesi üzerine, temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 4638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinde; terfilerin kıdem ve liyakata göre yapılacağı, her bir rütbe için belirlenen zorunlu bekleme süreleri sonunda bir üst rütbeye terfii edebilmek için bekleme süresi kadar olumlu sicil alınması ve bir üst rütbede boş kadronun olması gerektiği; kıdem sırasının her yıl duyurulacağı; polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde bu rütbedeki fiili çalışma süresinin esas alınacağı ve kıdem sırasının tespitinde bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan Kanun’a dayanılarak 10/08/2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik’in 9. maddesinde, polis amirlerinin rütbelere terfilerinin aynı Yönetmelik’in 11. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla kıdem ve liyakata göre yapılacağı, 11. maddesinde, polis amirlerinin bir üst rütbeye yükselmesi için, üst rütbede boş kadronun bulunmasının; bulunduğu rütbede 10. maddede gösterilen bekleme süresi kadar fiilen çalışmış olmanın; bekleme süresi içerisinde, zorunlu en az bekleme süresi kadar olumlu sicil almış olmanın gerektiği, 14. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan metninde; devlet memurluğunu sona erdirecek veya meslekten çıkarmayı gerektirecek suçlardan dolayı haklarında adli veya idari soruşturma açılanların, rütbe terfi işlemlerinin, kurullarca haklarında rütbe terfilerine karar verilmiş olsa dahi durdurulacağı, 15. maddesinde, kıdemin tespitinde, polis amirlerinin bulundukları rütbeye atandıkları tarih ve rütbe terfiinde değerlendirilen çalışma sürelerinin esas alınacağı; 16. maddesinde, kıdem sırasının tespitinde; bulunulan rütbeye atanma tarihi önce olanın, aynı tarihte terfi edenlerden, bulundukları rütbedeki zorunlu en az bekleme sürelerinde almış oldukları son üç yıl sicil notlarının ortalaması yüksek olanın, sicil notlarının eşitliği halinde bulunduğu rütbede ödül ve takdirnamesi fazla olanın, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise sicil numarası daha küçük olanın, diğerine göre daha kıdemli sayılacağı; 24. ve 25. maddelerinde ise, Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurullarının, terfi edecek personel hakkında; bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarına veya soruşturma bilgilerine ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerinin, sicil, ödül ve takdirname bilgilerinin, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlarının değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden; bir amirin bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel iki ölçütün, kıdem ve liyakat olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra, belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerekmektedir. Liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise personelin aldığı sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmaların niteliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.
Davaya konu Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının dayanağı olan emniyet teşkilatındaki bazı kadroların iptaline ilişkin 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu kararının, davacıyla aynı rütbede bulunan personele ilişkin kısmının Danıştay Beşinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Kurulunun 17/12/2014 günlü, E:2014/5831 sayılı kararlarıyla yürütülmesi durdurulmuştur. Bu karara yapılan itiraz Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/07/2015 günlü, YD İtiraz No:2015/396 sayılı kararıyla gerekçeli olarak reddedilmiştir. Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 günlü, E:2015/11855, K:2016/1747 sayılı kararıyla da söz konusu Bakanlar Kurulu kararının 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; davalı idare tarafından, davacının 2014 yılında terfi ettirilmemesine gerekçe olarak 10/05/2014 günlü, 28996 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının iptal edilmiş olması gösterilmiş ise de, söz konusu kadroların iptaline ilişkin 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu kararının önce yürütülmesinin durdurulmasına, ardından iptaline karar verilmiş olması karşısında, davacının anılan gerekçeyle terfi ettirilmemesinin dayanağı ortadan kalkmıştır.
Ayrıca, dava konusu Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile 371 adet 2. sınıf emniyet müdürünün 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmesi sonucu 371 adet 2. sınıf emniyet müdürü kadrosu ve zincirleme olarak da daha alt rütbelerde boş kadro oluşacağının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Bu nedenle, davalı idarece, yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca davacının liyakat yönünden terfiye layık olup olmadığı hususunun değerlendirilerek ilgili hakkında bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan; yukarıda belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunun saptanmış olmasının, davacının doğrudan 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmesi sonucunu doğurmayacağı, davalı idarece yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca davacının durumunun liyakat yönünden “yeniden” değerlendirilerek bu konuda ayrıca bir işlem tesis edileceği de açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,
4. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi