Danıştay Kararı 2. Daire 2021/13740 E. 2022/4807 K. 05.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/13740 E.  ,  2022/4807 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/13740
Karar No : 2022/4807

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Valiliği

VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Madencilik Petrol Ürünleri İnşaat Gıda

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem :Dava; … ili, … ilçesi, … köyünde bulunan tamamı Hazineye ait 48.200,28 m² yüzölçümlü taşınmazın 4.876,88 m²’lik kısmının tır parkı ve konteynır deposu olarak kullanılmak suretiyle davacı şirket tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle 18/12/2006-30/07/2009 tarihleri arası dönem için 171.183,90 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin … günlü, … sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Onuncu Dairesinin 25/09/2014 günlü, E:2010/16582, K:2014/5508 sayılı bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak dava konusu işlemin 36.805,53 TL’lik kısmının iptaline 134.378,37 TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin mevzuata uygun olarak tesis edildiği, bilirkişilerce belirlenen değerin eksik ve hatalı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; … ili, … ilçesi, … köyünde bulunan tamamı Hazineye ait 48.200,28 m² yüzölçümlü taşınmazın 4.876,88 m²’lik kısmının tır parkı ve konteynır deposu olarak kullanılmak suretiyle davacı şirket tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle 18/12/2006-30/07/2009 tarihleri arası dönem için 171.183,90 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 14/08/2009 günlü, 4211 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75. maddesinin işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan halinde, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanun’un 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, 13. maddesinde gösterilen komisyonca takdir ve tespit edilecek ecrimisilin isteneceği; ecrimisil talep edilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmeyeceği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı; ecrimisil fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmez ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunacağı kuralı getirilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesiyle “bilirkişi” konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesinde; hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği öngörülmüştür.
Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuz olup, bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.
6100 sayılı Kanun’un 282. maddesinde, “Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.” hükmü yer aldığından; sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olmaması veya taraflarca yapılan itirazları karşılamaması halinde bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi verilen rapor dikkate alınmadan uyuşmazlığın çözümüne engel bir düzenlemenin bulunmadığı da açıktır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay Onuncu Dairesince verilen bozma kararına uyularak alınan bilirkişi raporuyla; taşınmazın bulunduğu civarda yapılan emlak piyasası araştırmasına göre Tavşanlı Köyünün m² birim fiyatlarının ortalaması alınarak 2006 yılı için 9,00 TL/m² birim fiyat üzerinden toplam ecrimisil bedelinin hesaplandığı ve söz konusu raporun hükme esas alınarak Mahkemece dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İşgal nedeniyle alınan bir tazminat olan ecrimisilin tutarının hesaplanmasında; taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı gibi tüm faktörlerin etkili olduğu dikkate alındığında, bilirkişilerce ecrimisil bedelinin emsal bir taşınmaza göre değerlendirilmesi, bu emsalin taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan nitelikte olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava konusu taşınmazla aynı konumda bulunan 1680 m²’lik alanın benzin istasyonu yapılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle 05/05/2006-31/07/2009 tarihleri arası dönem için düzenlenen ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, 2006 yılı için 13,00 TL/m² birim bedel üzerinden … İdare Mahkemesince … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin 20/09/2017 günlü, E:2017/1328, K:2017/3616 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; dava konusu taşınmazla aynı bölgede yer alan taşınmazın işgali nedeniyle düzenlenen ecrimisil düzeltme ihbarnamesine karşı açılan davada mahkeme kararının kesinleşmesi nedeniyle taşınmazın ecrimisil birim bedelinin ortaya çıktığı göz önünde bulundurulduğunda, yukarıda belirtilen Mahkeme kararı dikkate alınarak ve gerek duyulması halinde bilirkişilerden ek rapor alınarak, yargı kararıyla ortaya çıkan birim bedeller dava konusu döneme uyarlanmak suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, kesinleşen birim değerler dikkate alınmadan düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak verilen mahkeme kararının iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2….. İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K…. sayılı kararın iptale ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.