Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/15051 E. , 2022/5805 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/15051
Karar No : 2022/5805
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : İzmir ili, Kiraz ilçesi, … Nolu … Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacının, aile hekimliği sözleşmesinin Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin 13. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca sona erdirilmesine ilişkin İzmir Valiliğinin … günlü, E… sayılı işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla; Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin “Sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesi” başlıklı 13/1.maddesinde, “Aşağıdaki hâllerde, sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimi ve aile sağlığı elemanının sözleşmesi, feshi gerektiren fiilin kişiye tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde alınan savunmalar uygun görülmediği takdirde, vali tarafından herhangi bir ihbar veya ikaza gerek duyulmadan sona erdirilir:….g) Eczane veya medikal firmaları, beşerî ilaç firmaları veya özel sağlık kuruluşları gibi mesleği ile ilgili alanlarda faaliyet gösteren gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinin temsilcileri ile etik dışı haksız çıkar ilişkisinde bulunulduğunun tespit edilmesi.”, hükmüne, 13/3.maddesinde de, “Bu maddede yer alan fiillerin işlendiğinin sözleşme döneminden sonra öğrenilmesi veya sözleşme döneminde öğrenilse dahi başlatılan soruşturmanın ilgili sözleşme döneminden sonra aile hekimi veya aile sağlığı elemanının aleyhine sonuçlanması durumunda mevcut sözleşme sona erdirilir”, hükmüne yer verildiği, dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında, sağlık sorunları olan hastalara … isimli bitkisel ürünleri tanıttığı, pazarlamasını yaptığı ve temin etmeleri için hastaları eczanelere yönlendirdiği, bu yönlendirmelerden komisyon aldığı iddiasıyla 20/07/2018 tarihli dilekçe ile SABİM’e şikayet başvurusunda bulunulması üzerine davacı hakkında soruşturma başlatıldığı, soruşturma sonucunda hazırlanan … günlü, … sayılı soruşturma raporunda; “… marka ürünlerle ilgili herhangi bir bulguya ulaşılamamakla birlikte, her iki hekimin banka hesaplarına … firması tarafından muhtelif tarihlerde ve tutarlarda para yatırıldığı görülmüş olup, söz konusu para aktarımlarının gerekçesi adı geçen firmaya sorulmuştur. Firmadan alınan cevabi yazının eklerindeki ödenen tutarların ayrıntılarının gösterildiği belgelerde, hekimlerin isimlerinin yanı sıra Müdürlük çalışanı, bazı eczane sahipleri ve çalışanları ve hasta isimlerine rastlanılmıştır. Bu nedenle söz konusu paraların, bu kişilerin adı geçen hekimlerin altına üye yapılmasından dolayı yaptıkları alışverişler veya eczanelere hekimler tarafından gönderilen hastaların alışverişlerinin hekimlerin üyelikleri ile ilişkili gösterilmesi sebebiyle yatırıldığı sonucuna varılmıştır.” denilerek davacının eyleminin Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin 13/1. maddesi (g) alt bendine uyduğundan bahisle sözleşmesinin yetkili merci tarafından sona erdirilmesi yönünde teklif getirildiği, soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda, davacının aile hekimliği hizmet sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği, dosya kapsamında yer alan soruşturma raporu ile diğer belge ve bilgilerin birlikte değerlendirilmesinden; bitkisel ürün pazarlaması yapan firmadan indirimli ürün almak amacıyla üye olunması gerektiği, üye olan kişinin indirimli ürün temin edebildiği, davacının da hem kendi hem de ailesinin ihtiyaçları nedeni ile anılan firmaya üye olduğu ve kendi kredi kartı ile ödemelerini yaptığı, yaklaşık 18 ay içerisinde yaptığı alışverişlerden dolayı yapılan indirimin karşılığı olarak 953,81-TL paranın davacının hesabına yatırılmak suretiyle davacıya iade edildiği, davacıya hediye edilen rozet, çanta, ajandanın promosyon olduğu ve maddi değerinin bulunmadığı, anılan firmanın Antalya toplantısına davacının sağlık konusunda yeni bilgiler edinmek, bilgi birikimini artırmak amacıyla gittiği ve masraflarını kendisinin karşıladığı görüldüğünden, davacının hastalara bitkisel ürün tanıtımı yaparak karşılığında komisyon almak suretiyle, mesleği ile ilgili alanlarda faaliyet gösteren söz konusu firma ile etik dışı haksız çıkar ilişkisinde bulunduğu hususunun her türlü şüpheden uzak, somut bilgi ve belgeler ile ortaya konulmadığı anlaşıldığından, davacının eyleminin Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin 13/1. maddesinde belirtilen fiil bakımından sübuta ermediği sonucuna varıldığı; bu durumda, usulüne uygun olarak yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, davacının, “eczane veya medikal firmaları, beşerî ilaç firmaları veya özel sağlık kuruluşları gibi mesleği ile ilgili alanlarda faaliyet gösteren gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinin temsilcileri ile etik dışı haksız çıkar ilişkisinde bulunulduğunun tespit edilmesi” fiilini işlediği her türlü şüpheden uzak kesin delillerle ispatlanamadığı görüldüğünden, davacının yaptığı ileri sürülen eyleminin karşılığı olan aile hekimliği sözleşmesinin feshine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; dosya kapsamında yer alan soruşturma raporu ile diğer belge ve bilgilerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının, hastalara bitkisel ürün tanıtımı yaparak karşılığında komisyon almak suretiyle, mesleği ile ilgili alanlarda faaliyet gösteren söz konusu firma ile etik dışı haksız çıkar ilişkisinde bulunduğu anlaşıldığından, davacının eyleminin Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin 13/1. maddesinde belirtilen fiil bakımından sübuta erdiği sonucuna varıldığı; bu durumda, usulüne uygun olarak yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, davacının, “eczane veya medikal firmaları, beşerî ilaç firmaları veya özel sağlık kuruluşları gibi mesleği ile ilgili alanlarda faaliyet gösteren gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinin temsilcileri ile etik dışı haksız çıkar ilişkisinde bulunulduğunun tespit edilmesi” fiilini işlediği disiplin soruşturması ile sabit olduğundan, davacının eyleminin karşılığı olan aile hekimliği sözleşmesinin feshine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işleme dayanak soruşturmanın aynı ilçede farklı bir aile sağlığı merkezinde aile hekimi olarak görev yapan kız kardeşi hakkında yapılan bir şikayet üzerine başlatıldığı ve kendisinin de soruşturmaya dahil edildiği, kendisi hakkında herhangi bir şikayet bulunmadığı, alışverişe konu ürünleri kendisi ve yakınları için satın aldığı, bu ürünleri satın alabilmek için firmaya üye olmanın zorunlu olduğu, hesabına yatırılan paranın yaptığı alışverişlere ilişkin indirim tutarlarının iadesi olduğu, soruşturma raporunda ifadesine başvurulan … ile husumetli olduğu, dava konusu işlem tarihinden sonra iki kez aile hekimi olarak geçici görevlendirildiği, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… , K:2020/1781 sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY :
Dosya kapsamında yer alan soruşturma raporu ile diğer belge ve bilgilerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının, “eczane veya medikal firmaları, beşerî ilaç firmaları veya özel sağlık kuruluşları gibi mesleği ile ilgili alanlarda faaliyet gösteren gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinin temsilcileri ile etik dışı haksız çıkar ilişkisinde bulunulduğunun tespit edilmesi” fiilini işlediği her türlü şüpheden uzak kesin delillerle ispatlanamadığı görüldüğünden, davacının yaptığı ileri sürülen eyleminin karşılığı olan aile hekimliği sözleşmesinin feshine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu nedenle, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi yönünde … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın bozulması gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan Daire kararına katılmıyorum.