Danıştay Kararı 2. Daire 2021/13042 E. 2021/3964 K. 04.11.2021 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/13042 E.  ,  2021/3964 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/13042
Karar No : 2021/3964

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dava konusu işlemin iptali ile vekalet ücreti yönünden dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Ankara İli, Altındağ İlçesi, … Sok. No:… adresinde faaliyette bulunan Zenger Paşa Konağı unvanlı işyerinin işleticisi olan davacı tarafından, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ibraz etmediğinden bahisle 227,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ve olumsuzluk giderilmediği takdirde işyerinin faaliyetten men’ine yönelik … gün ve … sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işyerine ait … günlü, … sıra no’lu işyeri açma ve çalışma ruhsatının davacı tarafından dosyaya sunulduğu, davalı idare tarafından ise davacının denetim tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatını ibraz etmediğine veya işyerinde bulundurmadığına dair herhangi bir tutanak veya başkaca belge ibraz edilmediğinin anlaşıldığı, Kabahatler Talimatnamesinin 26. maddesine aykırı bir fiilin varlığından söz edilemeyeceğinden işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla;davacı tarafından dosyaya ibraz edilen işyerine ait … günlü, … sıra no’lu işyeri açma ve çalışma ruhsatının mevcut olduğu anlaşılmakta olup, bu haliyle ruhsata bağlanmış faaliyetten dolayı işyerinin faaliyetten men edilmesine ilişkin encümen kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu encümen kararının idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ise; davacı tarafından görevli memura istenilen belgeleri ibraz etmeme eyleminin subüta erdiği anlaşıldığından davacıya 227,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davalı idare istinaf talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının idari para cezasına ilişkin kısmının kaldırılmasına, işyerinin faaliyetten men’ine ilişkin kısmı iptal ile sonuçlandığından yukarıda açıklanan gerekçe ile uygun görülmesine, dava konusu işlemin, işyerinin faaliyetten men’i kısmı yönünden iptaline, 227,00 TL idari para cezası kısmı yönünden reddine karar verilmiş, dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.090,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye, davalı idareden alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemde yetki, şekil, konu, maksat yönlerinden usul ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, vekille temsil edilmeyen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ve … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen kararın, vekalet ücreti ile dava konusu işlemin, işyerinin faaliyetten men’ine ilişkin kısmının iptal edilmesi yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davalı idarenin, Bölge İdare Mahkemesi kararının esasına yönelik temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Davalı idarenin, Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemi ise;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.

Uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin kısmen iptali kısmen reddi yolunda hüküm kurularak, vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye, davalı idareden alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiş ise de; davacının, davayı vekili aracılığıyla takip etmediği görüldüğünden, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasında yer alan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.090,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine” ibaresi çıkarılmak suretiyle kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA oybirliğiyle,
2. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın vekalet ücretine yönelik hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA oyçokluğuyla,
3. Temyiz aşamasında davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin yarısının davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, ,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/11/2021 tarihinde kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinde; “1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.” hükmüne yer verilmiştir.

Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır.

Temyiz istemine konu, dava konusu işlemin işyerini faaliyetten men’i yönünden iptali, idari para cezası yönünden ise davanın reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında, vekil ile temsil edilmeyen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren “hukuka aykırılık” teşkil etmektedir.
Bu sebeple, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyoruz.