Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1489 E. , 2022/3277 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1489
Karar No : 2022/3277
DAVACI : …
DAVALI :… Bakanlığı
VEKİLİ : …
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün dayanağı olan Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin iptaline karar verilmesi nedeniyle, Emniyet Genel Müdürlüğü … Daire Başkanlığı Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma sonucunda “denetim görevini yerine getirmemek” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-3 maddesi gereğince “4 ay kısa süreli durdurma” cezasıyla tecziye edilmesi gerekmekte ise de öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/5 maddesi uyarınca “brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine” ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, …sayılı kararının özlük dosyasından çıkarılması talebinin reddine ilişkin … günlü, … sayılı işlemin ve İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 02/02/2016 günlü, 56064-12012/1746 – EGM Genelge No:2016/7 – Bakanlık Genelge No:2016/3 sayılı Genelgesi’nin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından; 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün dayanağı olan Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin, Anayasa’nın 38 ve 128. maddelerinde yer alan “suçta kanunilik” ve “kanuni düzenleme” ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün yok hükmünde olduğu,
Yetkili ve uzman olmayan ve tarafsızlığı tartışmalı olan personelden alınan raporlara dayalı olarak ve usulüne uygun şekilde soruşturma onayı alınmadan soruşturma yürütüldüğü,
Lehine olan delillerin toplanmadığı ve eksik dosya üzerinden karar verildiği, müfettişlerce gizli olduğu ifade edilen birçok belgenin kamuoyuna yansıdığı, müfettişlerin tarafsızlığını yitirdiği,
Soruşturmanın konusu ile önerilen ceza arasında hiçbir uyum bulunmadığı,
Terörle Mücadele Daire Başkanlığında 2013 yılı sonunda veya 2014 yılında göreve başlayan daire başkanları ile ilgili diğer personelin soruşturmaya dahil edilmeyerek eşitlik ilkesinin ihlal edildiği,
Denetleme görevini yerine getirdiği,
Suç ve cezaların şahsiliği ve işlenen fiil ile verilen ceza arasında adil bir denge bulunması (ölçülülük) ilkelerine aykırı olarak aleyhine en ağır cezalardan birinin verildiği,
Aynı eyleminden dolayı yedi kez ceza verilmesinin hak ve adaletle bağdaşmadığı,
Polis Akademisinden mezun olduğu 1991 yılından 2014 yılına kadar hakkında yazılı ikazın dahi bulunmadığı,
Dava konusu Genelge’nin hukuka aykırı olduğu ileri sürmektedir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASI :
Davalı idare tarafından; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 3201 sayılı Kanun’un 83. maddesinin verdiği yetki uyarınca çıkarıldığı, anılan Kanun’un 83. maddesinin birinci cümlesinin Anayasa’nın 38. maddesinde yer alan “suçta kanunilik” ilkesine ve 128. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen “kanuni düzenleme ilkesine” aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla iptal edildiği, anılan kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görüldüğünden mevcut mevzuatın yürürlükte olduğu,
Emniyet teşkilatının çok sayıda personeli olduğu ve yürüttüğü güvenlik hizmetlerinin önemi dikkate alındığında, bir yıl içerisinde yeni düzenleme yapılıncaya kadar disiplin mevzuatının bağlayıcılığının kalmadığının ileri sürülmesi iddiasının teşkilatın yönetiminin sağlanmasını imkansız hale getireceği, kamu hizmetlerini kesintiye uğratacağı ve kamu güvenliği açısından telafisi imkansız zararlara sebep olacağı,
İdari yargıda derdest olan disiplin cezaları dahil halihazırda Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri çerçevesinde verilen tüm disiplin cezalarının hukuken geçerli olduğu, bu itibarla davacının disiplin cezasının özlük dosyasından çıkarılması yönündeki talebinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı,
Hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 2. sınıf emniyet müdürü olan davacı tarafından, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca hakkında Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/A-3 maddesi uyarınca ”4 ay kısa süreli durdurma” cezası verilip öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği derecenin son kademesinde bulunduğundan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/5 maddesi uyarınca brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının kaldırılması ve özlük dosyasından çıkarılarak tarafına bilgi verilmesine dair başvurusunun reddine ilişkin … günlü ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Genel Müdürlüğünün 02/02/2016 günlü ve EGM Genelge No:2016/7, Bakanlık Genelge 2016/3 sayılı Genelgesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83’üncü maddesi gereğince hazırlanmış ve Danıştay incelemesinden geçirilerek 24/04/1979 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Tüzük, 08/07/2015 günlü ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kimi maddelerinde değişikliğe gidilmiş, ismi de Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü olarak yeniden düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün yasal dayanağını oluşturan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83’üncü maddesinin birinci cümlesinin, “…Yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa’nın 38’inci ve 128’inci maddelerine aykırı olduğu …” gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Anılan madde, 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 37’nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenerek Anayasanın 121’inci maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 4’üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılmıştır.
682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 1’inci maddesinin, 1’inci fıkrasında; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı ve bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı hükmüne yer verilmiştir.
Bilahare 08/03/2018 günlü ve 30354 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiş, Kanunun Geçici 1’inci Maddesinde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı kurala bağlanmıştır.
İnceleme konusu olayda, işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca yürütülen disiplin soruşturması neticesinde, yetkili disiplin kurulunca davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği sonuç ve kanatine varılarak disiplin işleminin tesis edildiği görülmektedir.
Söz konusu fiilin karşılığı olarak tespit edilen disiplin cezasının dayanağı olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün yukarıda gelişimi aktarılan hukuksal süreç dikkate alındığında, yasal dayanağı ile ilgili herhangi bir duraksama bulunmamakta Anayasa Mahkemesince 3201 sayılı Kanuna ilişkin verilen iptal kararının verilmiş disiplin cezalarını etkileyici bir yönünün bulunmadığı görülmektedir.
Öte yandan Tüzük hükümleri uyarınca tesis edilen disiplin işlemlerinin gerek 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, gerekse bu Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair 7068 sayılı Kanun uyarınca tesis edilmiş olunacağı addolunarak, verilmiş idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı da kabul edilmiş bulunmaktadır.
Bu bağlamda Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri çerçevesinde verilen tüm disiplin cezalarının hukuken geçerli olduğu ve Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının bu cezaları kapsamadığı yolunda değerlendirme içeren dava konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Genelgesinde ve bu Genelge hükümleri uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY :
İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararıyla davacının Emniyet Genel Müdürlüğü … Daire Başkanlığı Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma sonucunda “denetim görevini yerine getirmemek” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-3 maddesi gereğince “4 ay kısa süreli durdurma” cezasıyla tecziye edilmesi gerekmekte ise de öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/5 maddesi uyarınca “brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine” karar verilmiştir. Davacı tarafından söz konusu cezaya karşı dava açılmamıştır.
02/03/2016 günlü başvurusuyla davacı, Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83. maddesinin iptaline karar verilmesi nedeniyle İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının özlük dosyasından çıkarılması talebinde bulunmuştur.
Emniyet Genel Müdürlüğünün … günlü, … sayılı işlemiyle Emniyet Genel Müdürlüğünün 02/02/2016 günlü, 56064-12012/1746 – EGM Genelge No:2016/7 – Bakanlık Genelge No:2016/3 sayılı Genelgesi uyarınca davacının talebinin reddine karar verilmesi üzerine davacı, anılan işlem ile Genelge’nin iptali istemiyle bakılan davayı açmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Anayasa Mahkemesinin Kararları” başlıklı 153. maddesinde, “Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” hükmüne yer verilmiştir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu’nun 66. maddesinin 3. fıkrasında da, yukarıda anılan düzenleme doğrultusunda, Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun -Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararında dava konusu edilen haliyle- 83. maddesinde, “Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re’sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır.” kuralı yer almıştır.
Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, “…disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hareketlerin, düzenlenecek tüzükte belirlenmesini öngören itiraz konusu kural, yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememekte ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımamaktadır. Bu yönüyle kural, Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ‘suçta kanunilik’ ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan ‘kanuni düzenleme’ ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.” gerekçesiyle iptaline ve aynı kararda; iptal kararının, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Yürürlükten Kaldırılan Hükümler” başlıklı 37. maddesinde, “(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır…”;
“Geçiş Hükümleri” başlıklı Geçici 1. maddesinde ise, “(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur…” hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesi Anayasa’ya aykırı görülerek iptal edilmiş ve Anayasa’nın 153. maddesinin 3. fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin 3. fıkrası gereğince, anılan kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi ayrıca karara bağlanmıştır.
Anayasa Mahkemesi tarafından, Anayasa’nın 153. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl süre ile yürürlüğe girmesinin ertelenmiş olması, Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluğu doldurmak üzere yasama organına bir yıl süre verilmesi amacını taşımakla birlikte, bir diğer amaç da, iptal kararı nedeniyle ortaya çıkacak olan hukuksal boşluğun kamu düzenini ihlal edici nitelikte görülmesi nedeniyle Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin bir yıl süreyle yürürlükte kalmasının sağlanmasıdır.
Anayasa Mahkemesi kararının yalnızca iptal hükmü dikkate alınıp, bir yıl ertelenmesine ilişkin kısmının dikkate alınmaması hukuken kabul edilemez. Bu durumun, ülke iç güvenliğinden sorumlu olan ve denetimi ve disiplini de yaptığı vazife kadar önemli olan emniyet teşkilatının disiplin mevzuatı olmadan hareket etmesine ve kamu hizmetinin aksamasına sebep olacağı açıktır.
Dolayısıyla kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek hukuksal bir boşluğun doğmamasını teminen getirilen bu sürenin yalnızca yasama organına yönelik olduğunun kabulü, öncelikle iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ayrıca belirlenmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararına, bunun yanı sıra Anayasa’nın 153. maddesinin son fıkrasında yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı kuralına aykırılık teşkil edecektir.
Aksi yöndeki düşüncenin kabulü halinde, Anayasa’nın 153. maddesi hükümleri ihlal edilecek ve hukuki boşluğa sebebiyet verilecektir. Bu durum ise, Anayasa Mahkemesinin anılan kararının, Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih ile kararın yürürlüğe gireceği tarih arasında idarece disipline aykırı eylemlere karşı hiçbir disiplin cezası verilememesi ve daha önce verilip de henüz yargılama süreci devam eden tüm disiplin cezalarının da iptali sonucunu doğuracak, böylece, azımsanmayacak bir süreçte işlenen ve disiplin cezasını gerektiren tüm fiilerin yaptırımsız kalması sonucunu doğuracaktır.
Bu itibarla, Anayasa Mahkemesinin anılan kararı uyarınca kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılıncaya veya anılan kararın yürürlüğe gireceği tarihe kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin yürürlükte olduğu hususu dikkate alındığında, bu süreçte emniyet teşkilatı personelinin disiplin işlemlerinde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün uygulanmasına devam edilecektir.
Diğer taraftan, 3201 sayılı Kanun’un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa’nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiştir.
682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 günlü, 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı ve bu Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı hükmüne yer verilmiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiş, Kanun’un Geçici 1. maddesinde; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 günlü, 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı; bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan hukuki süreç ve açıklamalar dikkate alındığında, davacı hakkında uygulanan disiplin cezasının da dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün yasal dayanağı ile ilgili herhangi bir duraksama bulunmadığı, bu Tüzük hükümleri uyarınca tesis edilen disiplin cezalarının, gerek 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gerekse bu Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair 7068 sayılı Kanun uyarınca tesis edilmiş kabul edileceğinin kurala bağlandığı görülmektedir.
Emniyet Genel Müdürlüğünün 02/02/2016 günlü, 56064-12012/1746 – EGM Genelge No:2016/7 – Bakanlık Genelge No:2016/3 sayılı dava konusu Genelgesi incelendiğinde, Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “suçta kanunilik” ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği, aynı kararda iptal kararının, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülerek kanun koyucuya bir yıl içerisinde yeni bir düzenleme yapma imkanı verildiği, kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılıncaya veya iptal kararının yürürlüğe gireceği 29 Ocak 2017 tarihine kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre yapılan veya yapılacak olan işlemler ile uygulanan cezaların hukuka uygun olacağı belirtilmiş ve idari yargıda derdest olan disiplin cezaları dahil, bugüne kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri çerçevesinde verilen tüm disiplin cezalarının hukuken geçerli olduğunun, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının bu cezaları kapsamadığının, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının bir yıl sonra yürürlüğe gireceğinin, dolayısıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin yeni bir kanuni düzenleme yapılıncaya veya iptal kararının yürürlüğe gireceği 29 Ocak 2017 tarihine kadar geçerli ve yürürlükte bulunacağının, bu süre içinde işlenmiş veya işlenecek eylem, tutum ve davranışlara veya Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin tatbik edileceğinin tüm emniyet teşkilatı personeline tebliğ edilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı iptal kararının bir yıl sonra yürürlüğe gireceğinin aynı kararda belirtilmesi üzerine, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin, iptal kararı uyarınca kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılıncaya veya iptal kararın yürürlüğe girmesi için öngörülen bir yıllık sürenin dolacağı tarihe kadar emniyet teşkilatı personeli hakkında uygulanmaya devam edileceği ve iptal kararı öncesinde anılan Tüzük uyarınca verilen disiplin cezalarının da Kanun Hükmünde Kararname ve Kanun hükümleri ile geçerliliğinin devam ettirildiği açık olduğundan, bu sürece yönelik emniyet teşkilatı personelinin bilgilendirilmesi amacıyla hazırlanan ve yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ile açıklamalara aykırı bir hususun da yer almadığı dava konusu Genelge’de ve Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı öncesinde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre davacı hakkında verilen disiplin cezasının özlük dosyasından çıkarılması talebinin anılan Genelge doğrultusunda reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Aşağıda dökümü yapılan …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta giderinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.